Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiDemirkapı
BALKANLAR & KAFKASYA

Demirkapı

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Demirkapı

Bu Demirkapı adıyla bilinen zemin taşlık ve ormanlık, öyle bir ağaçlık dağdır ki yeryüzünde yok bir sağlam set ve bir demir kapı idi,

Macar tarihçilerine göre bu mahalde İskender-i Zülkarneyn 3 kat demir kapılar yapıp buradan güney tarafa 4 konak yer dağlar içinde tâ Tuna Nehri Demirkapısına kadar 3 kat sağlam duvar ve 3 kat derin hendek kazmıştır. Hâlâ hendeklerinin izleri ve duvar temelleri açıkta durur.

Bu Demirkapı'dan kuzey tarafa 20 konak yer dağlar içinde Tise Nehri'ne kadar yine 3 kat duvar ve hendekler kazmış, orada da bütün yapı kalıntıları bellidir.

Bu hesap üzere Erdel diyarının batı ve güney taraflarını sur içine alıp Ungurus diyarı ile Erdel diyarına sınır kestiği yerde bu Demirkapı bulunmuştur, ama zamanın geçmesiyle kapılardan eser yok, ancak yapı izlerinden İskender Seddi gibi yapı kalıntıları, temelleri vardır.

Allah'ın hikmeti bu Demirkapı Dağları göklere doğru çıkmış yüksek dağlardır ki 3 aylık yol Erdel diyarının 4 bölük olan Hayduşak diyarını, Erdel diyarını, Saz diyarını ve Seykel diyarını kuşatmış dağlar ki ancak Erdel yoluna girmeye 4 yol vardır.

Biri batı yönünde Osmanlı tarafında bu Demirkapı, ulu yoldur. Biri kuzey tarafında Tise kenarında Orta Macar'a girecek Namin yoludur. Biri de doğu taraf ile kuzeye eğimli Seykel vilâyetinden Leh vilâyetine girecek Seykel yoludur. Dördüncüsü kıble yönünde Eflak vilâyetine girecek [2b] Praşo Kalesi yoludur.

Bu Erdel ülkesine bu 4 adet yoldan başka anayollar yollar yoktur. Tüm çevresini bu Demirkapı dağları kuşatmış, taşlık ve kayalık dağlardır. Onun için ara sıra bu Erdel küffârı Osmanoğlu'na isyan eder.

Bu Demirkapı'nın batı taraflarında Tımışvar ve Göle vilâyetleri vardır ve kuzeyi henüz feth olmuş Yanova ve Yarat kaleleri taraflarıdır. Doğu ve kıble tarafları tamamen Erdel vilâyetleridir. Kıble ve güney taraflarını Erdel ülkesinin Eflak ve Boğdan vilâyetleri kuşatmıştır. Onlar da Tuna Nehri kenarında bulunup sınırları Tuna Nehri'dir ki Eflak ve Boğdan'ın kuzey, yıldız ve batı tarafı Erdel vilâyetleri olmuş olur, Erdel ülkesi büyük vilâyettir. İnşaallah elimizden geldiği kadarı ve ördüğümüzce yazılır.

...

Evvelâ bu Demirkapı adlı yerde akan Tuna Nehri'nin içinde sıra sıra hamam kubbesi kadar iri taşlar vardır. Hatta Tuna Nehri Temmuz'da az olduğu sırada güç gösterisinde bulunan yiğitler taştan taşa sıçrayıp uçarak beriden öteye ve öteden beriye dek geçerler. Ancak her zaman o büyük taşlar görünmez, meğer Tuna pek inişte ola. Onun için bu taşlar sebebiyle nice gemiler helâk olur. Ama kaçan kim Tuna taşıp tuğyan üzere gelip aksa bu taşlar suya batıp bütün gemiler kolaylıkla geçmeye başlar, ama yine korkarlar.

Bu sarp girdabı (boğaz) geçen gemiler ister aşağıda ister yukarıda olsun her Tuna transa gemisi biner adam giderler büyük gemilerdir. Allah korusun bazı gemiler taşlara vurup yahut yedek ipleri kırılıp bir kenara vurur, gemi ve [96b] adamları tamamen helâk olurlar. Onun için nice şüpheci ve vehimli tüccarlar gemilerinden çıkıp biraz karadan gidip gemiler girdaptan kurtulunca yine gemilerine girerler.

Bu girdap mahallinde Tuna'nın feryadı figanı, yıldırım gibi gürültüsüne insan takat getiremeyip gürlemesi bir konak yerden duyulur. Bu mahalden aşağı gemiler giderken şimşek gibi giderler. Yukarı giden gemiler bu sarp geçit mahallinden aşağıda tüm yüklerinin yarısını boşaltıp esvapları arabalara ve ufak kayıklara yükleyip Demirkapı'dan yukarıda yükleri dağlar gibi, Demirkapı'dan yukarı gemileri kalın palamarlar ile biner bin beşer yüz insan boş gemileri güç belâ Allah Allah diyerek çekip Demirkapı'dan yukarıda yine beş altı günde yüklerini gemilere doldurup herkes gitmek istedikleri vilâyetlere giderler.

Bu mahalden gemileri geçirir başka usta adamlar vardır ki bu girdabın durumunu taş taş, eğri büğrü, korkulu ve tehlikeli yerlerini bilip gemileri selâmet geçirmeye üstlenip geçirirler. Genellikle bu gemileri bu tehlikeli yerden geçirip kılavuz olan adamlar Mora Hafsalı ve Dırınkova Kasabası halkıdır. Her gemiden, gemisine göre beşer yüz ve ikişer yüz guruş alıp eğer gemilere bir zarar olursa gemilerin parasını şer'an o adamlara ödetirler.

Kısacası Bahr-i Muhit'te Okyanus Girdabı, Murat Nehri'ndeki Caber Kalesi Boğazı, Cayık Nehri'nde Moskov'un Zebun Kalesi Boğazı, Edil Nehri'nde yine Moskov'un Heştek Kalesi Girdabı, Hazar Denizi'nde Demirkapı Kalesi Boğazı, Karadeniz'in Kız Boğazı, Şattu'l-arab Nehri üzerinde Nemrud Boğazı, yine bu Tuna Nehri'nde İnlik Kalesi Boğazı, yine bu Tuna Nehri'nde Tahtalı Boğazı, tamamen tehlikeli yerlerdir. Bu Demirkapı Boğazı, Okyanus Girdabından fazla tehlikeli, zahmetli ve acımasız boğazdır, ama sonradan yapılmadır, Tahtalı ve İnlik boğazları gibi Yed-i Kudret boğazı değildir. Bu Demirkapı Boğazı yontma taştan yapılma boğazdır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗