Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiBana (Sokobanja)
BALKANLAR & KAFKASYA

Bana (Sokobanja)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Bana (Sokobanja)

Sırpça "bana" ılıca demektir, yani Ilıca Kalesi derler. [58b] Bu Bana Kalesi Sırp krallarından Despot Ban yapısıdır.

Daha sonra (—) tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han asrında Koca Mahmud Paşa eliyle Sırp keferesi elinden alınmıştır. Vidin Sancağı toprağında voyvodalıktır ve 150 akçe kadılıktır. Kethüdayeri, yeniçeri serdarı, kale dizdarı, 50 adet hisar neferatları ve muhtesibi vardır, ama başka zâbitleri yoktur. Kalesi yüksek ve büyük bir dağın eteğinde bir sivri sarp kaya üzerinde havaleli bir küçücük güzel taş bir hisardır. Hatta zamanla harap olmuşken celâli olan Abaza Paşa Budin valisi iken bu kaleyi mamur edip kulelerini şindire tahta padavra ile örtmüş, yeteri kadar neferat, şahı toplar ve cebehane komuş, sonra Budin diyarına gitmiş. Hâlâ mamurdur.

Kuzey tarafa bir kapısı vardır, ama sarp yerde olmak ile hendeği yoktur ve havalesi çoktur. İçinde çarşı pazar ve imaretten bir şey yoktur. Ancak birkaç adam nöbet ile kale beklerler. Tüm kullar aşağı kasabada olurlar.

Bu kale dibinde 40-50 kadar haneli Müslüman köyü ve bir mescidi var, bütün neferatlar bu köyde sakin olurlar. Bu kalenin kıble tarafındaki dağların ardında altı saat uzakta Niş kasabası vardır. Bu kaleden batı tarafına 2.000 adım gidip bir bayır geçip,

Banya kasabasının özellikleri: Bir yayla dibine kurulmuş 200 adet ufak tefek, baştan başa şindire tahta örtülü bağlı bahçeli güzel haneler vardır. Tamamı 4 mahalledir. Ve hepsi 6 adet mihraptır. İkisi mükellef kurşun ile örtülü kubbeli mamur camilerdir ve 4 adet mahalle mescitleri vardır.

Ve 2 küçük hancağızları vardır. Ve 2 adet derviş tekkesi vardır. Ve 2 adet sıbyan mektebi vardır. Ve 1 medresesi vardır, ama dârülkurrâ ve dârülhadisi yoktur. Ve toplam 50 adet dükkânları vardır.

Kudret hamamı, yani ılıcanın özellikleri

Bu diyarda Boşnak diliyle banya ve bana derler. Hepsi 2 adet kudret ılıcasıdır. Biri gayet donanımlı bakımlı yapı, kubbeleri kurşun ile örtülü, hoş havuz, şadırvan ve temiz fıskiye ile yapılmış halvetleri pâk, hoş havalı ve hoş sulu ılıcadır. Buna erler girer. Bir ılıca daha var, kubbeleri kiremit ile örtülü ılıcadır. Buna avratlar girer. Ama suları gayet sıcaktır, soğuk su karıştırılmayınca havuzlarına girilmez. Gayet yararlı suyu vardır. Uyuz ve saçkıran hastalığına, alaca ve deri hastalığına Allah'ın emriyle birebir devadır. Bu ılıcalardan başka bu kasabada hamam yoktur. Çevrede olan köylerin halkı bile tamamen bu ılıcaya gelirler.

Bu kasaba yayla dibinde olmak ile suyu ve havası hoş, oğlanları ve kızları güzel ve halk arasında beğenilir ve aranılır olup namuslu, iffetli kadınları ve edepli çocukları olur. Ve âbıhayat suları akar şenlikli bir kasabacıktır. Bağ ve bahçesi bol olup beyaz dutu gayet lezzetli ve eriği gayet sulu ve yemesi hoş olur.

Belde halkının kıyafetleri: Hepsi serhatli esvabı giyip samur ve başka kalpak, kubadi ve pabuç giyerler, Boşnakça konuşurlar, ama gayet mümin ve muvahhid, salih, garipleri sever, yumuşak huylu, halim ve selim adamları var.

Banya kasabasının ziyaret yerleri:

.....................(2 satır boş)...................

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗