Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiArkadiya (Kyparissia)
BALKANLAR & KAFKASYA

Arkadiya (Kyparissia)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Arkadiya (Kyparissia)

Yapıcısı (---) (---)dır. Rumca Arkadiya (---) (---) demektir. Nice kral eline girip sonunda 906 tarihinde Bayezid-i Veli fethidir. Mora Eyaleti'nde paşa hassı voyvodalığıdır. 300 akçe payesiyle şerif kaza olup (---) adet köyü vardır.

Kethüdayeri, yeniçeri serdarı, muhtesibi, bacdarı, mimarı, haraç ağası, şehir kethüdası ve Rumlar üzerine portoyorozu vardır. Kale dizdarı ve 90 adet gazi hisar eri Cezayir leventleri gibidir. Kalesi deniz kıyısından bir top menzili içeri doğu tarafında karada Cuma Köyü Dağı burnunda bir yüksek, havalesiz, badem şeklinde, yontma taş, kargir, sağlam ve savaşa hazır bir hisardır ki 7 başlı ejder gibi 4 tarafa ve denize bakan sağlam kaledir. Süslü, kasabası ve şehri olup halkı gazi yiğitlerdir. Bu kalenin etrafında asla hendek ve çukurdan bir eser yoktur. Zira tamamen yalçın kayalar üzerine yapılmıştır.

Bu hisarın çevresi 2 bin adımdır. Ve 3 kat dolma rıhtım şeddadi İskender Seddi gibi kalın duvardır. Lakin iç kalesi de sağlam ve müstahkemdir. Kale çevresinde 8 adet tabya gibi burçları ve her tabyaları üzerinde gayet iyi topları vardır.

Bu kale içinde 80 adet kiremit ile örtülü tek katlı ve iki katlı kargir yapı mamur haneler vardır. Doğu yönüne nazır bir demir kapısı var ama 2 kat kapılardır. [266a] Doğuya bakan orta kapı önünde Sultan Süleyman Camii var, eski tarz, sanatlı ve ruhaniyetli camidir. Dış büyük kapının iç yüzünde bir hoş içimli abıhayat çeşmesi var. Bu kapı da doğu yönüne açılır. Bu kapıdan dışarı,

Süslü taşra varoşu: Bir sarplık ve kayalık zemin içinde 400 adet baştan başa kargir yapı ve hepsi taş duvarlı kale gibi sağlam, altlı ve üstlü, kiremitli ve (---) örtülü mamur ve süslü haneler vardır. Her evde tüfeng mazgalı delikleri var ki çevresinde olan sokaklarda asla düşman girip gezemez, zira bu şehir halkının korkusu Frenk'tendir. Bir kere bu şehre Venedik Frengi girip kırıldılar, kalanı bozulup kaçtılar. Zira bu şehrin hanelerinin ikisi üçü bir yerde değillerdir seyrek seyrek yapılmış kale gibi hanelerdir, ama yine birbirini gözetirler. Bunlardan (---) Ağa'nın hanesi ve (---) (---) (---) meşhur saraylardır.

İşyerleri: Bu şehir içinde 50 adet mamur ve süslü çarşı pazar, dükkan vardır. Bu sultan çarşısı içinde dükkanların önleri iri çınar ağaçları ve asma ağaçları ile süslü olup bir gölgeli ve hıyaban, iç açıcı ve mesire yeri çarşıdır.

Ve 1 adet camii var. (---) (---) (---). Ve (---) adet mahalle mescidi, 1 adet medresesi, 2 adet sıbyan mektebi, 1 adet Al-i Aba hankahı ve 1 adet kah işler ve kah işlemez hamamı var.

.................. (2 satır boş) ...................

Bu şehrin havası sahil olup ikindi vakti evlerine ve kayalı dağlarına güneş vurup gayet şiddetli sıcak olur, ama halkı sağlıklı olup mahbubu ve mahbubesi beğenilir.

Hatta bu şehrin pak toprağında yetişmiş (---) Ağazade Abdullah Çelebi adlı bir civan vardır, Alemin Yaratıcısı ona bir güzellik, olgunluk ve güzel edep vermişti ki güneş onun yüz aydınlığı yanında ışıksızdır. Allah'ın hikmeti babası ölüp bu güzel yaratılmış genç öksüz kalınca Gördüslü Zekeriya Efendi yanına alıp dünya ve ahiret oğul edip okutup yetiştirip öyle olgun ve akıllı genç oldu ki görenler "Biz insanı en güzel biçimde yarattık" [Kur'an, Tin 4] ayetini okurdu.

...

Bu şehrin bağ bahçesi hesapsız olup meyvelerinden limonu, narenci, turuncu, narı ve inciri beğenilir, ama zeytini hurma gibi taze iken yenilir, asla acı değildir. Ve pamuğunun yeryüzünde olmak ihtimali yoktur.

Sanayiinin beğenilenlerinden: Beyaz pamuk bezinden 20 dirhem gelir bir gömleği bir boğum kamış içinde koyup padişahlara, krallara, vilayet ayanı, vezir ve vekillere bir gömleklik bezi hediye gönderirler. Acep sanatlı bezdir ki Hindistan'da bile olmaz, ama Karadeniz sahilinde Trabzon şehrinde olur. Onun da meşhur bezinden her sene Osmanlı padişahlarına hediye götürürler.

8. Kitap 1. Cilt Sayfa 300

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗