Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAli Bey Cami
TÜRKIYE

Ali Bey Cami

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Ali Bey Cami

Timurtaş oğlu Ali Bey Camii, şehrin kıblesinde bir yüksek yerde, eski yapı, sağlam cihannüma bir mabettir. Avlusunda can bahşeden bir âbıhayat çeşmesi var. Avlusuna asla güneş tesir etmez koyah gölgeliktir. Namazdan sonra tüm insanlar avlunun etrafında sofalarda oturup edip şehir seyrederler. Bir yüksek camidir ki bütün ve uçsuz bucaksız ova görünür.

Camiye bu avluda iki taraftan divanhane merdivenleri gibi taş merdiven ile camie çıkılır. Ve yazılan âbıhayat çeşme merdiven altından üçer lüle çeşmelerdir. Her bir gözden akan sular adam bileği kalınlığında olup saf ve buz gibi sulardır. Bu avluya da yine iki taraftan 15'er basamak taş merdiven ile çıkılır. Kısacası zarifler ve vefalı dostlar yeri bir nazargâh avludur. Bütün yapıları baştan başa kurşun ile örtülü bir meşhur camidir. Kıble kapısı üzere yazılan tarihi böyledir:

Benâ hâze'l-camia ve'l-imarete A lî Beğ ibn Tinıurtaş Paşa mâ ba de tekâ'udi vezâreti es-Sultan Murad Han ve f î hâze't-tarih bifazlillâh. Sene 978"

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗