Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAydos Ilıcası (Banya)
BALKANLAR & KAFKASYA

Aydos Ilıcası (Banya)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Aydos Ilıcası (Banya)

(—) toprağında deniz kıyısından yarım saat uzaklıkta bir çemenzâr yeşillik sahrada Mihâloğlu yapısı bir yüksek kubbeli ılıcadır ki Rum, Arap ve Acem'de ve İsveç, Nemse, Çek, Leh ve Alman diyarında böyle bir yararlı sıcaksu ılıca görmedim. Hatta insanoğlu girdiğinde asla kese ve sabuna ihtiyaç olmaz. İnsan vücudunu beyaz inci tanesi gibi eder. İnsan bedeni öyle yumuşak ve taze olur ki sanki kulak memesi gibi insan vücudu yumuşak olup sağlıklı olur. Özellikleri o derecededir ki cüzam, miskin ve Fireng uyuzu adam kırk kere girse Allah'ın emriyle o adam anadan doğma olur. Suyundan kırk sabah aç karnına içenin vücudunda behak, baras (sedef?), zâtilcenb ve hafakan hastalıkları tümden iyileşir. Bazı kullanılmış altınları bu su ile yıkasan sarı su altınına döner. Bir adamın yüzüğü gümüş olsa o an altın gibi olup bir haftada yüzüğün rengi değişmez.

Kısacası yetmiş iki derde deva bir ılıca suyudur. Hatta Süleyman Han sefer çokluğundan nikriz hastalığına yakalanıp Pılak Mustafa Paşa kaptan paşa iken Süleyman Han hekim Kaysûnîzâde ile baştarda-i hümâyûna binip İstanbul'dan bir gecede uygun rüzgâr ile bu ılıcaya gelip otağında konaklar, Bu ılıcaya yedi kere girince Allah'ın emriyle iki ayaklarındaki nikrizi aşağı topuklarına inip yığıldı, ama Süleyman Han sancısından güçsüz mecalsiz kaldı.

Sonunda Süleyman Han bir kere de ılıcanın çamuru içine ayaklarını sokunca nikrizin sancısı durdu, ama ayakları tulum gibi şişti. Usta hekim tabip Kaysûnîzâde gördü ki nikriz deşilmek ister, ama Süleyman Han'a düşündüklerini söyleyemez. Hemen nezaketle Kaysûnî:

"Allah'a hamd olsun hünkârım, nikriziniz yumuşadı, bari bir kere dilimle yoklayam. Ne mertebe yumuşak olmuş?" deyip bir kere Süleyman Hanın sağ topuğunu öper şekilli olurken Süleyman Han:

"Hay kâfir Kaysûnîoğlu, neyledin?” deyince Süleyman Han'ın sağ ayağından tam iki okka cerahat akar.

Meğer hekimin ağzında neşter var imiş. Ağzındaki neşter ile Süleyman Han'ın ayağını delip Süleyman Han rahatlayınca, sol ayağını da açıktan neşter ile delip Süleyman Han bu Aydos Ilıcasında şifa bulur. Kaysûnîzâde'ye bir samur kürk ve iki kese altın verip bütün vilâyetlere emirler gönderilir, her sene Temmuz ayında bu ılıcaya nice kere yüz bin insan gelip panayır olup bir büyük pazar olur ki beş Mısır hâzinesi mal sarf olup yük çözülüp ve yük bağlanıp alış-veriş olup içilip eğlenilir. Nice bin insan hasta iken bu ılıca ile kendini iyileştirip sağlığına kavuşarak vatanına gider. Hâlâ Süleyman Han kanunudur ki her sene Aydos subaşısı kırk gün kırk gece burada panayır edip muhafaza eder kim büyük seyirliktir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗