Devevar (Deva)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Devevar (Deva)
Erdel Kralı Kemen Yanoş'a tabidir, ama içinde Nemse çasarı tarafından 5 bin adet katanası vardır, ama Barçay Kralı karısının miras kalan mülküdür. Kalesi, Moroş Nehri kenarında göklere doğru baş çekmiş bir yalçın kaya üzerinde sarp ve sağlam dayanıklı hisardır ki bir tarafından asla lağım işlemeyip hiçbir şekilde zafer mümkün değildir. Ancak kuşatma ile kıtlık olup vere verir. Gerçi Moroş Nehri aşırı havalesi vardır, ama ondan asla korkusu yoktur.
Beşgen şekilli Kahkaha gibi burcu ve bedenleri tabyaları üzerinde büyük ve uzun balyemez topları kirpi tüyü gibi döşenip sanki Van Kalesidir. Erdel vilâyetinde böyle bir sağlam ve dayanıklı yüksek kale yoktur ki sanki kudret eli ile kale yaratılmıştır.
Bütün evleri kale gibi renkli sırça kiremitli saraylar ile bezenmiş hanelerdir ki bütün pencereleri Moroş Nehri'ne bakar birbiri üzere eğimli evlerdir. Moroş Nehri kenarında aşağı varoşu da gayet süslü, bakımlı ve şirin varoştur. Nice adet kiliselerle donanmış bin adet kefere evleridir.
Beş yüz adet esnaf dükkânı var, ama meyhaneleri gayet çoktur.
Bu büyük şehir iskeledir, zira Tuna Belgradı'ndan, Sirem, Semendire ve tâ Budin’den her sene nice bin adet gemiler gelip bu Deve Kalesi halkından yüz binlerce kaya tuz alıp Aşağı Lipova’ya, oradan Tisa Nehri ile Tuna Nehri'ne girip vilâyet vilâyet Erdel'in kaya tuzlarını götürürler, zira gayet lezzetli Erdel tuzu olur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗