Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAnabolu (Anapolu) (Nafplion)
BALKANLAR & KAFKASYA

Anabolu (Anapolu) (Nafplion)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Anabolu (Anapolu) (Nafplion)

Bunu geçtikten sonra(---) mil büyük liman Anapolu Kalesi, Anapolya da derler, Mora'da büyük !imanın sonunda bir yalçın kaya üzere sağlam ve dayanıklı kaledir. Ama istediğimiz ve keyfimiz üzere gezip dolaşamadık Bu limanda Rumeli eyaletinin 27 [270b] sancağının sefere memur olan askerini, bütün yiyecekleri, içecekleri ve ihtiyaçlarıyla gemilere dağıtıp bir gün bir geceden sonra göç davulları çalındı.

-------------

İtalyan Frenk dilinde Anapolya derler. Latincede (---) derler. Yunan Rum dilinde Kasro Anapoliye derler. Osmanlı'da Anabolı derler ki Anapoli'den bozmadır.

Kale zemininin şekli

Bu kale Anabolı Körfezi'nin sonunda, deniz kıyısında badem şeklinde, yani uzunlamasına yüksek bir kaya üzerinde sağlam, dayanıklı hisardır ki iç kalesi tam 3 kat bölme şeddadi duvarlı bir sarp kasabadır.

Bunda ancak Fethiye Camii var, Süleyman Han'ındır ki kiliseden çevrilmiştir. Boyu ve eni ellişer ayak olup sade kiremitli ve bir düzgün minarelidir. Hakir tam 65 ayak taş merdiven ile bu minareye çıkıp şehrin tarhını, tarzını, şeklini ve yapısını gezip dolaşıp bir tabak kağıda kalenin tüm yapılarının şeklini çizdim. Bu Fethiye Camii içinde büyük bir su sarnıcı var ki tüm bu iç kale halkı ona muhtaç olup eyyam-ı bahurda sanki buz parçası suyu var, bir ruhaniyetli aydınlık camidir.

Burada 200 adet kiremit örtülü mükellef ve mükemmel yapılı Müslüman haneleri var ve hepsi Müslüman yapısıdır. Kuşatma sırasında top darbelerinden kafir yapıları kalmayıp fetihten sonra İslam tarzı üzere yapılmış hanelerdir. Temelleri yalçın kayalar üzere olmakla bu iç kalede asla bahçeli evler yoktur. Ve hepsi daracık evlerdir, ama cihannüma havadar yuvalardır.

Bu kalenin kıble tarafında asla kale duvarı yoktur, hemen bir yalçın kayalardır ki insan aşağı bakmaya asla cüret edemez. Ama bu kalenin tüm topları bu duvarsız olan kayalar üzerinde olup hepsi aşağı deniz boğazına nazır uzun topları vardır ki her biri siper sepetlerinin artlarında 7 başlı ejderha gibi durur balyemez toplardır.

Bu iç kalenin doğu tarafında bir bölme hisar daha var, ona orta hisar derler. Ancak batı tarafına bakar bir kapısı var, ondan içeri cenk meydanıdır. Ancak 1 mescidi ve 5 adet hanesi var, başka yapı olmayıp hemen bir geniş meydandır.

Ve bu mahalden aşağı gidip doğu tarafında yine kayalar üzerinde bir bölme hisar daha vardır, ismine (---) derler. 1 camii ve 80 adet kiremit örtülü haneleri var, başka şey yoktur.

Ondan aşağı Toroz Kapısı'na giderken bir bölme hisar daha vardır, ismine (---) derler. 20 hane de burada vardır.

İç kale bu yazılan 2 adet bölme hisara kadar duvarlarının kalınlığı 100 ayak enli şeddadi sağlam binadır. Ve kırkar arşın yüksek duvardır ki tüm duvarları iç yüzüne eğridir. Kuşatma sırasında top gülleleri tesir etmeyip kayıp gider.

Kalenin bu tarafı kara olmakla 3 kat kesme kaya hendeğin taşra katı tam 80 [280a] adım enli ve derin hendektir ki liman tarafındaki hendek içine kayıklar yanaşıp girerler.

Bu kalenin ölümü kara tarafındaki hendek aşırı olan havale kayalardandır, zira bu mahallin havale kayalarından taş atsan kale içine el taşı düşer. Bu mertebe havale kayaları vardır ki bu kayalardan kurşun kale içinde tavuk gezdirmez. O yüzden bu kalenin kara tarafı sarp ender sarptır. Ve 500 adım kara tarafı kara taşlı karadır. Bu kalenin geri kalan 4 tarafı denizdir. Hemen bu kale ada olmaya 500 adım kayalı yeri kalmıştır, eğer onu kesseler bu kale tam ada olurdu. Bu kale çepçevre yalçın kaya üzere yapılmıştır. Güney tarafı bir gayya çukuru gibi yalçın taş olduğundan başka o taraflarda asla kale duvarı olmayıp hemen tabii bir kaledir. Ve daha yukarı kalelerin kuzey tarafında aşağı varoş kalesine iner kalenin büyük kapısı önünde bir lonca köşkü var, limana nazırdır ki tüm liman ve aşağı şehir ayak altında gözükür.

8. Kitap 1. Cilt Sayfa 354

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗