Bedesten
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Bedesten
Tamamı 4.400 adet sanat ehli dükkanlarıdır. Bütün sanat ve zanaat sahipleri bu şehirde mevcuttur. Her birinin güzel işlerinden birazcık bahsetsek söz uzayıp seyahatimize mani olur. Ama bu şehrin kale gibi donanımlı, kurşun kubbeli ve demir kapılı bedesteni var ki bu işyerine giren kimselerin dimağları misk, ham amber ve diğer ıtırların kokularından kokulanır. Öyle bir bedesten ki nice Mısır hazinesine malik tüccarların altın ve guruş sayması gıcırtısından insana dehşet gelir. Kalabalık bir alışveriş yeridir ki anlatılmaz.
Tamamen satranç nakşı bu şehir 300 adet anayol ve caddedir. Her sokakta birer esnaf halkı çarşı pazar bulunur. Bunlardan Tahtakale Pazarı, kaleden taşra Mısır Çarşısı, kale içinde Halıcılar Pazarı, Kavaflar Pazarı, Terziler Çarşısı, Takkeciler ve Kavukçular Çarşısı ve
.................. (1 satır boş) .....................
Bunlardan harabat erbabı meykede pazarı, yani meyhane ve bozahane çarşısı başka bir semtte bulunur. Bir acayip ve garip seyirlik ve bir sarhoş, mayhoş, sehergah yeridir bütün kefere, fecere, fasıklar harabat erenleri burada mevcuttur. Toplam 340 adet humhane meyhaneler vardır ki her birine yüzer, ikişer yüz atlı yolcular konup içip göçerler ve konuk olurlar, hem handır ve hem meyhanedir. İşyeri sahibi kefereler şarap satıp kar eder.
Garip temaşadır ki bir diyarda böyle kervansaray gibi [228a] meyhaneler yoktur. İçki satan kefereler çoluk çocuklarıyla içki içen konuklara hizmet ederler. Yine böyle iken bir adam sarhoş olup meyhanecilerin çoluk çocuklarına elle veya dille tacizde bulunmaz, dil uzatmaz. Gayet mazbut şehirdir. Bütün köy ve kasabalardan meta getirip meta götürenler ve diğer gelen geçen yolcular bu meyhanelere konup göçerler ve her biri nice kadeh şarap içip giderler.
Ve 20 adet bozahane ve 17 adet mamur, mükellef ve mükemmel kahvehaneler var ki her birinde saz, söz, çalıcılar, meddahlar ve taklitçiler mevcuttur. Zarif aşıklar, şairler, seyyahlar ve maarif erbabı bu kahvehanelerde toplanıp gece gündüz Hüseyin Baykara cemiyetleri olur.
Bu çarşı pazar içleri ve bütün mahalle sokakları eski zamanda bu şehir yapılırken satranç nakşı anayollar tarh olup her sokağı ikişer üçer bin adım doğru doğruya çırpı ile tarh olmuştur, bütün caddeleri pak döşeli taş kaldırımlardır. Ama Çufut mahallelerinin sokakları hem daracık uğursuz hanelerdir ve hem bütün sokakları pis ve kirlidir. Zira bu Çufut kavmi tamamen himayede olmakla çöplük subaşısı Yahudilerin sokaklarım temizlettiremez. Derblerinin [sokaklarının] kapılarından içeri değme adamlar geçemez, Allah saklasın sanki cehennem derecelerinden bir sakar derecesidir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗