Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAğrıboz (Halkis)
BALKANLAR & KAFKASYA

Ağrıboz (Halkis)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Ağrıboz (Halkis)

Rum Yunan keferelerinden Ayağırıyoz, yani nam sahibi bir ruhban yapmıştır. Ayağırıyoz'dan bozma Ağrıyoz derler. Bazıları Eğriboz derler, zira bu şehre denizden gemiyle girerken Kızılhisar Kalesi tarafında bir eğri boz dağ vardır ki 100 mil uzak yerden bellidir, o eğri boz dağ için bu şehre Osmanlı Eğriboz derler, ama Defter-i Hakani'de Ağrıboz yazılır.

Kalesinin zemini: Akdeniz içinde Rumeli Eyaleti toprağı tarafına yakın bir uçta beşgen şekilli 3 kat sağlam bir kale İskender Seddi gibi bir hisardır ki sanki Sigetvar Kalesi'dir. Bir manada bu kale 7 kat kale duvarıdır. Aralan şeddadi dolma rıhtım moloz yapı duvarlardır. Bazı yerleri kırkar ve ellişer ayak enli kalın dolma duvardır.

Doğu, güney, batı ve kuzey taraflarım derya döver duvarlardır. Ancak karayel ve yıldız tarafları karadır. Bu kara taraflarının duvarları 80 adım enli Kahkaha Seddi gibi kesme kaya hendektir ve o taraflarının duvarları kırkar arşın yüksektir. Hendek kenarınca kara tarafının duvarı bir denizden bir denize kadar 1.500 adımdır.

Ve dahi evvelki kat taşra duvarı üzere bu kalenin çepçevre büyüklüğü 6 bin adımdır. İç yüzündeki ikinci kat duvarı üzere büyüklüğü tam 4 bin adımdır, ama levent adımıyla o kadar adımdır.

Ve 111 büyük kule vardır ki her biri birer çeşit felek burcundan nişan verir büyük burçlardır. Ve her bir kulede kırkar ellişer adet iri ve ufak beden dişleridir. Her bir kulede onar on beşer adet küçük büyük balyemez topları vardır.

Evvela (---) kulesi (---) ve kulesi (---) (---) (---).

Ama bütün kulelerden dayanıklı, büyük ve sağlam Köprü Kulesi, başka kaledir ki Köprü Kalesi namıyla meşhurdur. Başka bir küçücük adacık içinde bulunup çepçevre büyüklüğü 800 adımdır. Başka dizdar ağası ve başka 200 neferi vardır. Bu kaleden büyük kaleye giderken ağaç köprüden geçilir. Ve bazı yerde bu köprüler zincirlerle kalkıp kale adada kalıp köprü altından [248a] kadırga gemisi geçer.

Eski kahinlerin acayip tılsımları: Bu mahallin köprüsü altından gece ve gündüz deniz, bir kesme kaya boğazda 40 kere aşağı ve 40 kere yukarıya akmaktadır, ama katı yaydan ok çıkar gibi akar. Ve sabahtan öğleye dek batı yönüne akar, öğle vaktinden akşama dek doğu tarafına akar. Gece ve gündüz deniz bu boğazda hep böyle akmaktadır. Bir acayip ve garip ibretlik tılsımdır. Ve bu boğazda suyun yukarı aşağı aktığı yerde,

İbretlik usta işi: 3 adet su değirmenleri var ki ince buğday unu öğütürler. Su hangi tarafa akarsa değirmenler de o tarafa dönüp un öğütür. Bu da bir çeşit acayipliktir ve sanatlı ibretlik un değirmenidir.

Bu değirmenlerin üstlerinde bu kale erlerinin ve garip yiğitlerin odaları vardır.

Bu değirmenlerin kapısı dibinde bu Köprü Kalesi'nin suya beraber bir uğrun hisarcık kapısı var. Yukarıda köprünün beri başında bir kapı ve öte başında bir kapısı var. Ortası yazılan ağaç köprüdür ki her gece bekçi ve kapıcılar bu köprüyü demir zincir dolaplar ile çekip kaldırırlar. Bu Köprü Kalesi ve ondan içeri büyük Ağrıboz Kalesi adada kalır. Bu Ağrıboz Kalesi'nin bu mahallini görmeyip ibret nazarıyla bakmayıp geçenler bu cihanda bir şey görmemiş ve bir Tanrı'nın işini temaşa etmemiştir, zira halk içinde böyle bir açık tılsım yoktur.

Bu köprü iki yerdendir. Biri değirmenler olan büyük köprüdür, birisi kule köprüsüdür. Ama kuleye girecek köprü Rumeli tarafından gelip geçilen küçük köprüdür ki onun altından kadırga geçemez. Bu köprü üzerinde bir dinlenme yeri köşkü var. Köprü altından beriye ve öteye akan tılsımlı suyun bir anda nasıl akıp değirmenleri nasıl döndürdükleri bu köşkten seyredilir, bir dinlenme ve uğrak yeri köşktür.

Bu köprü kapısı üzerinde bir beyaz mermerde bir sanatlı Santa Marka, yani kanatlı arslan tasviri var ki mermer ustası bu resme öyle keski ve keser vurmuş ki sanki sihirli iş etmiş. Görenler onu canlı sanır. Zira bu resme Venedik kafirleri tapıp tüm sancak, bayrak ve alemlerinde bunun işlemesini taşırlar.

Bu Köprü Kulesi'nde köprü başından dışarı çıkarken kulenin sağ tarafı duvarı yüzünde 4 köşe bir beyaz ham mermer üzerinde iri yazı ile lacivert tezhipli olarak yazılan tarih budur:

Ba-ferman-ı ali mübaşeret kule ve cisr hazret-i vezir-i mükerem Ken 'an Paşa el-vaki' fi şehri şevval 19 ve itmam şud 26 fi şehr-i mezkur sene 1067.

Bu ibretlik köprünün karşısında Rumeli tarafında İstife toprağında, hemen köprünün başında 30 ocaklı büyük bir han var, deniz kıyısındadır. Bütün gelen geçen yolcular bu handa konup sabah köprü kurulup kale kapısı açılınca hacet sahipleri kaleye girerler.

Bu handan kaleye girecek köprü kapısı batı yönüne nazırdır. Bir kapısı da aşağıda kıbleye doğru bakar. Bir kapı da yukarı kapıdır. Batıya açıktır ki taştan yapılma alçak köprülerle geçilir. Lakin bu kapıların önleri zincir ile her gece kalkar ağaç köprüdür.

Bu kapıda Süleyman Han bir büyük kule yapıp kapının iç yüzünde beyaz mermer üzere yazılan tarihtir:

Şeh Süleyman Ağrıboz 'un ettirüp ta 'mirini,
Dedi ki şadan olasın kapılarla işbu tak,
Avn-i Hak ile dedim Zilhicce tarihini,
Bab-ı bala üstüne kılaydı bünyad iki tak. Sene (---).

Bu kapıdan içeri gidip tophane hisarcığı başka bir hisardır ki kapısı batı yönüne açık sağlam kapıdır. Bu kalede deniz kıyısında suya nazır 10 adet top kemercikleri var. Hepsi demir kapılardır. Her kemerin altında birer adet iri topları var, her birine birer adam sığıp içinde bağdaş kurup oturmak mümkün toplar var ki ta Kastel Burnu'nu döver. O tarafa bakan kale döven toplara şayka ve pranka top derler. Adam kolu kalınlığı demir halkalı ibretlik ve her biri birer kale değer toplardır ki büyük limanı korutur.

Bu tophane hisarcığında topçulardan gayri kimse olmaz, zira ne zaman bu toplar atılsa zelzelesinden bunda bir ev kalmaz, hepsi yıkılır. Onun için bunda evler yoktur. Başka Fatih yapısı hisarcık kaledir. Buraya kadar yazılan 4 adet kapıdan başka hisar kapılan yoktur.

Bu Ağrıboz Kalesi içinde 11 adet Müslüman mahallesi vardır. Evvela (---) Mahallesi. [248b]

11 adet selatin camii vardır. Evvela hepsinden eski Fatih Sultan Mehmed Han Camii, daha önce kefere asrında Mesih ayini yapılan büyük kilise imiş. Hala Müslüman mabedi olup boyu 130 ayak, eni 90 ayaktır. Cami içinde 48 adet mermer sütunlar üzeri kiremit örtülü, harpüşte kubbeli 4 köşe kule gibi minareli, içinde bir abıhayat kuyulu ve iki kapılı sanatlı büyük bir camidir.

Davud Bey Camii, gayet geniş, kurşun örtülü ve kargir kubbeli, iç açıcı bir camidir. Kıble kapısının üzerinde tarihi budur:

Camii Davud Bey bena
Hasbeten lillahı Rabbi'l-alemin,
Cae tarihen lehu hayrun cemil,
Cennetü 'l-me'va mekanü 'l-müslimin. Sene (---)

Emirzade Camii, gayet sanatlıdır.
Filzade Camii, kalabalık cemaatlidir.
Karlızade Camii, sevimli, süslü, aydınlık camidir.

Bunlardan başka bu kale içinde 6 adet mahalle mescidi vardır. Bunlardan Osman Ağa Mescidi, Turhan Bey Mescidi, Hasan Baba Mescidi, Küçük İlyas Mescidi ve Musa Ağa Mescidi. Bunlar cami gibi mescitlerdir.

Bu Müslüman mahallelerinden başka yukarı kapı semtinde 5 adet Rum keferesi mahallesi ve 5 adet küçük kefere kiliseleri vardır. 1 adet Yahudi mahallesi ve 1 adet sinagog adlı mabedi vardır.

Hisar içinde 1.900 adet bağsız, bahçesiz ve daracık kargir yapı, tamamen kiremit örtülü, kemer kapılı ve kefere yapısı şeddadi sağlam yapı kat kat evlerdir. Bütün sokakları baştan başa pak kaldırım döşelidir. Ve bütün anayolları hendese üzere çırpı ile tarh olunmuş satranç nakşı caddelerdir. Ancak kale içi olmakla daracık sokaklardır.

Ve olancası kale içinde 1 küçük hamamı Sultan Mehmed'indir. Ve 19 adet çeşmesi vardır ki hepsi abıhayattan nişan verir. Ve 800 adet evlerde su kuyuları vardır, zira her evde birer kuyu bulunur ki suyundan kullanırlar.

Hisar içinde 80 adet ehl-i hıref dükkanı vardır, ama bedesteni yoktur. Lakin her meta bulunur.

Ağrıboz taşra varoşunun özelliği

Bu anılan kalenin yıldız rüzgarı dışında, kalenin hendeğinden bir kurşun menzili açıkta tamamı 2 bin adet kiremitli, bağlı, bahçeli, kargir yapı, fevkani kat kat kaptan ve mirimiran saraylarıdır. Sanki her biri birer hıyaban koyahistan ve gül-i gülistanlı süslü saraylardır. Bunlardan Kaptan Köse Ali Paşa Sarayı, kardeşi Ahmed Paşa Sarayı ve (---) (---) (---) bunlar meşhurdur.

Ve tamamı (---) adet mihraptır. Bunlardan Mustafa Bey Camii, kurşun kubbeli gayet şirin, mamur, süslü, aydınlık hoş camidir. Koca Memi Paşa Camii, gerçekten de ibretli bir cami olup harpüşte tahta kubbesi kiremitlidir, ama gayet mamur ve süslü nurlu camidir. Kıble kapısı üzere tarihi böyle yazılıdır:

Hayra ma'il olup Memi Paşa,
Oldu hep kasd u niyyeti ma 'kul,
Görüp itmamını anın hatif,
Dedi tarih-i hayrın oldu kabul. Sene (---),

Ve 9 adet mahalle mescidi vardır. Bunlardan Habib Çelebi Mescidi ve (---) (---) (---).
Ve 2 adet tefsir, hadis Kur'an öğretilen medresesi vardır. Bunlardan (---) (---) (---).
Ve 5 adet sıbyan mektebi vardır. Bunlardan Memi Paşa Mektebi ve Kaptan Ali Paşa Mektebi, (---) (---) (---) (---).
Ve 4 adet zikrullah hankahı dergahı tekkesi vardır. Evvela (---) (---) (---) .
Ve olanı 2 adet hamamdır. Eski Hamam, Davud Bey hayratıdır. Ve Yeni Hamam, Mustafa Bey'indir, ama saray hamamları çoktur. [249a]
Bu varoş içinde 426 adet sanatkar dükkanı var ki bütün dükkan sahipleri Cemşid gibi becerikli, hünerli, tam usta adamlardır. Çoğu kaptanların kefere prangalı [forsa] adamları bunda pür-marifetlerdir.
Ve götürüsü 2 adet tüccar hanıdır.
Ve hepsi 600 adet evlerde su kuyularıdır, her biri abıhayattan nişan verir.
Bunlardan bu varoşta bir Frenk kuyusu var, Korteni adıyla meşhur bir şarab-ı tahur suyudur. Vakıf tarafından su sığırları kuyudan dolaplar ile su çekip varoşta ve kale içinde olan çeşmelere bu Korteni kuyusundan gidip her çeşmeye taksim olur, büyük hayrattır.

Diğer ibretli Kevser suyu hayratı: Daha önce bu büyük şehir susuz olmakla (---) tarihinde Kaptan Halil Paşa bu şehre 5 saatlik yerden, dağlardan ve çöllerden Ferhad gibi su getirmiştir ki kat kat kemerlerdir. Ancak bu varoş içinde Mustafa Paşa Camii önünde 50 adet kemer gözler var ki her biri gökkuşağı gibi göklere baş çekmiş Kisra kemerleridir ki acayip hayrattır.

Bu varoşla kale arası şehrin mezarlığıdır. Burada fetih sırasında şehit olmuş binlerce gazi medfundur.

Cana can katan suyu ve havası: Güzelliğinden tüm halkı sağlıklı olup yüz renkleri kırmızıdır. Bütün halkı Cezayir levendi tarzı çeşit çeşit çuka peşli, nefer yelekli ve göğüslüklü geçirme esvaplar giyip ihtiyarları fes üzere yarım sarık, sırtlarında beyaz ve kırmızı ihram ve Cezayir bornozu giyerler. Bellerinde pala bıçaklar, ipek muhattem kuşaklar, dimi dizlikler ve saya sıkma çakşırlar giyerler. Taze yiğitleri baldırı çıplak beyaz soflu mahbub dilberleri gayet çoktur. Ama kadınları asla taşrada yoktur. Allah ömür versin. Namuslu adamları ve hanedan sahibi keremlileri çoktur.

Meşhurları: Ağrıboz köfteri adıyla meşhur olmuş Rum şırasından yapılmış içi cevizli ve bademli lezzetli ve taze köfteri olup lezzetinden ve miskli kokusundan insan yemekle doyamaz. Sandukalar içine koyup Rum, Arap ve Acem'e hediye götürürler. İstanbul'dan ve Rumeli'nden bu şehre kadar asla hurma ağaçları yoktur, ama bu şehrin bağ bahçelerinde yüksek hurma ağaçları çoktur. Ve sulu kirazı olur, zira bu şehrin havası ılımandır.

Külliyatı övgüsünün tamamlanması:
.................. (4 satır boş) ...................

Ağnboz şehitleri ziyaret yerleri: Evvela köprünün Rumeli tarafında Kara Baba Sultan ziyareti: Bir küçük kubbede medfundur. Bu yüksek makamdan şehrin tüm yapıları ve şehrin iki tarafında bulunan körfezler gözükür. Sonra, kale içinde yatan Samud Baba Sultan, yukarı kapı arasında Emirler Sultan, varoşta Gaib Baba ve Veli Dede Sultan. Himmetleri hazır ve nazır ola, Allah hepsine rahmet eylesin.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗