Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAlatır
BALKANLAR & KAFKASYA

Alatır

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Alatır

Tatar tarihçilerine göre bu şehri Tufan'dan sonra ilk defa yapan Feridun Şah oğlu İrec Şah'tır. Sonra Cengiz Han taht merkezi edinip imar etti. Daha sonra Hülâgu Han harap etti. Ondan sonra Aykulp Han oğlu Alatır Han imar edip ardından Tohtamış Han tahtgâh edinmişken Timur Han Tohtamış Han'ı yendiğinde bu Alatır şehrini ne yazık ki yerle bir etmiştir. Daha sonra Moskov kralı fırsat bulup bu Alatır şehrini imar eder. Hâlâ Moskov elinde birazcık mamur şehirdir ki başka veziri var, 10 bin askerle hükmeder. Askerinin yarısı Mujik Kazağı'dır, yarısı Heşdek ve Yaman Sadak askeridir. Bunlar Kalmık ile sulh edip kardaş olmuşlar, yani barışmışlar. Şehir içine Kalmık Tatarları girip pazarlık ederlerdi.

Alatır şehri zemininin şekli: Yine Heyhat Ovası'dır. Etil Nehri'nden bir merhale yer uzak bir geniş yeşillik, lâlezar ve verimli ovada suyu ve havası hoş, mahbûbe Mujik kavmi kızları var ki sanki cihan dilberleridir. Bu diyarın kışı çok sert olduğundan halkı çok giysi ve kürkler giymekle mahbûb ve mahbûbeleri tamamen kısa ve büğrü şekil görünür.

Bu şehir İslâm elinde iken bunda olan çeşit çeşit sanatlı camiler var ki diller ile anlatılıp kalemlerle yazılmaz. Renk renk sırçalar ile murassaca yapılmış yeşil servi gibi uzun minareleri var ki her bir camiin özelliğinde diller kısa ve kalemler kırıktır. Hatta bu hakir bir camiin kapısı önünden geçerken kapısına baktım, sanki nice yüz bin değerli taşlar ile yapılmış bir kapıdır ki dikkatlice bakan insanların gözbebekleri kamaşır. Sanki Sivas şehrinde Kılıçarslan Şah Medresesi kapısına benzer.

Sonra Alatır Han Camii, öyle bir cihan mabetgâhıdır ki güzellik ve zariflikte benzeri yoktur. Hatta mühendis üstadı bu mabede var gücünü sarf edip, o usta yapıcı bu camide tasarruflar etmiş ki felek atlasında öyle bir işçiliği bir eski usta dülger etmemiştir. Sanki mihrabı ve minberi Anadolu Eyaleti'nde Afyonkarahisarı’nın yukarı [172 a] kaya üzerinde olan iç hisarın camii mihrabı ve minberi gibi sanki bir murassa mihrap ve minberdir.

Sözün kısası bu Alatır şehrinde olan cami, mescit ve medreselerin özelliklerini yazılması imkânsızdır. Ama hüküm Allah'ındır, böyle nurlu camiler kâfir elinde kalıp 77 adet cami hâlâ kilise olup İsa âyini ederler, ama minare, mihrap ve minberleri tamamen murassa gibi durur.

Hâlâ bu şehir içinde 6 bin adet saz örtülü uğursuz haneler, 600 adet dükkânlar, 7 adet hanlar, 3 adet hamamlar ve 7 adet Heşdek mescitleri var, aşikâre ezan okumak yasaktır, ancak cemaatle namaz kılmalarına engel olmazlar.

............... (1,5 satır boş)..................

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗