Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAbdurrahman Paşa Camii
BALKANLAR & KAFKASYA

Abdurrahman Paşa Camii

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Abdurrahman Paşa Camii

Kıble kapısı üzerinde tarihi budur:

Bu cami tam olunca (---) tarihini dedi,
Salat ehline yapıldı yine bir cami-i ziba. Sene 1080 [1669].

Bu da çatma servi kirişli ve servi nakışlı tahtalar üzeri kırmızı kiremitlidir, ama iki yanlarında dehliz sofaları üzeri baştan başa kurşun örtülüdür.

Bir mihrap ve minbere sahiptir ki böyle bir ham mermerden güzel minber bir diyarda yoktur. Meğer Karadeniz kıyısında Sinop Camii minberi ola. Camiin içinin iki tarafında üst katta cemaat mahfilleri vardır.

Bu cami içinde olan mücevher ve murassa gibi avizeler bir camide yoktur. Meğer İstanbul'da Sultan Ahmed'in Yeni Camii'nde ola. Daha nice bin çeşit güzellikleri vardır, ama avlusu dardır, zira şehrin gayet makbul kalabalık yeridir. Ve gayet kalabalık cemaate sahiptir.

Evkafı gayet çoktur. İmamları, hatipleri ve müezzinlerinin benzeri yoktur.

Avlusu sol tarafında bulunup yuvarlak bir havuzu ve çevresinde Hanefi muslukları üzerinde 8 adet ince sütunların kemerlerinde bir yuvarlak ve sanatlı kurşun örtülü kubbesi var ki bu da sanki mavi gök kubbesidir. Pak havuzunun çevresi sanatlı Fahri oyması gibi şebekeli [örgü] oyma mermer kafeslerdir.

Sözün kısası, bu da İrem Cenneti köşklerine benzer bir uzun minareli, sanatlı, geniş ve iç açıcı süslü bir camidir ki içine bir kez girenin çıkacağı gelmeyip gece gündüz ibadetle meşgul olur. Çevresinde nice nice ulema ve sulehaların odaları vardır. [314a]

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗