Avlonya
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Avlonya
Bu kalenin 8 adet köşesinin [361b] bir köşesinden bir köşesine kadar 120'şer adımdır. Bu hesap üzere Avlonya Kalesi çepçevre 900 adımdır. Ve içinde Sultan Süleyman Han Camii var. Ve ortasında Süleyman Şah Kulesi var. 7 kat yüksek, gayet sanatlı kulelerdir ki safi yontma taş yapılı olup üstü kurşun örtülü külah kubbedir, en tepesinde altınlı alemi vardır. Bu kule Avlonya Kalesi'nin iç kalesi olsa gerektir. Gayet sağlam yüksek kuledir ki sanki Selanik'te Kelemerye Kulesi'dir, zira onu ve bunu Süleyman Han'ın Koca Mimar Sinan'ı yapmıştır. Bu kulede dizdardan başka kimse kalmayıp tüm cebehane, diğer mühimmat ve levazımatlar ile tabaka doludur.
Bu dış kale içre 300 adet kiremitli bağsız, bahçesiz ve avlusuz dar evler vardır ama caddeleri geniştir, hepsi alçacık eski tarz yer evleridir. Bunda da çarşı pazardan bir şey yoktur. Ve han, hamam ve imaret de yoktur.
Ve 2 adet kapısı var, bu kapıların araları çeşitli cebehane ile doludur. Ve gece gündüz gözcü ve bekçileri mevcuttur. Bir kapısı doğuya ve bir kapısı batıya bakar. Çepçevre dış hendeği ellişer adım enli olup içi ağzına kadar denizdir ve bataklıktır. Ve kapıların önlerinde köprüleri makaralı köprüler olup her gece kaldırıp kale kapılarına zincirlerle bağlayıp kapıya siper ederler.
Ve kiiçük büyük toplam 500 adet topları var. Ve dizdarı, 12 adet ağaları ve 400 adet kulları var. Yarısını Manya Vilayeti muhafazasına padişah emriyle memur ettik. Sipah kethüdayeri, yeniçeri serdarı ve 300 akçe payesiyle şerif kazası olup toplam 105 adet mamur köydür. Muhtesibi, bacdarı, gümrük emini, harac emini, mimar ağası, kaptan ağası, liman kethüdası ve şehir kethüdası vardır.
…
Avlonya şehri varoşunun özellikleri
Bu şehir asla kale içinde değildir. Hemen bir düz geniş yeşillik yerde bağ bahçeli ve gül-i gülistanlı, limon, turunç, zeytin, nar ve incirli İrem bağları içinde bin adet kiremit örtülü altlı ve üstlü kargir yapılı mükellef; mükemmel, süslü ve mamur evlerdir.
Ve (---) adet mahalle vardır. Evvela Hünkar Camii Mahallesi, Mumcuzade Mahallesi, Tabaklar Mahallesi, Hüseyin Ağa Mahallesi, Mahkeme Mahallesi ve Çarşı Mahallesi, bunlar meşhurdur.
Ve (---) adet mihraptır. Bunlardan Sultan Süleyman Camii, kurşunlu, kargir kubbeli ve bir yıkılmış minareli sevimli camidir. Kıble kapısı üzere tarihi böyle yazılmıştır:
İbtida Ya 'kub şeyhü 's-salikin,
Etti mescid fi-sebilillah evin,
Saniyen Sultan Süleymanu'z-zaman,
Kıldı Cuma barekallah aferin,
Dedi Hasbi bu makamın tarihin,
Nur-ı Hak bu camiu 'l-mukarrebin. Sene 949.
Bu cami gayet ruhaniyetli, nurlu camidir.
Sonra, çarşı içinde kalabalık cemaate malik Mumcuzade Camii, kiremitli ve kargir minareli hoş camidir.
Sonra Tabaklar başında Hüseyin Ağa Camii, yeni yapı, kiremitli, kargir düzgün minareli ve sanatlı camidir.
Sonra Kale Camii anlatılmıştır.
Ve 5 adet mahalle mescitleri vardır ki mahalleleri yukarıda yazılıdır.
Ve 3 adet suhte medresesi vardır. Evvela Yakub Efendi Medresesi, Mumcuzade Dersliği ve Hüseyin Ağa Dershanesi var.
Ve 5 adet sıbyan mektebi var.
Ve 3 adet ehl-i tevhid tekkesi var. Bunlardan Yakub Efendi Tekkesi, Halveti tekkesidir ki nice yüz adet yalınayak başı kabak sof hırka sahibi abdalları var. Sonra kaleye havale olan dağda bağlar içinde Kuzgun Baba Tekkesi, İrem Bağı gibi bir tekke olduğu yukarıda yazılıdır.
Ve 1 adet hamamcığı var. Karşısında şer'i mahkemesi var ki Acem Mehmed Efendi hakim iken yapmış, bir acayip yapıdır.
Ve [362a] 417 adet güzellik çarşı pazarı var. Bütün sanat ehli ve her türlü nadir mallar mevcuttur. Bedesteni yoktur, ancak her türlü değerli kumaşlar bol bol bulunur, zira Venedik iskelesidir.
Ve 4 adet hanları vardır. Ve 8 adet çeşmeleri var, bunlardan Yakub Efendi Tekkesi yakınında İlyas Paşa Çeşmesi'nin tarihidir:
Buldum İlyas Paşa'nın tarihini yevmü 't-tenad,
Çünki dedim tarihini vehüve hayru 'l-ibad. Sene (---)
Ama diğer çeşmeler battaldır. Bu şehir halkı çok fazla suya muhtaçlardır. Zamanın geçmesiyle su yolları harap olmuş ama abıhayat suları var. Bir hayrat sahibi azıcık şey ile imar etse Kerbela Çölü Şehitleri ruhlarını şad ve Oniki İmamların ruhlarını yad ederdi. Zira bir içim ağız suyu için yarım saat doğu tarafında bağlar içre küçük büyük fakirler zorluk çekerek gidip su getirirler. Başka eşyanın her türlüsü mevcuttur. Özellikle bağ bahçelerinde türlü türlü sulu meyveleri cihanı tutmuştur.
Yiyecek ve içeceklerinin beğenilenlerinden: Evvela limanında sazan, alakerda, kolyoz, kefal, levrek balıkları ve balık yumurtaları olur ki Rum'da olmazdır.
Ve reyhaniye adlı içkisi, limonu, turuncu, zeytini, inciri ve üzümü cihanı tutmuştur.
Dukat köylerinde kırmızı çuka boyası kökleri ve ravend-i Rumi yetişip hekimler toplayıp Frengistan'a götürürler.
Avlonya zifti gibi bir lezzetli pak zift bir diyarda yoktur. Özellikle bir yeni bardak içinde zifti kaynatıp bardak içine koyup çalkalayıp, artanını yine taşra döktükten sonra o bardaktan su içenin vücudunda asla safra, sevda, balgam ve sovulcandan bir hastalık kalmayıp pak-vücut olur.
Yukarı Kanye Kalesi altındaki kayalarda değirmen taşları madeni var. Göz göz sünger gibi bir taştır ki onun değirmen taşları Dip Frengistan'a gider. Akdeniz içinde Değirmenlik Adası taşından iyi, sert değirmen taşları olur.
Bağlar yolu üzerinde alçı taşı madeni, demir madeni ve nice çeşit madenler de vardır. Kısacası, bu Avlonya maden yatağıdır.
Deniz kıyısında o kadar hesapsız balık dalyanları vardır ki misli meğer Anatolkoz Denizi'nde ola. Sözün özü bu Avlonya Sancağı mahsul yönünden bir gizlice Mısır mansıbıdır.
Burada elde edilen misk ve ham amber kokulu saf beyaz ve berrak bal Atina'da ve Girit Adası'nda olmazdır. Bir fincan balı 20 fincan su götürüp yine lezzetli şerbeti ve lezzetli peltesi olur.
Büyük Avlonya Limanı'nın anlatılması
Avlonya Kalesi ile Yengeç Kalesi arası tamamen limandır ki bin parça gemi alır. Hatta Sultan Süleyman bu Avlonya Kalesi'ni bu limanda yatan gemileri muhafaza etmek için yapıp sonra donanma-i hümayunu burada koyup oradan Venedik'in Körfez Adası kalesine sarıldı, ama iri barça kalyonlar Avlonya altına gelemeyip yarım mil açıkta demir atıp yatarlar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗