Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAltımermer
İSTANBUL

Altımermer

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Altımermer

Altımermer adlı yerde altı adet uzun sütun vardır ki her birini eski bilge üstadlar kurmuşlardır ki birini Kavala Kalesi sahibi Filikos Hakim inşa etmiştir. O sütun üzere tunçtan bir kara sinek sureti yapmıştı. Daima o sinekten eşekarısı sesi gibi bir ses çıkıp İstanbul içre asla sinek gezmezdi.

Beşinci ibret verici tılsım: Yine Altımermer'in birinde Eflatun-ı İlahi bir sivrisinek resmi yapıp İstanbul içre asla sivrisineğin girmesi ihtimali yoktur. Hala o tılsımın etkisi devam etmektedir.

Altıncı tılsım: Yine Altımermer'de bir yüksek sütun üzere Bukrat Hakim bir leylek resmi yapmıştı. Yılda bir kere bu leylek ses verince İstanbul içre yuva kuran leylekler helak olurdu. Halen İstanbul şehri içinde leylek girip yuva yapmak ihtimali yoktur, ama Eyüp şehrinde çoktur.

Yedinci tılsım: Yine Altımermer'de bir sütunun tepesinde Sokrat Hakim tunçtan bir horoz yapmıştı. Gece gündüz yirmi dört saatte birer kere kanat kakıp ötünce İstanbul'un bütün horozları öterlerdi. Halen İstanbul horozları diğer yerlerin horozlarından önce gece yarısı "kukırıku" diye ötüp hal dili ile "Seher vaktidir, es-sala" diye gafilleri ve uyuyanları uyandırır.

Sekizinci tılsım: Yine Altımermer'de bir sütun üzere Süleyman Peygamber asrında Fisagores-i Tevhidi tunçtan bir kurt yapmıştı. İstanbul halkının bütün koyunları çobansız sahralarda gezip vahşi kurt ile koyun birlikte gezerlerdi.

Dokuzuncu gülünç tılsım: Yine Altımermer'de bir sütun üzere "tunçtan bir genç ve bir güzel birbirleriyle göğüs göğüse sarılıp dururlardı. Ne zaman ki er ve avrat evlerinde birbirleriyle kavga edip soğuduklarında er kişi veya avrat kişi o sütunu kucakladığında elbette o gece aralarına sevgi çivisi girip bu tılsımı yapan Aristatalis'in ruhu şad ve muhabbet edenlerin gamlı gönülleri abad olurdu.

Onuncu acayip tılsım: Yine Altımermer'de bir sütun üzere Calinus Hakim beyaz kurşundan yani kalaydan iki suret yapmış, biri yaşlı, beli bükülmüş, yüz suyu dökülmüş durur. Onun karşısında bir zamane bunağı, deve dudaklı, çirkin suratlı bir yaşlı kadın, beli bükük durur. Er ile avradın birbirleriyle geçimleri olmasa ya er kişi ya avrat kişi o sütunu kucaklasa elbette birbirlerinden ayrılırlar. Acayip ve garip tılsımlardır ki halen bazısının hükmü yürür. Onun için Altımermer derler. Peygamberimiz zamanında yıkılıp yere gömülmüş [17a] süslü sütunlardır.
*Bu sütunlar günümüze ulaşmamıştır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗