Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiBenefçe (Monemvasia)
BALKANLAR & KAFKASYA

Benefçe (Monemvasia)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Benefçe (Monemvasia)

Akdeniz kenarında Mora Adası'nın güneyi tarafında bir sivri burunda hemen [277a] bir ada gibi bir kırmızı yalçın kaya üzerinde, o yüksek dağın zirvesinde göklere yükselmiş kudret eliyle yaratılmış Rum Kahkaha Kalesi, benzersiz sağlam bir hisardır. Doğudan batıya uzunlamasına benzersiz bir iç kaledir. Havanın yoğun olduğu zamanlarda iç kale bulutlar içinde kalıp ta öğle vakti olup hava ısınınca mavi bulutlar kaybolup iç kale belli olmaya başlar. İç kale ta bu mertebe yüksektir.

Üç tarafında asla duvarı yoktur. Hemen kudret eliyle yapılmış bir kaledir. Ancak aşağı kale tarafına nazır kapısı yakınında yer yer kale duvarları vardır. Ama her ne tarafından olursa aşağı bakılmak imkansızdır ki insanın ödü yarılır. Bu yüksek kale sanki Van Kalesi'dir, ancak bu Van Kalesi'nden 3 kat yüksektir ve ondan geniştir.

İçinde 500 hane şeddadi yapılar var, her biri sanki birer kaledir. Baştan başa kırmızı kiremit örtülü bağsız, bahçesiz ve avlusuz daracık evleri var. Bütün evleri birer çeşit kat kat Havarnak Köşkü gibi cihannüma güzel hanelerdir.

7-8 yerde dut ağaçları ve 5-10 yerde servi ağaçları var. Tüm evleri birbiri üzere olup hepsi güneye ve kıble yönüne bakan hoş evlerdir. Akdeniz göl gibi gözükür, bütün evleri beyaz kuğu gibi şahane mamur hanelerdir. Ve her evde birer ve ikişer üçer su sarnıçları bulunur.

Bu iç kalede asla kefere haneleri yoktur. Ve hamam, kuyu, han, dükkan ve başka yapı da yoktur.

İki adet cami var. Birine Fethiye Camii derler, Sultan Süleyman Han'ındır ki kiliseden bozmadır. Ve biri kapının iç yüzünde Derviş Mehmed Ağa Camii. Bunlar kiremitli camilerdir. Bütün evlerin ve bu camilerin kiremitleri tümden kireç ile yapılma bir çeşit büyük kiremitlerdir, zira Rum kiremidi gibi olsa, zorlu rüzgar bu yüksek dağda tüm kiremitleri havaya atar.

Bu iç kalenin doğu tarafında bir burunda yüksek bir kule vardır. Kapısına taş merdiven ile çıkılır, Kasım Paşa Kulesi derler. Ağzına kadar cebehane ve mühimmat doludur.

Bu kalenin batı tarafında göklere yükselmiş bir kulesi daha var, tüm şehre ve 4 tarafa havale olup içinde çeşit çeşit zahire, yiyecek ve içecek vardır.

Bu kale denizde 300 mil uzaktan seçilir. Girit Adası bu kaleden açıkça görülür, zira araları 80 mildir.

Bu kalenin tüm sokakları baştan başa kudretten beyaz taş döşeme kaldırım olup tertemizdir. Asla bu kaleye bekçiler ve kapıcılar köpek koymazlar, zira tüm yağmur suları su sarnıçlarına gider. Onun için bütün yolları temizdir.

Bütün halkının mesire yeri ve dinlenme yerleri Fethiye Camii'dir. Bir yalçın kaya üzerinde olup doğuya, kuzeye ve batıya nazırdır. Bütün kalabalık cemaat namaz kıldıktan sonra orada oturup dinlenirler.

Bir mesiregah da kale kapısı arasıdır ki cümle kale kulunun lonca yeridir. Bir büyük kemer altı olmakla kapının iki tarafı sofalarında tüm gelen geçenlerin dinlenme yeridir. Ve bütün duvar yüzleri silahlarla bezenmiştir. Bu kapıda, yukarı iç kalenin sınırı ve özellikleri tamam oldu.

Benefşe Kalesi'nin varoşunun çepçevre şekli

Bu iç kale kapısından aşağı varoşa inince 3 kat dolambaç kale kapıları vardır. Tamamen parlak yalçın kayalı gayet sarp yollarından at, katır ve eşekler güçlükle çıkarlar. Bu iç kale kayası, aşağı varoşu sanki karnına alıp kuşatmıştır. Ve bu varoş iç kalenin kıblesi tarafında olup iç kale kayası altına girmiştir. Hatta yukarı iç kalenin en tepesinden bu aşağı varoş görünmez, zira iç kalenin tepesi altına aşağı varoş girmiştir. Onun için yukarı kaleden bu varoş hisar görünmez.

Sultan IV. Mehmed Han varoşunu bildirir

Yapılma sebebi odur ki, (---) tarihinde Sultan Mehmed Han asrında bu Benefşe Kalesi'nin varoşu etrafında mamur varoşu olmadığından Venedik kafiri donanmasıyla 100 parça gemi denizden, Manya ve Malta kafirleri karadan gelir. Bu varoşu 3 ay 10 gün muhasara edip 100 bin adet top gülleleri urup bir taş koparamayıp hüsrana uğrayıp kale fethinden ümit keserler. Bu sırada karadan 40 bin adet seçkin İslam askeri yardım yetişip murdar kafirlerin gafil avlayıp kıra kıra denize döker. Nice bin [277b] adet kefere ve fecereler Akdeniz'de boğulup nicesi de yüzerek gemilerine varırlar. Burada duramayıp kaçıp canları cehenneme, memleketlerine giderler. Vilayet halkı perişan hallerini Devlet kapısına arz ettiklerinde donanma-i hümayun ile (---) tarihinde Kaptan Fazlı Paşa, 12 eyalet askeri ve 70 bin reaya, amele, yapı ustaları toplanıp bu iç kale kayasının yarısından bölüp ta denize kadar ve deniz kıyısı ile iç kale kayasının derya içindeki burnuna kadar 3 köşe bir hisar etmişlerdir ki henüz Benefşe Kalesi taze can bulup bir sağlam hisar ve dayanıklı kale olmuştur.

Bu varoşun sokakları daracıktır. Dar olduğu yine iyidir, zira kuşatma sırasında düşman dar sokaklarından yürüyüş edemezler. Bütün evleri birbiri üzere kat kat avlusuz, kale gibi hepsi Rum keferelerinin evleridir.

Müslüman mahalleleri kalenin kayası altında bulunup gayet cengaver ve yiğit Rum kefereleri olur. Hatta Venedik kafiri bu varoşu kuşattığında daha kaleleri yok iken küffar buna 3 kere yürüyüş edip daracık sokaklarına Frenk girince varoş Rumları kıra kıra geriye döndürmüşlerdir. Hala bütün Venedik kafirleri bu Benefşe keferelerinin o kadar can düşmanlarıdır ki Benefşeliyi bulsalar kebap ederler. Gayet cesur Rum kefereleri olur. Şimdi ise varoşları kale içine alındı. Her bir Rumları 7 başlı ejder gibi oldular.

Varoşun büyüklüğü: Bu varoş iç kale kayası yarısından batı tarafında varoş kapısından derya kenarından doğu tarafı kapısından yine iç kale kayası burnuna kadar çepçevre büyüklüğü 2.100 adet germe adımdır.

Ve 9 adet kule, 3 yerde büyük tabya ve 4 adet kapıları vardır. Evvela doğu tarafında bir kapısı deniz kıyısında olup limana nazırdır, ama kıbleye açılır sağlam kapıdır. Ve biri de batı yönüne açılır büyük kapıdır ki 3 kat birbiri içinde demir kapılardır. Ve 2 adet küçük uğrun kapıcıkları vardır. Ama büyük batı tarafı kapısından taşra şehrin mezarlığıdır.

Birkaç acı sulu kuyuları var. Ve liman kenarında bezirgan mahzenleri var. Bu taraf limandır, ama büyük gemiler yatamazlar. Benefşe firkateleri ve Gelibolu gemileri yatarlar.

Bu varoş içinde irili ve ufaklı 1.600 adet avlusuz daracık ve hep kiremit örtülü kat kat kargir yapılı kale gibi şeddadi evlerdir. Hepsi pak, beyaz ve temiz güzel evlerdir.

Kargir kubbeli ve kargir minareli 2 adet camileri çarşı içinde olmakla ikisi de bol cemaatlidir. Ve 2 adet mescit vardır. 1 medrese, 2 mektep ve 50 adet dükkandır.

Sudan başka bu şehirde her ne istesen bulunur, ancak su bulunmaz. Dirhemle su bulunduğundan bu şehirde asla çeşme, sebilhane ve hamam yoktur.

Bu şehre abıhayat su gelmek mümkündür ama tüm şehir halkı birlikte şehre su gelmesine hayır sahiplerini men ederler.

Sebebi odur ki, "Çeşme sularımız vardır diye mağrur olup su sarnıçlarımıza sahip olmayıp viran olur, kuşatma sırasında kafir gelip taşradan gelen sularımızı keser, hepimiz susuz kalıp aman deyip kaleyi kafire vermek gerekir" düşüncesiyle vilayet halkı şehre su geldiğini istemezler.

Ama her evde beşer onar adet su sarnıçları mukarrerdir. Toplam 3 bin adet sarnıçları var ki yaz günlerinde her biri abıhayat olup buz parçasıdır, ama bütün sarnıçları mühürlüdür ki bir komşu bir komşuya içmeye bir damla su vermez.

İç kalenin kızıl kayasından akan yağmur sularına yollar kesip miri sarnıçlara, oradan şehir evleri sarnıçlarına dolar. Tüm evlerin damları ve çatıları üzerinden akan yağmur sularının bir damlası boşa gitmeyip sarnıçlara akar.

Bu şehirde asla bağ bahçe olmaz, zira tamamen yalçın taşlardır. Havası gayet sıcaktır. Ve mahbubu ve mahbubesi gayet aktır. Ve kalelerinin koruyucusu Hallak-ı Rezzak'tır.

Bu Benefşe Kalesi bir adadır. Kara tarafı ki batı tarafıdır, o mahalde deniz üzerinde 11 göz taş köprü var, boyu 450 adımdır. Köprü olduğu yer sığdır. Köprü altından balıkçıların kayıkları bir taraftan bir tarafa geçer, zira bu köprünün iki tarafı limandır, ama büyük gemiler zor [278a] yatarlar.

Benefşe Limanı'nın anlatılması

Eski Benefşe Limanı gayet hoş ve top altında iyi yataklı güvenli liman olup 200 parça gemi yıldızdan, karayelden ve batıdan bu 3 zorlu rüzgardan rahat yatar. Bütün gemiler başlarını karada taşlara yıldız tarafına bağlar ve lodos yönüne 10 kulaç yerde demir korlar, ama lodos, kıble ve gündoğusunda gemiler yatamaz, gayet zordur.

Bu limanın batı tarafında kayalar altında hoş sular bulunur. Ve bu Benefşe Köprüsü'nün yarım saat güneyindeki bağlar ve bahçeler tamamen Benefşelinindir. Hoş suları, sulu meyveleri ve yemesi hoş üzümleri olur.

Bu Benefşe'den güneye kaya burun tam 30 mildir. Oradan Girit Adası kıbleye doğru tam 80 mildir. Osmanlı'nın bütün deniz kıyısında Benefşe gibi çok gerekli bir serhat yoktur. Ve gayet amansız ada yerde bulunup limanı amansızdır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗