Çalıkkavak (Rish)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Çalıkkavak (Rish)
Allah korusun öyle bir sık ormanlık ve çalılıktır ki Maşa derbendi, Calındır derbendi ve Felaket derbendi, kısacası Arap ve Acem'de gözlemlediğimiz derbenciler bu Çalıkkavak derbendi yanında Tih Sahrası ve Heyhat Vadisi'dir. Zira bu Çalıkkavak'da olan çınar, çam, meşe ve kavak bir diyarda yoktur. Bütün ibret verici ağaçları gök yüzüne doğru baş uzatmıştır. O ağaçların sıklığından zemine bir bakla tanesi kadar güneşin ışığı tesir etmez. Böyle sık ağaçlıklı gölgelik bir ormandır.
Hatta Çalıkkavak adıyla meşhur olmasının aslı; üç adet can kardeşler bellerinde birer kemer mallarıyla bu balkana uğrayıp geçerken üzerlerine on adet Bulgar kefereleri saldırarak bu üç yiğit on kefereye aman ve zaman vermeyip öldürürler.
Meğer öldürülen keferelerin 30 adet arkadaşları da pusu yerinde hazır imişler. Hemen bütün kefereler bu üç yiğide saldırıp harbe, navurta (topuz), sapan, toyaka (sopa), sopa ve pinyal (şiş) üşürürler.
Hemen bu üç yiğit görürler ki iş işten geçmiştir. Allah deyip bu 30 kafire Muhammedü'l-Mustafa mucizatı berekatıyla Allah'a sığınıp girişirler.
Kafirlerin bir kaçı can havliyle bazı kavak ağaçlarının ardına saklanırlar. O yiğitler kavaklara kılıç vurdukça hem kavağı ve hem ardında saklanan kafirleri ikişer parça ederler. Kafirler bu hali görüp kararı kaçmaya döndürem sanıp kırkı da üç yiğidin elinde öldürülürler. O yiğitler bu kadar ganimet mallarını alıp doyum olmuş ve esenliğe çıkmış olarak memleketlerine giderler.
Hala ol yedi adet çalık kavak anayol üzerinde durur. Ve 49 adet kafir leşi o mahalde maşatlıktır (şehitliktir). O sebep ile çalık kavak diye insanların dillerinde meşhur olmuş bir Çalıkkavak balkanıdır. Hala 100-200 adam haydud haramileri çokluğundan esenlikle geçilmek ihtimali yoktur. Gayet korkulu ve tehlikeli beldir ki geçenin belinde güç kuvvet kalmaz.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗