Anapa
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Anapa
İskender-i Zülkarneyn, Ye'cüc seddini yapmaya Hak emri ile giderken bu yere uğrayıp suyundan ve havasından, avlarından ve avlağından hoşlanmıştı.
Bu Karadeniz'in kenarında geniş bir tepe üzerinde bu kaleyi bir senede tıraş olmuş yaldızlı çeşit çeşit taşlarla beşgen şeklinde sağlam ve süslü bir kale edip özel sarayının toplantı yerinde ayak altına la'l, yakut, zümrüt, zeberced, firuze, cebelü'l-lukum (yakut), sadef ve Yemen akikleri döşeyip süslediği için gevher-ayak Anapa Kalesi diye tarihlerde yazılıdır.
Daha sonra Ceneviz kralının taht merkezi olup cennet benzeri mamur etti. Sonra (---) tarihinde nursuz Timur Dadyan Irakı'nı, Heşdek şehrini, Alatır ve Kazan'ı kısacası yedi yüz pare büyük şehirleri yerle bir ettiğinde Kırım diyarında Tohtamış Han üzere gelirken bu Anapa Kalesi'nin varoşunu da yakıp yıktı, ancak kalesi kaldı.
Daha sonra (---) tarihinde Sultan Bayezid-i Veli'nin veziriazamı Gedik Ahmed Paşa donanma-yı hümayun ile Kefe Kalesi fethine gelirken denizler gibi asker ile bu kaleyi Ceneviz küffarı elinden feth edip içine asker kodu.
Abaza ile Çerkez kavmi sınırının tamam olduğu burunda, Karadeniz kenarında bir yalçın kaya üzere yapılmış sağlam bir kaledir. Ancak içinde insan cinsinden bir kimse yoktur. Birkaç kere Ten (Don) Kazağı harap etmiştir, ama taşrasında, Şağake aşireti kavminden yüz elli kadar sazdan evleri vardır, bu köye kabak derler.
Bu kalenin kuzey tarafı Anapa Dağları'dır. Karadeniz'den aşağa giden gemiler bu dağları özleyip Azak'a Kazak'a giderler, ulu dağlardır. Bu kale o kadar san'atlıdır ki sanki henüz mimar ve mühendis elinden çıkmıştır. İçinde Şağake kavminin koyunları ve keçileri kışlar.
Bu mahal Özdemiroğlu Osman Paşa yazımı üzere Kefe eyaletinde Taman sancağı hükmünde voyvodalıktır. Şağake kavmi harbe ucuyla (kılıç zoruyla) öşür verir, 3.000 itaatkar şeklinde asilerdir. Beylerinin ismi (---) (---).
Bu kalenin bir kapılı büyük bir limanı var ki bin parça gemi birer iplik ile bağlanıp yatarlar. Sekiz rüzgardan güvende büyük limandır. Karadeniz'in çevresinde böyle liman yoktur, meğer Balıklava Limanı ola. Küffar zamanında bu limandan bir tür inci çıkarmış. Hala sedefleri deniz kıyısında bellidir. Ondan dolayı bu kaleye Gevher-yeri derler.
Hala her sene uğursuz Ruslar bu limanda demir atıp korkmadan çekinmeden konaklayıp dalgıçlık ederek inci sedefleri çıkarırlar. Eğer bu kale tamir edilip onarılarak mükemmel cebehanesiyle kul konsa bütün Abaza ve Çerkezistan diyarlarını itaat altına alıp haraca bağlayarak eyalet etmek kolay iştir. Zira Çerkezistan'da olan Nogay da yağları metalarını bu limana getirip büyük liman olup gümrük hasıl olurdu. Sığınılacak büyük bir limandır.
Hakir bu Anapa Kalesi limanında Gönye yeniçeri ağasıyla yatarken Karadeniz'den donanma-yı hümayun belirip Karadeniz'in yüzü gemilerin yelkenleriyle süslenmiş. Denizin dalgalanması ile Tanrı'nın hikmeti öğle vaktinde bizim bulunduğumuz Anapa Limanı'na demir bırakıp [259b] üç gün kaldılar. Bütün geride olan barçalar da gelip limanın içinde demir bırakıp üç günde bütün gemiler sulandı.
------------------------------------------------------------
Ceneviz yapısıdır, ama Gedik Ahmed Paşa fethedip "Lazımlı kale değildir" diye harap etmiştir, ama içinde âbıhayat suyu vardır. Bu kale mamur olsa Azak Boğazından kâfir gemileri Karadeniz'e çıkamazlardı.
...
Eski zamanda, Büyük İskender asrında yapılıp sonra Ceneviz Frengi malik olmuştur. Daha sonra (—) tarihinde Özdemiroğlu Çerkez Osman Paşa Çerkezistan'ı fethedince bu Anapa Kalesi'ni de Frenk elinden almıştır. Âsî Çerkez ve Abaza tarafında olmak ile kalenin bazı yerlerini yıkıp hâli üzere bırakmış.
Kalesi, Karadeniz kenarında bir yalçın kaya üzerinde yuvarlak şekilli bir kârgir yapı güzel bir kaledir, ama içinde hâlâ insan cinsinden bir kimse yoktur. Ancak dışında 100 adet saz örtülü Şağakeli Çerkez kabağı [köyü] var, enseleri Anapa dağlarıdır.
Bu kale o kadar sanatlı ve eski tarz kaledir ki henüz usta mühendis mimar elinden çıkmıştır.
Limanına bin pare gemi sığar. Hatta ilk defa bu Şağake kavmi Arabistan, Arnavukluk ve Kostantiniyye'den gemilerle geldiklerinde bu Anapa Limanı'na girip önce bu mahalli mesken edinmişlerdir ki Karadeniz sahillerinde İnkirman ve Avlota limanlarından sonra bu Anapa Limanı [151a] gibi bir büyük liman yoktur. Ağzı daracık olmak ile sekiz sert rüzgârdan emin limandır. Hatta kâfir zamanı bu limandan inci çıkarmış. Hâlâ bazı zaman Rus şaykaları gelip bu limandan inci çıkarırlarmış.
Bu kale tamir edilip içine kul konsa bütün Abaza, Çerkez ve Nogay kavimlerinin yağları, balları ve gayri malları buraya gelip bir bender şehir olup işlek liman olurdu.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗