Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiBerdük (Bardook)
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Berdük (Bardook)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Berdük (Bardook)

Bu kale Acem sınırları içindedir, Van Eyaleti'nde Pinyanişi hükmündedir. Acem'in yağmaladığı koyunların çoğunluğu bunlarındır. Zira yaylakları Acem'in Avşarlı kavmiyle komşudur. Bu yüksek kaleyi 1025 [1616] tarihinde Pinyanişi beylerinden Çolak Mir Aziz Bey yapmıştır. Bu Berdük Kalesi Pinyanişi'nin Hasanî Kalesi'ne katı yakındır. Ama gerekliliği dolayısıyla davete uyulur deyip birkaç kalelere varılıp dostluk mektupları [289a] verilip Berdük Kalesi'ne geldik. Bütün Pinyanişi karşılamaya çıkıp çadırlarımızla bağlarında konuk olduk.

Berdük Kalesi'nin şekli: Bir bayır üzerinde ufak tefek küçük bir kaleciktir, hendeği yoktur. Doğu tarafa bir ağaç kapısı vardır. Fırdolayı büyüklüğü 800 adımdır. İçinde 200 kadar odaları vardır. Neferâtları yine Pinyanişi kavmidir. Üç topcağızı var ve bir camii var. Dükkânları, hanları ve hamamları yoktur. Ama her ne istesen bütün kıymetli eşyalar bol bol bulunur. Zira Acem diyarıyla komşudur ve Acem içindedir.

Ve kalenin güney tarafı dışında Davdan Nehri kenarında 300 adet bağlı, bahçeli ve kavak ağaçlı mamur varoşu vardır ki tamamı pâk toprak ile örtülü küçük kasabadır.

Bir camii Çolak Mir Aziz'indir, han ve küçük hamamı onundur ki bu hamama hakir girdim. Ancak 6 adam sığar maskara bir hamamdır. Bu rabtada [dış mahallede] ancak 3.000 kadar Pinyaniş yiğitleri sâkin olurlar ama defalarca Acem diyarına girip şahın hanlar hanım defalarca bozmuşlardır. Bir hayli azgın, cesur ve sert kavimdirler. Hepsi başlarında Kızılbaş başlıkları üzerinde çelengli yiğitlerdir ki her biri beşer ve onar tıraşsız Kızılbaş başlarını ateş saçan kılıç ile tıraş edip kılıçlarını arşa asmışlardır. Hâlâ bitişiklerinde olan Acem'in Rumiye hanı, Tebriz hanı ve diğer bütün komşu Acem sültanları bunlara her an zahire, atlar ve parça ipekler hediye gönderip şerlerinden emin olurlar.

Ama Kızılbaş kalabalık asker ile üzerlerine gelip ceng ederek 40.000 koyunlarını yaylalarından sürdü ve biz onların koyunlarını almak için elçi olduğumuz malumları olup bizimle Rumiye hanına birlikte gitmeyi istediler. Hakir:

"Biz yine sizin koyunlarınız için, nice Acem sültanlarına Van vezirinden mektuplarımız vardır, dahi çok dolaşırız. Siz sonra Rumiye'ye geliniz." dedim. Memnun oldular ve bize hayli hediye verdiler. Bu köy içinde akan Davdan Nehri'ni sordum.

Harir Dağlarından, Ardalân bellerinden ve Hakkâri Dağlarından toplanıp şehrimiz içinden akıp doğu tarafında Çevlân sültan toprağından geçip Rumiye deryasına [gölüne] katılır." dediler. Ama âbıhayattır, her an geçit verir küçük nehirdir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗