Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiÇanlı Kilise (Surp Garabet Manastırı)
TÜRKIYE

Çanlı Kilise (Surp Garabet Manastırı)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Çanlı Kilise (Surp Garabet Manastırı)

Yedi iklimde bütün milletlerce meşhur bir kilise olup yılda bir kere ( ---) vaktinde nice yüz bin adam toplanıp yedi gün yedi gece çadırlar kurulup alış verişler olur, yük bozulup yük bağlanıp kervan gelip Revan tarafına ve başka diyarlara yollanmadadır.

Bu mahalde Van veziri müsellimi ve Atak beyi müsellimi hazır olup bütün tüccarları ve diğer canlıları korurlar. Zira bu Çanlı mahalli üç hükumet arasında bulunduğundan celali ve cemali gelen giden yolcuları yağmalamasın [87b] için, Van müsellimi fazla askerle gelip fazlaca hac (vergi) alır. Zira aslında Van eyaleti hudududur.

Çanlı Kilisenin şekilleri: Muş Ovası'nın kuzeyinde bir sık ağaçlık, koruluk, ormanlık, güllük, bağ ve bostan içinde iki adet göklere doğru baş uzatmış büyük kubbeli bir Mığdısi kilisesidir. Yapıcısını Ermeniler de bilmiyorlar. Bazıları Şeddad yapısıdır, derler. Gerçekten de Şeddadi yapıdan nişan verir. Avlusunu dört tarafında nice yüz ruhban, bıtrik, papaz ve keşiş odaları vardır. İmaretinde her gün nice bin sahan yemeği gelen gidenlere bol bol dağıtılır.

Bayram günlerinde yüz koyun, beş sığır ve ellişer sornar buğday pişip misafirine dağıtılır. Üç yüzden fazla rahipleri ve muğpiçeIeri var ki her biri deyr-i Mesih'de dem vurup rehavi makamında İncil okuduklarında sanki Mesih demi ile ölü gönüller dirilip her dem, can bahşeden dem olur. Bütün konuklara o kadar hizmet ve ikram ederler ki şir-hurma ve Rama'nın katr-ı nebatı yedirip her gece nice yüz diba, şib ve sırmalı gecelik elbiseler getirip konukIarına hizmet ederler, büyük evkaftır.

Paşaya beş kese, hana beş kese ve Atak beyine iki kese hizmet edip sınırsız hediyeler verirler, ama her sene gelen adamlardan bin kat o kadar fazla mal elde ederler. Bütün kafiristana papasları giderler. Nice bin kuruş adakları Dip Frengistan'dan toplarlar.

Yedi iklimde seyr ettiğimiz yedi büyük manastır vardır. Biri Revan yakınında Üç Kilise, biri Nahçıvan yakınında Yedi Kilise, üçüncüsü yine Van yakınında Vereg Kilisesi, dördüncüsü Nemçe çasarı olan Beç'de (Viyana'da) İstefan Kilisesi, beşincisi Macaristan'da Tise Nehri'ne bir menzil yakın Faşa Kilisesi, altıncısı Kudüs-i şerif yakınında Hazret-i İsa'nın doğduğu Beytüllahın Kilisesi, yedincisi Kudüs-i şerif içinde bütün Hıristiyanların bile teşbih mabedgahları olan Kurname Kilisesi. O da acaip ve garip sanatlı büyük kilisedir ki anlatılmıştır, ama bu Çanlı Kilise de ibret verici acaip bir yapıdır.

Çanlı Kilise'de toplanılmasının sebebini bildirir

Garip hikmet: Tılsımların etkisi midir, aya nedir ki nice bin insan Rum, Arap ve Acem'den gelip toplanır. Herkes adaklarını getirip kilise içine girip adaklarını yerine getirip içinde ne gibi hayırlı istekleri var ise dua edip dışarı çıkar. Tanrı'nın hikmeti günden güne bütün istekleri hasıl olur" diye bir alay haşerat cinsleri toplanıp yanlış inanç hevesine kapılmışlar. Gariplik bu ki, bazı mümin ve Müslüman Ebülhevl (taşkafa), zırcahil ve ebleh ümmi adamlar adaklarını verip ilim isteyip kurban keser.

Tanrı'nın hikmeti acaip ve garip ilimler açılır, nice Müslim ve gayrimüslimler tanbur, çeng, rebah, santur, ney, musikar, çeşde, ravza ve karadüzenini ve çöğürünü bu kilisede ziyaret mahalline koyup ertesi günü sazını ele alup üstadca bir fasıl eder ki sanki Hüseyin Baykara faslıdır. Genellikle Ermeni taifeleri usta şair olup,

"Bize bu şiir ilmi Çanlı'da verildi" diye yanlış şeye inanırlar, ama kilise içinde karanlık bir köşede bir kabir vardır. Ermeniler o kabrin ismine Sıp Garabıt derler. Gerçek Ermenilerden sordum; Hazret-i Yahya'nın amcasıdır, dediler.

Rum Hıristiyanlarından sordum; Hazret-i İsa aleyhisselamın 12 havari halifesi var idi, onlardan (---) bir havaridir, dediler. Sözün kısası, garip ve acaip seyre değer ibret verici bir yapıdır, vesselam.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗