Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiCaferabad Tekkesi
İSTANBUL

Caferabad Tekkesi

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Caferabad Tekkesi

Tekkelerinin en eskisi ve en büyüğü Caferabad Tekkesi'dir. Süleyman Han hademelerinden Cafer adlı zevk sahibi bir kimsenin hayrıdır. Şehrin yüksek bir yeri üzerinde yapılmış, çeşit çeşit yüksek ağaçlar ile süslenmiş, birçok avlu ve sofalarla bezenmiş bir yerdir. Süleyman Han bu tekkenin denize bakan bir köşesinde oturup dinlenirken Hindistan padişahından bukalemun nakışlı telatin derisinden bir yemek sofrası, yüz Hıtayi tabak, yüz adet kase ve nice değerli yemek aletleri hediye gelir ki bu eşyaların hepsini bu tekkeye vakfeder. Daha sonra bu eşyalar, zorbalar asrında hazineye alınıp sofra ile bir şeftali çekirdeğinden bir derviş keşkülü kalmıştır ki çok gariptir. Hindistan'da yetişen şeftali çekirdeğinin yarısıdır. Hala iki okka su alır. Kenarları altın ve divare gümüş halhallar ile ibret verici bir Huda işidir. Yarısı hala hazinededir. II. Selim bu keşkülden içki içmiştir. Gerçekten yek merdi kase değil penç merdi kaseden fazla içki alır. Bu tekkenin parlak duvarlarında olan güzel yazılar ve ibret verici bukalemun nakışlı resimler hiçbir şekilde anlatılamaz. Hatta Nakkaş Ağa Rıza duvarın yüzüne siyah kalem ile bir kaya şekli üzerine vahşi bir keklik resmi yapmış ki, Behzad ve Mani kalemini çekmede acizlerdir. Bütün maarif erbabının nazargahı, dinlenecek ve gezilecek bir köşedir. [123b]

*Günümüze ulaşmamıştır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗