Bakacak Yaylası
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Bakacak Yaylası
Burada da ormanlıklar içinde konaklayıp üç gün üç gece has sohbetler edip keklik avı, balık avları, tereyağları ve kuzu kebapları zevkleri eyledik. Bu Bakacak adlı mahalle onun için bakacak derler ki Ramazan gecelerinin hilali belli olur mu ve olmaz mı diye Ramazan hilaline baktıkları için "Bakacak" derler. Eğer hila.li görürlerse o Bakacak mahallinde ateşler yakıp aşağı şehre işaret ederler. Orada da kaleden toplar atılır, sabahı oruçlu olurlar. Bakacak mahalli fil hortumu gibi şehre eğimli bir yalçın kayadır. İnsan aşağı bakmaya cür'et edemeyip aklı perişan olur.
Bu mahalden Bursa'nın Filedar sahrasında olan köyler, kasabalar, ekinlikler, bağlar ve bostanlar Nilüfer Nehri ile sulanmış ova bukalemun nakşı gibi süslenmiş evrak sayfaları gibi apaçık görülür. O kadar büyük yüce dağdır ki Bursa şehri altına girip Ulu Cami, İç kale ve Bedesten semtleri asla görünmez. Ama uzak yerleri bir bir görülür ve seyredilir yüksek bir mekandır.
Bu mahalde göklere baş kaldırmış yalçın kayalar vardır ki kimi ejderha gibi kimi file benzer, kimi gemi, kimi kartal gibi türlü türlü acaip ve tuhaf şekilli korkutucu ve heybetli kayalar vardır. Oradan yine atlara binip kıble yönüne yokuş yukarı yine sünbülistan ve reyhanistan içinden geçerken bu mahallerde yüksek boylu ağaçlar yoktur. Ancak yeşillikler ve kır çiçekleriyle bezenmiş yerlerdir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗