Beypazarı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Beypazarı
İlk kurucusunu bilmiyorum. Ancak ilk fatihi Kütahya padişahlarından Germiyanoğlu Yakub Şah'ın veziri Dinar Hezar feth ettiği için Germiyan Rezar derler. Ama şehrinin alimleri ve zarifleri Bebekpazarı şehri derler. Ama Türklerin dilinde Beypazarı derler. Gerçekten de haftada bir gün güzel süslü pazarı kurulup bütün değerli şeyler bolca bulunur. Ama halkının işleri ve kazançları tiftik keçisi olduğundan sof ipliği çok satılır. Ama müşterisi vardır, senede nice bin kantar sof ipliği alınır satılır. Lakin sofi olmaz. Ama hoş muhayyeri olur. Büyük pazarda her hafta çevre köylerden on bin adam toplanır.
Hala bu şehir Anadolu eyaleti toprağında Ankara sancağı hududunda Asitane-i saadet'te her kim şeyhülislam ise onların hassıdır ki hass-ı hümayundan ayrılmış olup müftü tarafından subaşısı hakimdir ve 150 akçe ile sadaka olunur kazadır. Senede kadısına yedi kese hasıl olur şerif kazadır.
Ve toplam (---) adet köyleri vardır. Ve damga emini, sipah kethüdayeri ve yeniçeri serdarı vardır. Lakin kale dizdarı ve kale neferatları yoktur. Zira kalesi bir kaya üzerinde uzunlamasına dörtgen şekilli taş duvarlı bir ince kale olmak ile bakımlı olmayıp neferatı yoktur. Kale kayası bir dere içindedir ve kalenin iki tarafı balık arkası gibi bir sırtlı kaya üzerinde kaleciktir. Büyüklüğünün ne kadar olduğunu öğrenemedim.
Aşağıda şehri iki geniş dere içinde toplam 20 mahalle ve 41 mihraptır. Lakin selatin camileri gibi donanımlı camileri yoktur. Evvela çarşı içinde (---) camii
................ (1 satır boş) .................
Bunlardan başkası mescitlerdir.
Ve toplam 3.060 adet ikişer kat güzel hanelerdir. Bütün duvarları kerpiçtendir, ama yüzeyleri tamamen tahta örtülüdür.
Ve medresesi, darülhadisi ve darülkurrası vardır. Zira ilim öğrenmek isteyen fazılları ve alimleri çoktur. Ama medreseleri diğer yerlerin medreseleri gibi kargir yapı ders verilen yerleri yoktur. Ve yetmiş adet sıbyan mektebi vardır. Erkek çocukları gayet asil, temiz ve ergin olup yedi yüzden fazla Kur'an hafızı ve Kitab-ı Muhammediyye ezberlemiş olanları vardır.
Ve bir şeyhülislamı var ki bütün ilimlerde onunla ilim tartışmaları yapmakta acizlerdir. Nakibüleşrafı fazıl değildir, ama gayet cömert, kerem sahibi ve nimeti bol zattır. Genellikle halkı alimlerdir. Sipahi de çoktur. Hepsi renkli sof ve muhayyer giyerler. Ama kadınları tamamen muhayyer giyerler.
Türk şehirlerinden olduğundan genellikle halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi demenin güzel ifadesidir.
Yedi adet hanı vardır. Hatta çarşı içinde bir mükellef hanı yangında kül olmuştur.
Tamamı (---) hamamdır. Çarşı içinde (---) hamamı gayet {367b] ferahlatıcıdır.
Tamamı 600 dükkandır. Her kıymetli şey mevcuttur. Lakin kargir yapı bedesteni yoktur.
Çarşıda kasaplar içinde akan dere kenarında hafta pazarı olur. Anılan dere akarak inip şehrin aşağı tarafında akan (---) nehrine karışır, oradan Sakarya Nehri'ne karışır.
Bu şehir bir yüksek yerde olduğundan bütün anayolları kumsalca kaldırımsızdır. Ve halkı memleketinden ayrılmış garip kimselere gayet yakın davranır cömertlik sahibi insanlardır.
Suyunun ve havasının tatlılığından sevimli Türk gençleri olur. Kadınları beğenilir cinsinden değildir. Zira çarşı pazarda, deri ve demekte ve düğün toplantılarında görülmüş değillerdir. Gayet iffetli ve edepli kadınları vardır.
Beypazarı beğenilenleri: Evvela bağ ve bahçesi gayet çoktur. Bostanlarında bir çeşit kavunu olur ki lezzetinden adamın dimağı iki parça olur. Misk ve ham amber gibi güzel kokusu olur.
Bu şehir halkı genellikle o kavundan zerde pişirip içine tarçın ve karanfil korlar. Öyle bir zerde olur ki Muaviye'nin ilk defa pişirdiği lezzetli zerde olur. Bu şekilde bir lezzetli, yemesi hoş ve sindirilmesi kolay kavundur.
Ve bir çeşit yeşil renkli armudu olur. Bir yuvarlak, dördü beşi bir okka gelir sulu ve yemesi hoş armuttur. Asitaneye nice yüz bin kutu armut pamuklar içinde hediye gider. Bir çeşit şeker gibi tatlı armuttur ki Acem ülkesinde Tesuy şehrinde ve Ordubar şehrinde meleçe armudu lezzetindedir.
Siyah arpası olur, gayet yağlıdır. Ata çok vermeden sakınmak gerek. Ve sahrasında pirinci olur, gayet pişkindir. Kısacası bir toprakları geniş ve verimli bakımlı bir şehir, Beypazarı şehridir. Allah saklasın.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗