Azez
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Azez
(—) tarihinde Eyyubî melikleri yapısıdır. Kalesi bir büyük ovanın tam ortasında bir yığma tepe üzerinde yuvarlak bir taş yapıdır, kale içinde insan yoktur.
Haleb Eyaleti'nde 70 yük akçe iltizamıyla sancakbeyi mutasarrıftır. Bin atlıya maliktir ve senede adaletle 100 bin guruş hâsıl edip valide sultan hâssı olmağın 70 yük akçesini valide kethüdasına gönderir, asla sefere memur değildir.
Sancağında alaybeyi, çeribaşı, timar ve zeamet erbabı yoktur. Kethüdayeri ve yeniçeri serdarı yoktur.
150 ve 300 pâyesiyle sadaka olunur şerif kadılıktır. Nahiyesi 300 pare köydür. Sancağında 4 kazadır. Ve kadısına senede 10 kese hâsıl olur.
Toprağında bir şey olmaz Azez toprağından akrep üzerine saçsan ölür. Şehri bir küçük kasabadır. Eski zamanda büyük şehir imiş. Hâlâ (—) (—) dört tarafı kaleli değildir. Bir perişan kasabadır. Birkaç ev bir yerde ve 5-10 hane bir yerdedir, (—) (—) (—) üstü örtülü evlerdir.
Ve (—) adet mihraptır. Ve kalabalık cemaate malik Eyyubîlerin Ulu Camii boyu 200 ayaktır. (—) (—) (—) üzere 30 kubbe vardır ve hepsi beyaz kireç örtülü nurlu kubbelerdir. Ve cümle dört tarafı yan sofalarıdır. Dahi üstü baştan başa kubbelerdir. Avlunun ortasında bir büyük su sarnıcı vardır.
Kapısı üzerine yazılan tarihidir:
Hâza emera bi-amelihi Mevlânâ es-sultanul-âlem el-âdil el-melik en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yusuf bin el-meliki'l-azîz Muham med bin el-meliki't-tâhir bin Gazi Yusuf bin Eyyûbiyân nâsıri emîri'lmü'minîn halledallâhu mülkehû fî sene erba'a ve erba'în ve tis'a mie [944] yazılmıştır.
Hüseyin Ağa Camii. Bu iki camiden başka mescitlerdir.
Ve bir hamamı vardır, Nasreddin Beyzâde'nin hayratıdır. Ve bir hanı var, Hüseyin Ağa'nındır. Ve 280 dükkândır, ama bedesten yoktur. Yer yer evlerinde bahçeleri vardır. Şehir içi kumsal zemin olmakla kaldırımı yoktur.
Bu Azez nahiyesi Defter-i Hâkânî'de Kilis nahiyesi sayılır. Bir nahiyesi de Cum Kürtleridir. Azez'in batısı tarafında sarp dağlar içinde 70 adet asi ve harami köyler vardır, Mauc nahiyesi derler. Bir nahiyesi Revaide kazasıdır.
Cum kazasından gayri kazalarda tamamen Arap ve Tat sakinlerdir. Bu şehirde mahbûb ve mahbûbe o kadar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗