Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiBilbeys
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Bilbeys

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Bilbeys

Tufan'dan önce de büyük şehir idi. Tufan'dan sonra Hazret-i Nuh Musul yakınında Cudi Dağı'na inip Cüde adlı şehri inşa ettiler. Sonra kahin Kalimun damadı olan Mısrayim ki Hazret-i Nuh torunudur, bu Kalimun ve Mısrayim Nuh Nebi'den izin alıp bu Arz-ı Hasan'da Bilbeys'in temellerini bulup imar ettiler.

Tufan'dan sonra yeryüzünde ilk defa imar olan Cüde, Şam ve bu Bilbeys'dir. Beni İsrail şehirlerinden büyük şehrin biri de budur. Kıpti tarihinde, Sabiye Tarihinde ve Tevrat'ta yazılıdır. Nice bin Beni İsrail peygamberleri gömülü olduğu için resimleri ile medfunlardır. Zira Arz-ı Mukaddes sınırıdır.

Buradan güneye Mısır toprağı Arz-ı Mukaddes değildir. Görüş ayrılığı vardır, ancak bu Bilbeys şehrinin Arz-ı Mukaddes sonu olduğunda görüş birliği vardır. Arz-ı Hasan diye bütün tarih kitaplarında yazılı eski şehirdir.

Kahin, hakim ve eski sultanların yapıları var ki dillerle anlatılmaz. Buhtunnasır Yahya Peygamber'in kanı için savaş açıp bu şehirde 200 bin Yahudiyi kılıçtan geçirip şehri harap etti, hala harabeler onun zamanından kalmıştır. Nice melikler gelip imar etmişlerdir, ama güneşte zerre ve denizde damla gibi mamur olmamıştır.

Mısır Eyaleti'nde Şarkıyye kaşifinin tahtıdır. 400 atlı tabibiyle ve 7 bölükten Mısır askeriyle 340 adet köyden 70 kese padişah malı tahsil edip Mısır divanında muhasebe görür, kendine de 40 kese faiz kalır. Miri tahılı yoktur. 300 akçe şerif kazadır, senede 15 kese hasıl olur. 4 mezhepten müftüleri, nakibüleşrafı ve ayanı eşrafı vardır.

Şehri bir düz ovada bulunduğundan nesim rüzgarı tesir edip suyu ve havasının hoşluğundan bağı bahçesi ve şebekeli bostanları hesapsızdır. Bütün yolları satranç nakşı gibi tarh olunmuştur. Yollarının iki tarafına düzenli olarak cümmeyz, nabıka ve sac ağaçları dikilmiş olup süslü ve gölgeli yollardır. Bu tertip üzere bu şehri Abbasilerden Sultan Muhammed bin Ebu Said bin el-Muktedir Billah süslemiştir.

Bu şehir 4 bin hane saraylarla bezenmiş ve süslü çadırlarla donanmıştır. Ve 8 mahalle ve 8 hutbedir, gerisi 86 adet mescittir.

1 açık hamamı var; üçü şiddetli sıcakta kapalıdır. 9 adet geniş kahvehanesi ve 15 hanı vardır. Bütün hanlardan mamur buğday hanı ve zeytin hanıdır.

200 dükkan vardır, ancak bedesteni yoktur, ama yine kıymetli malları bulunur ve insan deryasıdır.

Suyu ve havası gayet hoş olduğundan mahbub ve mahbubesi çoktur.

Suları kuyulardır, ama abıhayattır. Bu şehir Nil'den 2 merhale yer uzak çöldedir. Mısır'da Nil Kesimi olduğu sırada Ebü'l-meccane adlı köprü dibinde olur, o köprünün altından akan Nil bütün Kalyub Vilayetini sulayıp sonra Şarkıyye Vilayeti'ni ve bu Bilbeys şehrini sulayıp Bilbeys'e gemiler gelip zahire ve mal alırlar.

Bu şehrin yiyecek ve içeceklerinden üzümü gayet sulu ve terdir. Ve narı Füvve narından iri ve suludur. Kadınların parmak ve ayaklarına vurdukları yeşil kına bütün İslam diyarına bu Bilbeys'ten gidip hazine hasıl olur büyük kına bağları vardır. Halkının genellikle karları bu kınadır ki kadınların elleri ve ayaklarına al al rengarenk ziynet verir. Bu kına tarlalara ekilir. Küçük ağaççıklardır, yapraklarını toplayıp değirmenlerde un gibi öğütüp kına olur. Ağacı 3 sene ürün verir.

Said-i süfli yani Arz-ı Hasan-ı Bilbeys

Tarihçi Mıgdisi'ye göre Ariş şehri Mısır sınırını sonudur, oradan kuzey tarafa Şam toprağıdır. Ariş'ten güneye Bilbeys'e kadar Arz-ı Hasan'dır. Bilbeys'ten Mısır'a kadar Arz-ı Zeydaniyye'dir. Mısır'dan Besatin'e kadar Arz-ı Emsus'tur. Bundan öte Nil'in doğu tarafına Arz-ı Atfih derler. Zira Şark Atfih şehri beri Mısır tarafındadır. Ama Nil'in karşı batı tarafına Arz-ı Feyyum derler. Ondan yukarı ta Circe'ye kadar Said-i ali derler. Said-i süfli, Bilbeys ve Ariş'tir. Circe'nin Nil karşısına Dehliz-i Circe derler, zira Habeş iklimi o taraftadır. Bu Said-i ali vilayeti Ümmü Dünya'yı besleyen bolluk bereketli yerlerdir. Bu Said-i süfli ki Bilbeys ve Ariş toprağıdır, Akdeniz kıyısında susuz, amansız Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölüdür, sonu Tih Çölü'dür. Katıyye Çölü'nü kazsan su çıkar.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗