Abadan
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Abadan
Eski tarihçilerin yazdıklarına göre bu şehri ilk defa Hazret-i Nuh yapmıştır. Daha sonra Umman bin Nasân imar etti ki bu Nasân, İbrahim Halilullah neslindendir. Bu şehrin önündeki denize Umman Denizi derler, Zira Umman Şehri önündedir. Nitekim Acem ülkesi ile Maskov ülkesi arasındaki Hazar Denizine Gîlân Denizi de derler, Zira Gîlân Şehri kenarındadır. Ama bu anılan Umman Denizi Muhit Denizi'ne [okyanus] karışır.
Tefsir çiler Kur’ân-ı Kerîm'deki "Uzak yollardan gelen" [Kur'ân, Hac, 27] âyetini bu Umman Denizidir diye yorumlamışlardır. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, "Rızık korkusu çeken, Umman’a gitsin." [Hadis-i Şerif] buyurmuşlardır; Zira Umman Denizi kıyısında ve Fâris Denizi kenarında bu Umman Şehri kadar büyük şehir ve eski belde yoktur. Ve ikinci iklimin evvelinde bulunmuştur.
Eski zamanda o kadar büyük şehir imiş ki diller ile anlatılır ve kalemler ile yazılır değildir. Ama hâlâ o kadar mamur değildir. Basra Eyaletinde sancakbeyi hükmünde Şattularab Nehri'nin Hürmüz Denizi ile Bahr-i Muhit'e katıldığı yerde 7.000 ufak tefek haneli, 40 adet camili, han, hamam, medrese, mektep, tekke ve çarşı pazarı süslü ve şen mamur şehir görünümlü beldedir.
Abadan Şehri adıyla anılmasının sebebi odur ki, bu şehrin halkı Hazret-i İsâ'nın peygamberliğinde tamamen İsevîler idi. Hazret-i İsâ, 600 yıl sonra peygamberlerin sonuncusu Muhammed Mustafa’nın geleceğini bu halka müjdelediğinde hepsi 600 yıl önce Hazret'e iman getirdiler.
Hepsi Müslim, mümin ve muvahhid oldular. Daha sonra Bağdad’da (600 sene sonra) Kisra Tâki yıkılıp Urfa'da Nemrud ateşi sönüp binlerce belirtiler ortaya çıkarak Hazret-i Resûl vücuda geldiği gece bütün Abadan halkı iman yenilediler. Onun için bu kavme Ubbâdân kavmi diye isim konmuştur. Sonra Hazret-i Resûl'e kırk yaşında peygamberlik gelince bu kavim toptan Hazret'e varıp İslâmlıklarını yenilediklerinde Hazret buyurdular ki,
"Ey ibâdullah âbidân-ı Ubbâdân kavmi! Size müjde olsun kim Cenâb-ı Allah sizin üzerinize ve şehriniz üzerine cennetten bir kapı açtı ki sabah akşam size, hayvanlarınıza, temiz toprağınıza ve bütün ölmüşlerinize o rahmet kapısından rahmet saçılıp göklerden ve yerden gelecek 70 adet âfetlerden kultuldunuz” diye bu Abadan kavmini müjdelemiştir.
Gerçekten de gayet zinde kavmi vardır ve gayet bolluk şehirdir ki hurması cihanı tutmuştur. Ve Mühre Şehri bu Umman Şehri'ne yakındır ama o kadar mamur değildir. Burada buğday olmaz. Yiyecekleri, ekmekleri ve içecekleri ve bozaları tamamen pirinçtir. Ve malları tamamen devedir ve sığırları çoktur. Ve dilleri müstacemdir, başka lehçeleri vardır ki tercüman ile dilleri anlaşılır.
Ve bu Umman Şehri Basra’dan aşağı yine Basra ve Umman Denizi üzeredir. Ve Hind, Sind ve Çin gemileri limanında yatar ki iyi demir bırakacak yerdir. [364a]
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗