Aznavur Tepesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Aznavur Tepesi
Nusaybin toprağında bir çölistân içinde yüksek bir tepedir. 244 [858] tarihinde Harun Reşid'in vezirlerinden Aznavur adında bir zat yüz binlerce adam toplayıp bu tepeyi yığdığından Aznavur Tepesi derler.
Eski zamanda bu tepe üzerinde gökyüzüne baş uzatmış dokuz tâkli bir kule varmış ki batı tarafında tâ Şam çöllerinde olan Ane ve Seleme kaleleri görünürmüş, kuzey tarafında tâ Mardin Kalesi ve Sencar Şah Kalesi belli imiş, güney tarafında tâ Eski Musul açıkça görülür yüksek bir tepe imiş. Ve her ne taraftan bir kervan veya kötü niyetli bir ordu görülse bu tepe üzerinde olan kulede ateşler yakıp işaret vererek Dârâ Şehri'ne haberdar ederlermiş.
Daha sonra 815 tarihinde Timur Han-ı Gürkan, Bağdad üzere gelirken bu yüksek kuleyi yıkmıştır, hâlâ temeli bellidir. Ama hâlen bu Aznavur Tepesi adlı mahalden bir çay akar, ama ismini bilmiyorum. Bu mahallin (—) (—) içinden beri akıp Habur-ı Karkıya Nehri’ne karışır. (—) (—) (—) (—)
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗