Abyar (Ibyar)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Abyar (Ibyar)
Deluke zamanında susuz bir kasaba olduğundan nice bin kuyular kazılmıştır, o yüzden Abyar derler. Sonra Deluke Nil'in bir arkını akıtarak şehri mamur etmiştir. Menuf toprağı hükmündedir. Başka mültezimi vardır. 150 akçe şerif kazadır. 150 adet köyleri vardır. Kadıya senede 10 Mısır kesesi hasıl olur.
Şehri Nil arkı kıyısında, bir düz yerde bağ ve bahçeli, hurmalık gülistanlı, günden güne mamur ve şenlikli olmada şirin bir kasabadır. Zamanla biraz harap olmuş, ama 1083 [1672] tarihinde hakir gördüğümde 40-50 yerde binalar yapmakta idiler.
Dört tarafını mübarek Nil kuşatmış, hoş havalı ve iç açıcı şehirdir. Tamamı 3 bin kireç ile örtülü kargir yapı ve başka muhtasar bina evler vardır.
Tamamı 9 mahalle ve 40 mihraptır, ancak üçü cumadır, geri kalanı mescittir. Karafe-i kübra'da Nil' e yakın,
Camiü'l-kebir: Şehrin doğu tarafında yine şehre bitişiktir, ama cemaati azdır. Boyu ve eni 200'er ayak büyük camidir. 50 adet yüksek sütunlar üzerinde Kisra Kemeri'ne benzer kemerler üstünde tavandır. Ve üstü kireç ile sıvalıdır. 3 tabaka yüksek bir minaresi ve 3 kapısı vardır. Minberinin sağ tarafındaki bucakta dört köşe bir beyaz mermer üzere celi hat ile böyle yazılmıştır:
Resmü eyyamı 's-Sultan el-Melikü'l-Eşref halledallahu mülkehu
Yine minberin sağ yanında yine beyaz mermer üzere celi hat ile bu tarih:
Bismillahirrahmanirrahim ve sallallahu ala seyyidina Mukammedin ve ala alihi ecma 'in. Haze'l-camiu inşau el-fakir ilallahi ta'ala ve ila rahmih ve gufire leh Ebü'l-Hasan bin Ali bin Ahmed el-Haseni elhafız. Ceddede haze'l-camie'l-mübareke'l-imaret fi şehri Şa 'bani'l-müb areki'l-mükerrem, sene tis'in ve tis'imi'e [990] yazılmıştır;
Milırabın sol yanında dört köşe bir levha üzere celi hat ile Fetih suresinden birkaç ayet yazılmıştır. Sözün kısası, dua kabul olunacak eski ibadetgahtır. Bu camiden sonra şehir içinde,
Şeyh hazret-i Ahmed el-Becim Camii: Bir küçük avlusuz yeni camidir. 3 tabaka düzgün bir minaresi var ki bu şehirde benzeri yoktur. Minberi üzere tarihi böyle yazılmıştır:
Ceddede haze'l-minbere'l-mübarek kutbü'l-aktab Ahmed el-Becim fz Zi'l-ka 'de, sene 1032.
Yine çarşı içinde,
Zaviyetü's-Suk Camii: Daha önce mescit imiş, sonra cami etmişler. Kalabalık cemaate sahip süslü bir camidir. Bunların dışındakiler mescittir.
2 medrese ve 3 tekke vardır. Bunlardan Şeyh Ahmed el-Becim Tekkesi: Camii sahasında yatmaktadır. Fukara haneleri vardır, nimeti bol büyük vakıftır. Şeyhi Bağdad toprağından ümmetin salihlerinden bir kimsedir.
Ve 3 sebili var. Ama hamamı kapalıdır.
Çarşısında 200 adet dükkanları var.
Bu şehrin yolları satranç nakışlı tarh olunmuştur, ancak daracık yollardandır.
Nil arkı kenarında olmak ile havası hoştur. Yer yer mahbub ve mahbubeleri vardır.
Cümmeyzi ve bezir yağı meşhurdur. Nil kenarında cümmeyz ağaçları var ki her birinin gölgesinde biner koyun gölgelenir desem yeri vardır. Keteni, limon ve turuncu da meşhurdur.
Hanedan sahiplerinden Ali Çorbacı, Tavil Çorbacı ve nakibüleşraf, bunların nimetleri gelen geçenlere boldur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗