Ali Hamamı (Hammam al-Alil)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ali Hamamı (Hammam al-Alil)
Musul toprağında Şat kenarında 3 adet yüksek kubbeler ile yapılmış ılıcalardır ki kudret neftinden [petrolden] suyu kaynar hamamlardır. Acem diyarında germâb derler, Arapça'da humme derler, Moğolca'da (—), Türkçe'de kaynarca derler, Anadolu kavmi ılıca derler, Bursa Türkleri kaplıca derler, Rumeli'nde bana derler ve bımlıca derler ve (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (— ) sözün kısası her dilde birer çeşit ismi vardır.
Rum'da, Arap ve Acem'de nice yüz ılıcalara girip seyr ü temâşâ etmişiz, ama fayda yönünden bu derece özellikli hoş ılıca görmedim. 77 çeşit hastalıkları faydası olduğundan başka Allah saklasın burnu ve dudakları düşmüş firengi hastalığına yakalanmış kimseler 40 gün girip sıcak suyundan aç karnına içse Yaratıcının emriyle 40 günde beyaz inci gibi olur. Zira bizzat Hazret-i Ali'nin nazargâhı olduğundan ve bir havuzlu binasını Hazret-i Ali yaptığından Ali Hamamı derler. Öbür kubbelerini Abbasî sultanları yapmışlardır. Her sene çevreden nice bin kara çadırlı Kürt, Türkmen, Urbân [Bedevî] ve Acem-i uryân [çıplak Acem] gelip konup her bir millet kırkar gün konaklayıp hastaları iyileşip giderler. Ama gariplik ondadır ki bu kaplıcaların havuzları içine tamamen zift döşenmiştir, asla mermer ve taş döşeli değildir; ziftin sıcak sudan eriyip bozulması ihtimâli yoktur. Ve öyle sıcak sudur kim yumurta pişer ve koyun paçası ve kellesi ütülenir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗