Balu Han Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Balu Han Kalesi
Bu şehri de seyredip yine kuzeye bir gün gidip,
Tatar tarihçilerine göre Feridun Han Nuh Nebî Tufanı'ndan sonra gemiden çıkıp bu vadileri beğenip kendine mesken edip bu şehri kurar.
Sonra Cengiz Han evlâtlarından Balu Han adlı bir sahibkıran bu toprakların suyu ve havasını beğenip kendine yurt ve sığmak olması bir kale inşa eder. Sözün özü, bu hakir Evliyâ adındaki kusurlu kişi, atlanıp bir günde kaleyi güçlükle dolaştım. Gerçi Nemse, Alman, İsveç ve Felemenk kâfiristanlarının kaleleri gibi Yecuc Seddi'ne benzer sağlam ve dayanıklı kale değildir, yalın kat duvarlı ve bir saatte bir kapılı ve birer büyük kuleli büyük kaledir ki bir günde dolaştık. Ancak adımlamadım, zira at ile bir günde dolaşılan suru bu hakir yaya yürüyüşle nice adımlayım.
Bu da Edil Nehri kenarında Moskov hükmünde başka banlık kaledir ki 10 bin Mujik Kazağı, 10 bin Heşdek Tatarı ve bin kadar Kalmık Tatarı askere malik kaledir. Toplam 24 saatte 24 kapısı vardır. Çarşı pazarı o kadar süslü değildir, ama kilise ve manastırlarının imaretlerine aşk olsun, zira Balu Han Gazi asrında bu kiliseler tamamen cami ve mescit imiş.
Bu şehri de Timur Han harap etmiştir. Hatta Heşdek kavmi bu şehir içinde bir cami olan kiliseye Hızır Yakan, Alay Yakkan mezgiti derler, yani Hazret-i Hızır ateşe yaktığı ve Allah yaktığı cami derler. Balu Han bu camii yüz yılda tamam edip sanki cennet bahçesi imiş. O zamanda Tatar kavmi Kâbe'ye gitmez olup "Bu cami Kâbe'dir" diye buraya gelip ibadet ederlermiş. Uzunluğu ve genişliği biner adımdır. Ama kale dışında başka bir kaledir.
Timur Han bu Balu Han Kalesi'ni harap ettiğinde bu camie kıyam ayıp alıkor. Hazret-i Hızır aleyhisselâm meğer Timur askeri içre imiş, hemen insanların içinde ortaya çıkıp "Mekke-i Mükerreme'den gayri Kâbe olmaz" diye bu nurlu camii yakar. Yaşlı olan Heşdek kavmi Tatarları gördüklerinden anlatırlar.
Bu Balu Han şehrini de gezip dolaşıp yine Edil Nehri kenarıyla kuzey tarafa bir gün gidip yine şiddetli sıkıntılar çekerek Mujik kâfiri içinde gidip,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗