Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiAynaroz (Aynoroz)
BALKANLAR & KAFKASYA

Aynaroz (Aynoroz)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Aynaroz (Aynoroz)

Eğer bu dağlarda, bellerde ve Akdeniz kıyısında olan küçük büyük kaleleri, derelerde ve tepelerde olan kiliseleri, manastırları ve kiliselerde olan papazların yaşantılarını bir bir anlatsak papazname kitabına benzer bir kitap olur. Ama haftada bir yemek yer nice bin papaz, ladika, kıssis, ruhban, patrik, rahip, keşiş ve mığdisi adında kuşak, zünnar kuşananlar var ki aşırı açlık ile insanlıktan çıkıp gözleri çukur çukur olup Ahlat Vilayeti iskeletleri gibi sırf iskelet olmuşlar. Ayda bir oruç açıp 5 zeytin, 5 tane hurma ve 5 fincan süt içer yaşlı papazları var ki hareketten ve konuşmaktan kalmış, boyu dal olup belleri bükülmüş ve gözlerinin ışıkları dökülmüş kafirleri var. Ama yine perhiz ile yaşayıp 270 yaşına yetmiş papazlar vardır.

Burada olan marifetli papazlar bir diyarda yoktur. Meğer Rum'da, Kızılelma'da, Beç'te, Prag'da ve bizim Atina şehrinde ola.

Her biri bir işte olup çeşit çeşit sanatlı saplı, yuvarlak halkalı ve halkası kendi ağacından bile oyulmuş çeşit çeşit kaşıklar var. Arka kaşağıları, kase ve beşikler, derviş zerdesteleri ve Fahri oyması gibi bukalemin renkli haçlar oyarlar ki büyüleyicidir.

Bu kiliselere bütün kafiristandan adaklar gelip saklarlar. Burada olan güneş parçası genç papaz öğrencileri var ki her biri kaküllerini dağıttıklarında aşıkların akılları dağılır. Bu ay parçası oğlanlar bütün gelen gidenlerin hizmetlerine etek toplayıp önlerinde dururlar. Her ne hizmet buyursan kulluğa dururlar.

Zengin ve yoksul her konuğa bu kiliselerde çok saygı gösterip hizmet ederler. Şekerli, Hama katırnebatı, çeşit çeşit Hindistan reçelleri, kabüll emleci, zencefil murabbaatları [tatlı], kuş sütü ve arslan sütü dedikleri şarabı bile getirirler. Zira bu keferelerin eski adetleridir, Hazret-i İsa' dan beri böyle görmüşlerdir.

Bu Aynaroz nahiyesinde hala her gün başına bir kilise var ki toplam 366 adet kilise ve manastırdır, derler ama saymadım. Ama bunların hakimleri hala padişah kanunu üzere İstanbul' da bostancıbaşı olup bir hasekisi gelip zapt eder. Ne kadirdir ki bir kimse gelip bu papazlara zulmede. Hemen o an o adamı bostancılar döve döve manastır ketenine dönderirler.

Ama bunların içinde büyük Aya Ladra adlı kilise, sanatlı yapıdır. Ve Ton Ayveru Kilisesi, Kutlumuş Kilisesi, Pandoradol [Pantokrato] Kilisesi, Portariçse Kilisesi ve Iskarapoz [Kseropotamu] Kiiisesi de bir büyük kilisedir, manastırı da büyüleyici ibretlik yapıdır

Burada olan papaz çırakları oğlanlar bir kilisede yoktur. Hatta bu kiliseyi gezerken bir savmaa [şapel] şekilli bir köşede kapalı bir kapı var idi. Peri yüzlü bir oğlana,

"Aç şu kapıyı seyredelim" dediğimde,

"Hazret-i İsa'nın orada İncil'i vardır" diye bize kapıyı açmayıp yüz çevirince bu hakirin hatırına, önceleri duyduğum beyt idi, hemen hatırıma gelip dedim

Uygun beyt:

Dünki gün kilsaya vardım komadı gılman beni,
Ahdim olsun kollayam mahşerde İsa 'ya seni.

deyip başka şeyleri seyretmekle meşgul olduk.

Oradan (---) (---) (---) kilisesi, (---) (---), oradan (---) (---), oradan (---) (---) isimlerini bildiğim sanatlı manastırlar bunlardır ki her biri birer kale gibidir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗