Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiBahr-i Muhit (Bab al-Mandab)
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Bahr-i Muhit (Bab al-Mandab)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Bahr-i Muhit (Bab al-Mandab)

Evvela Zeyla'dan kalkıp batıya doğru yönelip yine Bahr-i Muhit kenarında bir boğaza rast geldik. Uroman Bağazı derler, karşı tarafı Yemen'dir. Kur'an-ı azimde " ... uzak ve zor yollardan gelirler" [Kur'an, Hac, 27] ayeti bu boğazda Bahr-i Muhit hakkındadır diye müfessirler öyle yorumlamışlardır.

Gerçekten de Bahr-i Muhit ile Süveyş Denizi'nin gel-giti ve dalgasının gürültüsü insanı sarhoş eder.

Bu diyarın inci çıkaran dalgıçlarının anlattığına göre bu boğazın asla sonu yoktur, gayet derindir. Gerçekten de ayete göre çok derin yardır. Bu boğaza Habeşliler ve gemiciler Babü'l-Mendub derler. Çok büyük, Bisütun Dağı gibi boğazdır. Karşı Yemen dağları görünür, ancak 15 mil vardır. Yine bu boğazdan içeri Kızıldeniz'dir ki batı tarafa, ta Süveyş iskelesine kadar bu körfezin boyu 1.500 mildir. Kıble tarafı Yemen, Aden, Mekke, Medine, Yenbu, Muveylah ve Tur'dur. Güneş tarafı baştan başa Habeş diyarı ve Kuseyre iskelesidir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗