Adliye (Yeni) Cami
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Adliye (Yeni) Cami
Önceden (---) fatihi Sultan (---) Han'ın annesi on Mısır hazinesi mal harcayarak direkler yapılacak yere kadar yapılmıştı. Yapımcısı olan Valide sultan ölünce (---) sene harap ve eksik kalmış ve Zulmiye adıyla ünlü olmuş eksik bir cami idi.
Daha sonra (---) tarihinde Mehmed Han'ın annesi, dolaşırken İstanbul'un yanması günlerinde bu camiin temelini görünce,
"Tez bu temelin tamamlanmasına adalet ile başlanılsın" deyip malından 5.000 kese ayırdı ve yapımına başlanılarak adına Adliye Camii dediler. Bugün İstanbul Kalesi içinde onuncu selatin camii budur. Şehitkapısı ile Balıkpazarıkapısı'nın arasında Yahudiler içinde kalmış bir garip temel idi. Allah'ın emriyle bütün Yahudi evleri yanınca Yahudiler o taraftan sürülüp yanan evlerinin arsalarını Valide Sultan kendi malıyla alıp camiin avlusuna ve çarşı pazarlarına kattı. ( ---) senede tamam bir nurlu cami olup Zulmiye iken Adliye oldu.
Kuzey tarafı kale duvarı üzere, güney tarafı taşra büyük avlu içre geniş bir alanın ortasında kat kat kubbeler ile yapılmış dünyayı süsleyen bir köşk gibi şirin güzel bir camidir. Kubbesinin zeminden tepesine kadar boyu 70 melik ziraıdır (1 melik ziraı=66,5 cm) ve zeminden 5 arşın (1 arşın 68 cm) yüksektir. Dört tarafındaki kapılarından taş merdivenlerle çıkılır yüksek bir camidir.
Camiin şekli: Hemen Şehzade Sultan Mehmed Han ve Atmeydanı'ndaki Ahmed Han Camii tarzında orta kubbenin dört tarafında yarım kubbeler, üç tarafında yan maksureleri ve dört sütun üzerinde büyük kubbe vardır, Yan maksureleri (---) adet ince sütunlar üzere, müezzinler mahfili (---) nazik ayaklar üzeredir. Sol tarafta hünkar mahfili Havernak köşküne benzer bir maksuredir ki ham mermer işçilikleriyle yapılmıştır. ( ---) adet sütunun birini Hanya Fatihi Yusuf Paşa getirmiştir ki Paşa bu sütun için katlolunmuştur. Fesatçılar "Altın direktir" diye şikayet etmişler, öldürüldükten sonra sarı bir direk olduğunu görünce pişman olmuşlardır. Ancak ba'de harabü'l-Basra (Basra harap olduktan sonra [neye yarar]).
Sonra o kanlı direği hünkar mahfili altına koydular. Altın bu direğin yanında bir şey değildir. Bu direğin dünyada bir benzeri yok yerekan taşı cevheri gibi kıymetli bir cevherdir.
Bu camiin dört tarafında ( ---) adet pencereler ve ( ---) adet billur, necef ve moran camlar ile aydınlık bir camidir. Üç tabaka kandil yakacak tabakaları vardır. Mihrap ve minberi anlatılmaktan aciz kalınacak ibret verici yapılardır.
Beş kapısı vardır. İki yan kapıları, bir imam kapısı, bir hatip kapısı ve bir kıble kapısı vardır.
Bu cami içinde olan değerli avize ve askılar İstanbul'daki camilerde, belki bütün İslam memleketlerinin camilerinde olmadığı kesindir ki her bir avizeyi bir padişah ve birer vezir hediye göndermiştir.
Bütün pencerelerin ve kapıların kapakları baştan aşağı sedef işlemelidir. Bu camide olan Acem halıları ve Mısır halıları Çin resimhanelerinde yoktur.
Burada olan güzel hatlı Kur' an-ı Kerimler bir mabedhane de yoktur.
Bütün pencereler üzerinde Teknecizade Mustafa Çelebi'nin Karahisari tarzı kaşi çini üzere Mülk suresi ve başka ayetleri [88a] çok güzeldir.
İmamları, hatipleri, müezzinleri Şeyhi Van! Efendi ve İspiri (---) Efendi, hafızları, naathan ve tarifhanları bir camide yoktur. Bütün maarif erbabının ve dersiam şeyhülkurranın seçkini bu camide toplanmıştır.
Bu camiin kıble kapısından mihraba varıncaya kadar dikdörtgen şekli uzunluk ve genişlik olarak ( ---) ayaktır. Kıble kapısı gayet işlemeli yüksek kapıdır. Tezhipli celi hat ile kapısının üzerinde camiin tarihi budur:
Cami-i Valide Sultan bulup itmamı
Oldu her köşesi bir şeyh-i güzine me'va
Sal-i itmamına tarih murad etmişdim
Biri kalkup dedi kim ka 'be tü ehl-i takva. Sene 1074 [1663-64].
Diğer musanna tarih,
Dedi bir merd kalkıcak tarih
Accilu bi' s-salati kab le 'l-fevt. Sene 1074 [1663-64].
Diğer tarih,
Evliya Çelebi gördüğünde itmamın
Dedi tarihini bina-yı az'im. Sene 1074 [1663-64].
Bu kapıdan dışarısı sahra gibi bir cilalı beyaz ham mermer ile döşenmiş avlunun dört tarafında yan sofaları üzere (---) adet çeşit çeşit direklerin üstüne kurulmuş kemerlerin üstünde (---) adet kurşun ile döşenmiş mavi kubbeler vardır. Dört tarafındaki pencereler camlıdır. Avlunun ortasında havuz şadırvanı vardır Avlunun iki yan ve kıble kapısı vardır. Dış avlusu, geniş bir alanın içinde yüzlerce cins meyve ağaçları ile süslenmiş bir avludur. Kıble tarafında nurlu bir kubbesi vardır. Valide Sultan, Allah uzun ömür versin, kendileri için türbe inşa etmişlerdi. Sultan Mehmed Han mihrap önündeki bahçe dışında Gömlekli kule adlı burç üzerinde yüksek bir köşk yapmıştır ki sanki İrem köşküdür.
Bu camiin büyük avlusunun güney ve batısında bin kadar kargir yapı dükkanlar yapılmıştır ki tabir olunmaz. Bu avlunun etrafında da dört kapı vardır.
İki yüksek minaresi var ki göklere baş çekmiş külahı bakır kaplıdır ve parıltısından insanın gözleri kamaşır. Üçer şerefeli sanatlı iki yüksek minaredir. Allah dünyanın sonuna kadar ömür versin.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗