Anperan Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Anperan Kalesi
Nemçece (—) demektir. Yapıcısı Laslo Kral'dır. 936 [1529] tarihinde Süleyman Han Beç'i kuşattığında Kasım Voyvoda 40 bin yiğit ile ansızın bu Anperan Kalesi'ni basıp fethedip ganimet malından bir şey almayıp bütün kâfirlerini ateş saçan kılıçtan geçirip varoşunu ateşte yakar, ama kalesi gayet sağlam ve dayanıklıdır. Bir yalçın kırmızı kaya üzerinde beyaz kuğu gibi durur, yuvarlak şekilli, yüksek bir kaledir. İçinde bin kadar tahta örtülü evleri ve bir manastırı var, ama çarşı pazarı yoktur.
Aşağı varoşu: 5 bin hane, 7 kilise ve 600 süslü dükkânları var. Bağ ve bahçesinin içinden Ovo Nehri akar. Akyaylalardan doğup gelip bu kaleden 5 saat aşağı güney tarafa akıp Tuna Nehri'ne karışır. Bu İrem varoşunda İspanya vezirinin konağına bitişik hakire bir konak ile bütün tayinat ve hediyelerimizi verip bir gece bu varoşta zevk edip eğlendik, büyük toplar ve fişenkler attırdık. Oradan kalkıp batı tarafa suyu ve havası hoş ovalar içinde köyleri geçip 5 saatte,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗