Birgi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Birgi
Bir ikiden bozma Birki derler. Cemşid neslinden Sireye adlı bir melikenin yapısı olup kışlak tahtı idi. Yaylağı hâlâ bu Birgi şehrinin kuzeyi yukarısında Bozdağ demekle bilinen meşhur ve anlatılan yüksek dağdır ki bu büyük şehir onun kıblesi eteğinde bir dereli ve tepeli yere kurulmuş bir Birgi şehridir, iki değildir. Sonra (—) tarihinde Aydın Bay oğullarından Mehmed Şah adlı beyin fethidir ki Selçuklu beylerindendir. Daha sonra (—) tarihinde Orhan Gazi eline girmiştir, Gazi Timurtaş Paşa ve İshak Paşa eliyle.
Bu şehir hâlâ Aydın Sancağı'nda paşa hâssıdır ve 300 pâyesiyle şerif kazadır, nahiyesi (—) adet köydür. Kethüdayeri ve serdarı vardır, ama müftüsü ve nakibi yoktur, ayanı eşrafı gayet çoktur. İç el olmakla kalesinde dizdarı ve neferi yoktur. Ama âlim ve salihleri gayet çoktur.
Kalesi Bozdağ eteğinde bir taşlı dere sonunda iki tarafı cehennem kuyusu gibi uçurumlu bir balıksırtı gibi bayır üzerinde kıbleden kuzey tarafa uzunlamasına bir şeddadi kârgir yapı eski bir kaledir.
Celâlî Cennetoğlu bu şehirden çıkmıştır. Doğum yeri olmakla bu kaleyi tamir edip buraya yerleşip 50 bin harami askerle eli vilayeti yağmalardı. Sonunda 1016 [1607] tarihinde Kuyucu Murad Paşa serdar olup Cennetoğlu'nu katledip canını cehennem kuyusuna koydu. Kılıç artığı pis askerlerini yakalayarak köşe bucak nerede bulduysa asarak bütün belde güvenli hâle gelip halkı huzura kavuştu.
Sonra, Murad Paşa tedbir alarak bir daha celâlîler bu kaleye sığınmasınlar diye dış kaleyi yer yer yıktı, dizdarı ve neferlerini kaldırdı. Ama hâlâ iç kalesi mamurdur, anılan bayır üzerinde badem şeklinde sağlam kaledir. Çepçevre büyüklüğü 3 bin adımdır, ama havalesi vardır.
Kale içinde toplam 400 mükellef ve mamur kiremitli kârgir yapı eski evlerdir. Ve aşağı varoş şehir ile toplam 18 mahalle ve 24 mihraptır.
...
Han, hamam ve çarşı pazar da yoktur, tamamı aşağı şehirdedir. Onun da bütün evleri kiremit ile örtülü olup 2.600 mamur hanelerdir ki her biri geniş bağlı bahçeli ve akarsulu güzel evlerdir. Yüzleri tamamen kıble tarafına dönüktür.
Tire'den bu şehre girerken Birgi şehri asla görünmez, zira bağ, hıyâbân, gülistan ve ağaçlar içinde gizlenmiş süslü bir şehirdir. Ama Bozdağ'ın yarısına çıkınca bu şehir Aspuzu Bağı içinde görünür. Gayet şirin eski taht şehridir. Büyük velilerden nice bin âlim ve salih kimseler gömülüdür.
…
Ve 200 dükkân vardır, ama bedesten 2 adet handır. Ve bir hamamı önünde bir çemenzar gülistan musallâsı vardır. Dört tarafı kavak ağaçları ile donanmış irfan ehli ibadethanesidir. Çevresi kârgir binalarla çevrilidir.
Bu şehir bir dere içinde bulunduğundan 4 yerde ağaç köprü vardır. Derviş Ağa Köprüsü bir göz kârgir köprüdür. Bu köprülerin iki tarafları kat kat evlerdir.
47 adet un değirmenleri var ki her biri gece gündüz çark-ı felek gibi dönmededir.
Bu şehir gerçi böyle dere içine kurulmuştur, ama suyu ve havası ömür artırıcı ve ılımandır. Mahbûb ve mahbûbesi çoktur, ama salihler yurdu olduğundan erkeği kadını edeplilerdir. Zira nice büyük evliyânın nazarı ilişmiş bir fazıllar ocağıdır. Hâlâ ilim ve hilim sahibi çok, aziz kimseler vardır.
Beğenilenlerinden, 7 çeşit kirazı olur. Bunlardan hoş, sulu, iri, yemesi hoş ve kırmızı Nif kirazı derler bir kirazı var ki her tanesi keklik yumurtası kadar vardır. Gayet taze olduğundan insanın damağında mahvolup kendinden eser kalmaz. İnciri, narı, üzümü, limonu, turuncu, karı, servi ve çınarı meşhurdur.
Tire ipliği tabir ettikleri beyaz iplik bu şehre mahsustur, başka diyarlarda olmak ihtimali yoktur. Tüccarlar bütün beldelere bundan nice bin yük iplik götürürler, sanki Lahican'ın ham ipeğidir. Bütün zengin yoksul halkının işi ve kazançları bu ipliktir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗