Beşluka Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Beşluka Kalesi
Hâlâ Nemse çasarı hükmünde bir mamur büyük şehirdir. Burada da çok büyük manastırları olup çanlık kulelerinde papazlar çanları çalıp bağırıp çağrıştılar. Lâkin bu kale altında konduğumuzda öyle çok yağmurlar yağdı ki arabalarımız başımıza belâ olup ayağımıza bağ olup bazı kâfirleri bağlayarak taşıma kaydına düştük, ama ormandan ormana geçerek güçlükle bir çamursuz yerde konup bu şehri ve kaleyi uzaktan seyrettik.
Hemen 70 adet kilise çanlığı saydık. Nice kiliselerin kurşunlu kubbeleri ve kat kat yüksek sarayları var. Kalesi, Nemet Nehri kenarında beşgen şekilli bir kârgir yapı güzel bir surdur. Ve bu şehre Nemet Uyvar Kalesi iki merhale yerdir.
Bu şehirden ganimet malı almak hevesinde olmayıp hemen güvenli bir yere can atmaya gayret ettik, zira ağır yüklerimiz çok ve kış kıyamet de yakın olduğundan başka Alman Vilâyeti ve amansız yeridir.
Bu mahalden 6 saat bir dağ içinde giderken 7-8 yüz kadar besili atlara rast gelip hepsinin artlarını ve önlerini çevirip sürücülerin de esir edip söylettik.
"Vallahi bu dağlar çasar kralımızın korusu ve atlarıdır" diye haber verdiler. Sanki Hızır'a rast gelip tüm atları bağlayıp arabalar içinde olan esvapları ve 870 kadar esirleri tüm atlara yükledik. Bütün arabaları yakıp yükümüz bir hayli hafifledi. O gün yine kuzey tarafa kâh orman ve kâh düz yol ile giderek,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗