Büyük Madiye-i Hafir (Hafir)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Büyük Madiye-i Hafir (Hafir)
Daha önce ileri adam gönderdik, kaymakamı Kan Dayimüddin bin kadar atlı ile karşılamaya çıktı. Büyük Hafir Kalesi karşısına gelip nice yüz parça gemilerle doğudan batıya geçip kaleden büyük toplar atıp kalede bölgenin hakimi Kör Hüseyin Bey'in sarayında konakladık.
Bu büyük kale batı tarafta üç köşe şeddadi sağlam yapıdır. Bizzat Kör Hüseyin Bey'in tahtıdır. İlk yapıcısı Anter'dir derler. Zira Nil kenarında olan kapı üzerinde büyük bir fil üzerine binmiş bir kara zenci sureti var. Fili ve kendi gövdesi tamamen siyah taştandır. Bölge halkı Anter'in suretidir derler. Görmeye değer, çirkin suratlı, acayip görünüşle eski bir eserdir.
Bu kale içinde toplam 1.060 küçük büyük kamıştan, hasırdan ve tuğladan evler vardır. 20 mihraptır. Bütün halkı Şafii mezhebinde ehl-i sünnet ve'l-cemaat musaili adamlardır. Bunlardan, kalabalık cemaate sahip çarşı içinde Melik Seyfeddin Kakan Camii, Melik Haris Kakan Camii, Melik Tübba Kakan Camii ve hala yeni yapılan Kan Hüseyin Bey Camii. Bu camiler ufak tefek camilerdir, minareleri alçaktır ve süslü değildir, hemen sünnete göre yapılmıştır. Hutbeyi okurken önce Kakan Melik adını anar, sonra hadimü'l-haremeyn diye kısaltarak Kaysar Muhammed der. Ve 50 kadar mescit, 1 imaret, 2 küçük han, 6 mektep, 20 sebil, 1 küçük hamam, 100 kadar dükkan, 10 kahve ve 29 bozahanesi vardır. Tüm dükkanları gece gündüz açıktır, malları açıkta durur, gayet güvenli yerdir.
Bu kalenin 700 askerisi, 50 bin Berberi ve Zaği reayası vardır. Ekip biçip mahsul alırlar. Hamd olsun bu şehirde buğday ekmeği gördük Her gün Hakim Dayimüddin Kan'a 200 ekmek, birer koyun, 2 kazan yağ, 1 testi bal ve 50 şenbe at yemi pak arpa gelirdi. Ucuzluk şehirdir, genellikle mahsulleri dandır ve hurmadır. Bostanlarında kavunu ve karpuzu çok olur. Bir çeşit küçük atları vardır, ama gayet sevimlidir. Develeri ovalarda sürü sürü ve sayısızdır. Koyunları, keçileri ve sığırları yine sayısızdır. Kan sarayında bir fil yavrusu var idi, insanlara gayet alışmış, herkes ile oyun oynardı.
Hafir ziyaretleri: Aşağı şehrin dışında mezarlık içinde Şeyh Hazret-i Nasıruddin ibn Şeyh Nusrat. Daha ziyaretler çoktur, ama bunları ziyaret eyledik.
Bu şehrin havasının hoşluğundan bağı, bahçesi, hurması vardır, ama cümmeyz, nabıka ve başka meyve yoktur.
Bu şehrin kıblesi kuzey tarafa meyillidir, zira ekvator hattı üzerinde bulunmaktadır, Mısır rub dairesiyle irtifa alıp öylece gördük. Sıcağı orta yükseklikte olduğundan halkının ve kadınlarının yüz renkleri kara ve kırmızı olur. Giyecekleri yine birer peştamal ve ayanları birer şal ihram bürünmüşlerdir. Hepsinin başları açıktır, ama bir tür saç örerler ki sanki hayaldir.
Bu şehir içinde 3 gün konup atlarımız ve develerimiz dinlenirken 6 adet hecinli neccablar gelip mahkemeye gittiler. Ardından kaymakam Dayimüddin ile mahkemeye varıp neccabların mektuplan okundu. Meğer zamanın hakimi Kör Hüseyin Bey Funcistan melikinin fermanıyla Funcistan diyarının asi melikleri üzerine 100 bin zaği askeri, 50 mancınık, 40 deve zahire, 70 fil yükü çadır ile sefere gidip zahireleri kalmadığından bu Hafir-i kebir kadısına ve kaymakamına sinbedeli yazılı kağıtlar, yani sinbede mühürlü emirler gelip vilayet ayanından zahire istemiş.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗