Aşağı Pirepol (Prijepolje)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Aşağı Pirepol (Prijepolje)
Eski zamanda ikisi bir büyük şehir imiş. Zamanla Osmanlı elinde harap olup hâlâ mezarlık olmuştur, ama yine hâkim ve zabitleri birdir ve gayet güvenli kasabadır. Bu kasaba yukarı vakıftan bakımlı, süslü ve büyüktür. Valisi, kadısı ve hâkimi burada otururlar. Bu da Lim Nehri kenarında bir geniş çemenzâr alanda kurulmuştur. Bu şehir içinde Mileşova Nehri akıp bu nehrin sağında solunda şehir olup köprüler ile geçilip bu şehir kenarında Mileşova Nehri hemen Lim Nehri'ne karışır.
Bu şehrin dört tarafı dağlardır, üzerleri baştan başa çeşit çeşit bağlardır. Aşağıda şehri Mileşova Nehri'nin iki yakasında toplam 10 mahalledir, 4'ü kefereler ve 6 mahallesi Müslimlerdir. Toplam 480 adet tahta örtülü tamamen bağlı, bahçeli, donanımlı geniş kârgir yapı güzel hanelerdir, ama çoğunluğu tek katlı eski tarz güzel evlerdir. Bunlardan Budin Veziri İsmail Paşa Sarayı mükemmeldir.
10 adet camii vardır. Bunlardan Hüseyin Paşa Camii geniş ve kalabalık cemaatlidir, ama kapısı camiin bir köşesinde olup bir camiin kapısı böyle yapılmamıştır. Sonra Mileşova Nehri aşırı ağaç köprübaşında Veznedar Ağa Camii, bir mesiregâh ve çemenzâr yerde havadar bir camidir. Bu cami önünde bir ibretlik saat kulesi var, çanının sesi tâ Mileşova Kalesi'nde duyulur. Bu mahalde Mileşova Nehri üzerinde bir ağaç köprüyü geçip,
İbretlik Namazgah: Gerçi Öziçe şehri musallâsı kadar İrem bağı değildir, ama bu da çeşit çeşit büyük ağaçlar ile bezenmiş ve nice hoş kokulu ağaçlarla süslenmiş bir koyah gölgeli bayramlık musallâdır.
Tamamı (—) adet mahalle mescitleridir, ama bunlardan Sokolluoğlu Hanı'nın kapısı üzerinde olan güzel mescit bir hoş cami olmaya müsait bir zaviyedir. Başka Veznedar Zaviyesi meşhurdur.
3 adet medresesi vardır. 4 adet ebced okuyan sıbyan mektepleri vardır ama ciğerköşeleri tamamen zabt edilmez yenilmez hovarda leventlerdir. Hepsi de havasında, hevesi peşinde, avda gezer gençlerdir.
Ve 4 adet derviş tekkesi vardır. İkisi Halveti tarikatı, biri Kadiri ve biri Bektaşî tarikatı tekkesidir.
Hepsi hepsi bir hamamdır, Veznedar [143a] Ağa'run hayratıdır.
3 adet bekâr tüccar hanı vardır. Bunlardan donanımlısı çarşı içinde Sokollu Mehmed Paşaoğlu Kasım Paşa Hanı, mamurdur. Kapısı üzerinde bir mescidi var. Ve bu han kapısı önünde sokak aşırı bir büyük havuzundan bütün namaz kılanlar abdest yenileyip bütün hayvanlar da berrak suyundan içip susuzluklarını giderirler.
Tamamı 100 adet dükkânlardır, ama bedesteni yoktur, ama yine her meta bulunur. Bu kasabanın havası birazca yumuşaktır, yani ılıman hava olduğundan mahbûbeleri beğenilir. Halkı tamamen Arnavut esvabı gibi daracık çakşır ve serhatli çuka esvap giyerler, ama yine başlarında renkli çukadan kalpak giyip yine Boşnakça, Sırpça, Bulgarca ve Latince konuşurlar.
Genellikle taze yiğitleri baldırları çıplak gezip hepsi kılıç, pala ve pinyal şiş taşıyıp pür-silâh gezerler. Ara sıra kâfirin Kotur Kalesi tarafına çeteye gider gazi, korkusuz, cesur dilâver yiğitleri var.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗