Bender-abad (Bender)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Bender-abad (Bender)
Kalesi Turla Nehri kenarında bir yanı alçak, güneyi ve kıblesi yüksek küfegi kayalar üzerinde dörtgen şekilli bir şeddadî taş yapı bir güzel ve sağlam kaledir. Her taşı Mengerus fili gövdesi, sığır ve at kamı kadar sert taşlardır ki Süleyman Han'ın Mimarbaşısı Sinan ibn Abdülmennan Ağa bu kaleyi inşa ederken var gücünü sarf edip hendese ilmi ile türlü türlü şekilli kuleler, sanatlı ve sağlam burçlar ve kuleler yapmış ki anlatmada dil kısa kalır. Bütün duvarları yirmişer ayak enli ve kaim, horasanı ve rıhtım duvardır. Ve dahi fırdolayı büyüklüğü bedenler üzere tam 2.500 germe adımdır. Kara tarafında hendeği gayet derindir. Turla Nehri kenarında hendeği yoktur, ancak o tarafı da iki kat bölme sağlam ve dayanıklı hisardır. Toplam iki kapısı var. Biri kıble tarafına bakan varoşa açılır büyük ve demir kapıdır ki hendek üzerinde asma köprüsü dolap ve zincirler ile her gece kalkıp köprüyü kale kapısına siper ederler.
Bu kalede iki kat duvar olmak ile bu büyük kapıdan içeri bir kat demir kapı daha vardır. Kıbleye açıktır ki bu kapı üzerinde dört köşe beyaz mermerde tarihi var. Ancak gayet yukarıda olup ve kalabalık yer olmak ile okunmayıp yazılmadı. Bu tarihin sağ tarafında bir beyaz mermer üzerinde güzel yazı ile:
"Âh canım Rukıyye Hanım, âşıkı Macar Mustafa"
diye yazılmıştır.
Bu yazının üst yanında bir taşı oyup bir nakışlı İznik çanağını ayağından duvara yapıştırmışlar, ama gayet üstad işi, içi mavi bukalemun nakşı mavi çanaktı.
Bu demir kapı arasında yukarı kemerde bir demir kafes asılıdır ki savaş sırasında bu kafesi koyuverip kapı önüne siper ederler.
Bu kapı üzerinde Süleyman Han'ın camii var. O kadar büyük ve mükellef değildir.
Bu bölme kalede hepsi 100 adet şindire tahta örtülü evlerden başka bir yapı şey yoktur.
Bu Yukarıkale 12 adet tahta örtülü sağlam ve dayanıklı yüksek kulelerdir ki her birinde beşer altışar adet balyemez topları var.
Bu kalenin 4 köşesinde olan başka kale gibi büyük kuleler üzerinde küçük ve büyük yüzer adet şahane topları olup her kulede yüzer [38a] ve yüz ellişer adet kâfirin top gülleleri saplıdır. Zira Berebaş kâfiri bu kaleyi yüzer bin menhus Rus askeri ile 6 kere kuşatmış, Allah'a hamd olsun bir zafer bulmayıp hüsrana uğrayarak gitmiştir.
Bu kalenin içinde bir demir kapı dahi aşağı hisara iner. Doğuya bakar bir küçük kapıdır ki bu aşağı kale tâ Turla Nehri kenarına varır. İçinde tüm evleri doğu tarafına bakar biri biri üzere Turla'ya bakar tamamı 300 adet tahta şindire örtülü hanelerdir.
Bu mahalde asla bağ ve bahçe yoktur. Bütün yeniçeri, cebeci ve topçular burada oturur, başka bölme sağlam şeddadî varoştur.
Bu aşağı hisarın 6 adet sağlam kulelerinde Turla Nehrine bakar heybetli balyemez topları var ki Rus şaykalarını asla geçirmez. Bu kulelerin tüm üstlerini Melek Ahmed Paşa efendimiz kendi malıyla şindire tahta ile örtmüştür.
Turla kenarında doğu tarafına bakar bir su kapısı vardır. Bütün kale halkı suyu ondan alırlar. Turla kenarı kumsal yer olmak ile o tarafta kalenin hendeği yoktur. Ve bazı yeri kalenin bu tarafı uçurum kaya üzerine kurulmuştur.
Bu aşağı kapı olan büyük kule içinde Süleyman Han'ın bir camii daha var. Mihrabının iki tarafında balyemez topları var. Ağa kapısı önünde iki şehit mezarı vardır ki her Kadir gecesinde üzerine nur yağdığını defalarca görmüşlerdir.
Kısacası Osmanlı Yun sağlam kilidi bu Bender Kalesi'dir. Allah korusun, ama kale içinde cebehane, ambar ve mahzenlerden başka çarşı pazar, han, hamam ve bedesten gibi yapılar yoktur.
Bu kalenin büyük kapısının taşra sol tarafında hendek kenarında bir yüksek havalı yerde ârifler toplantı yeri, bir dinlenme, mesire, gezinti yeri ve geniş alanda namazgâhı var. Bütün gaziler orada ibadet edip varda (nöbet) beklerler. Hendek kenarınca bütün kaim direkler ile şaranpav dedikleri parmaklık çevirmişlerdir ki ondan içeri at, katır ve diğer hayvanlar giremeyip hiç kimse hendeğe bir çöp bile atamaz. Gayet derin ve pâk hendektir.
Bu sağlam hisarın dört tarafı ceng için meydanlardır. Asla yapı cinsi bir şey yoktur ki o meydanlara kalenin topları kirpi gibi bakmaktadır.
Bu kalenin doğu tarafında asla ve kata varoşu yoktur, ama batı ve kıble tarafında büyük varoşu var ki çevresi tamamen kesme hendektir. Her tarafında kütük kazıkları ve karakolhaneleri vardır.
Bender Kalesi varoşu
Bu varoş içinde dört adet mescit ve dört adet Müslim mahalleleri var. Yedi mahallesinin tamamı Eflâk ve Boğdan keferesi mahallesidir. Toplamı 1.700 adet alt ve üst katlı kârgir yapısı yok, hepsi tahta avlulu, tahta örtülü, saz ile kaplı ve nice avlularının çevresi çitli evlerdir.
Asla selâtin camileri ve kârgir minareli camiler yoktur. Bütün minareleri tahta ile yapılmıştır, ama çarşı içinde (—) camii kalabalık cemaate sahiptir.
Medrese, dârülkurrâ ve dârülhadis yoktur, ama iki yerde sıbyan mektebi var.
Ve 200 adet ufak tefek dükkânları var, ancak bedesteni yoktur, ama hanları ve mahzenleri çoktur. Sokaklarında asla kaldırım dahi yoktur. Bağları da azdır, zira her gün küffâr gelip ceng edip harap eder. Onun için bağ ve bahçeleri azdır. Bu varoştan taşra batı ve kıble tarafı gayet verimli, yeşillikli, otlu ve bitek ovalardır ki köylerinde bal ve yağ gayet çok olur.
Suyu ve havası gayet tatlıdır. Halkı gayet cesur ve yiğitlerdir ki tamamı Tatar kalpağı ve Kutmen kürkü giyip her sabah Turla’nın karşı tarafına Kazak kâfiri gelip ceng ederler. Bu şehir içinde ancak bir basık hamamı vardır ve ziyaretgâhları da malumum değildir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗