Ali Paşa Çarşısı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ali Paşa Çarşısı
Süleyman Han vezirlerinden tabiat sahibi ve cömert yapılı Ali Paşa hayratıdır. Ve Süleyman Han mimarbaşısı Koca Mimar Sinan yapısıdır. Gerçekten bunda da bütün ustalığını sarf edip Balıkpazarı adlı kapı dibinden ta İğneciler Kapısı dibine gelinceye kadar büyük bir anayolun iki tarafına koca mimar bir güzellik çarşısı yapmış ki cidden elinin ustalığını bu işde de belli etmiştir. İki başında çok büyük ölçekte kale gibi demir kapıları vardır ki sanki her biri Hazar denizi kenarında Acemlerin elindeki Demirkapı Kalesi'nin demir kapılarıdır. Yahut Dünyanın anası olan Mısır'ın Bab-ı Nasır'ıdır, ama bir bakışta o anılan kapılardan sağlam dayanıklı kapılardır. Zira her gece yüzer adet bekçileri keşik beklerler. Zira bunda da hesapsız Karun malı Haman hazinesi vardır.
Bu sultan çarşısı kuzeyden güneye uzunlamasına yapılmış olup bir demir kapıdan bir demir kapıya varıncaya kadar tam 1.000 adım anayoldur. Sağında ve solunda toplam 360 kepeng ve dükkan sayılır. Bütün kepengleri usta öyle çırpı (hesap) ile düzgün yapmış ki bir kepeng bir diğerinden bir kıl ucu kadar dışarıda değildir. Sağda ve solda bütün kepengler iki kanat gibi kanat açıp dururlar.
Bu sultan çarşısının üzerleri Kisra kemerlerinden nişan verir toloz (tonoz, mahzen) kargir yapıdır ki tamamen kurşunludur. Ve açık olmak için kemerlerin eteğinde birer demir kapaklı demir pencereler vardır. Bekçiler her gece o manzara bacalarını kapatırlar. Burada da zengin bezirganlar vardır. "Beyt:
Çarsu-yı hüsn seyr eden seraser hacim
Bir vefa dükkanı yokdur, hep cefa bazarıdır.
Bütün değerli eşyalar burada da bolca bulunur. Misk, gül suyu, ma-i verd (gülsuyu), buhur suyu, asel-bend (bal) suyu, ud, amber ve diğer ıtriyat kokusundan alış verişe gelenlerin dimağları kokulanır. Bir çeşit [162b] güzellik pazarı teşamasıdır. Edirne, İstanbul ve Bursa'da benzeri yoktur. Ancak dengi Şam-ı Şerif'de Sinaniye Çarşısı ola. Dünyanın sonuna kadar dünyanın afetlerinden koruna.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗