Dilmas (Salmas)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Dilmas (Salmas)
İlk kuran Büzürcmihir’dir. Bir verimli ovada olup koyun, camız ve yoğurt çok olduğundan hâkim Büzürcmihir yapıp bu şehre Dilmast adını kodu. Yani gönül yoğurdu şehri demek ola.
Sonra Hulâgu Han, Moğol ve Boğol Tatar kavmi ile gelip Abbasîlerden el-Mustansır Billah üzere Bağdad'a giderken bu şehri yıkıp harap edip gider. Daha sonra (—) tarihinde Cihan Şah'ın Salmas adlı bir veziri imar edip ismine Salmas dediler. Yani Selâm Esen Kalesi demek olur.
Bu kale eteğine gelince aceie ile hanı karşılamaya çıkıp eşik ağasıyla Rumiye hanının kendi sarayına aldı. Murtaza Paşa ağasını kethüdasına, bizi münşisine konukluğa verip kaleyi gezip dolaşmaya başladık.
Ama kalesi büyük bir ovanın içine yapılmıştır. Dört tarafında Rumiye, Tesûy, Kumla, Karabağlar, Hoy, Merend, Behistan ve Çors hanlarıyla ve sultanlarıyla komşu bir Salmas Ovası'dır ki Pasin ve Muş ovalarının beş katı kadar bir Kıpçak Çölü gibi ovada bulunmuş Salmas Kalesi'dir. Ama kuzeye bakan kale kapısından içeri girerken sağ tarafında dört köşe bir taş üzre Emare hâza ’s-sûre ’l-metîn bieyyâmi Tâceddîn-i alîşân ve birıâ-yı Hâce Nakdî-i Mıkrîzî diye yazılmıştır. Surunun çevresi 1.000 adımdır. [300b]
Havası soğuktur. Akarsuları batı tarafa doğru Pinyanişi ve Abagay yüksek dağlarından gelip nice yüz bin bağ gölgelik bahçeleri sulayıp üzüm bağlarından geçerek batı tarafa Rumiye Gölü'ne karışır. Ama Kalesi bir tepe üzerinde bulunduğundan bu berrak sular kaleden akmaz, tatlı su kuyuları vardır. Dışarıda akan nehirlerin tamamı yer altından akıp yolları üzerinde su kuyuları var. Acemler, Osmanlı askerlerinden bu kuyulardan çok adam alıp esir etmişlerdir. Bu diyarın bütün suları böyle toprak altından geçer.
Ama Salmas Kalesi kuyuları başka sulardır. Kale içinde 300 adet hanedir.
Bir camii var, başka yapı eseri yoktur.
Ve duvarı çim ve ferah taşıdır ve derin hendeği vardır.
Ve ağaç köprüsü vardır.
Ve han sarayı kalede ve taşra varoşunda dahi vardır.
Hanı 2.000 askere sahiptir ve Tebriz Eyaleti hükmündedir.
Kalede 500 dizçöken nökeratları vardır. Kadı, müftü, daruğa, münşi, kelenteri, yasavul ağası, şahbenderi ve mihmandârı vardır. Genellikle halkı at binicilerdir.
Ve köyleri halkından Sünnî olanlar gizler ve saklarlar. Bütün halkı tüccardır.
Ama taşra varoşu çevresinde suru yoktur, ama dört tarafı hendek kesilmiştir. Üç kapısı kıble yönüne açıktır, Batı tarafa Tesûy Kapısı açıktır. Doğu tarafa Tebriz Kapısı bakar. Bu varoşun çevresi 7.000 adımdır. Bu büyüklükte olan şehir içinde toprak ile örtülü toplam 3.000 hane ve 3 adet camii var, mamurdur.
Tamamı 9 mahalledir ama dördü Acem Sünnî Müslümanlardır, beş mahallesi Gökdolak Ermenilerdir. Hanı, hamamları ve süslü dükkânları ve kahvehaneleri gayet müzeyyendir ve yolları gayet pâkdir. Suyu ve havasının tatlılığından mahbûb ve mahbûbeleri güzel yüzlü ve hoş endamlı olup konuşmaları ölçülü ve dişleri inci gibi olur.
Yiyecek ve içeceklerinin beğenilenlerinden bir salkım üzümü 20 okka gelir şıralı ve sulu üzümü olur. Kırk çeşit armudu ve diğer otları ve tahılları boldur. Nehirleri yer altında akmaktadır. Geniş vilâyeti mamur ve daima halkı mutlu Salmas Şehri'dir. Ama hâlâ Sultan Murad berbat edeliden beri imar olmadadır. Ancak Murad Han'ın konakladığı otağının zemini bir dinlenme ve gezinti yeridir.
Bu Salmas Şehri yukarıda yazılan 7 parça şehrin ortasında bulunmuş orta şehirdir. Bu Salmas Şehri, Hoy Şehri'nin batı tarafındadır ama kuzey tarafa biraz meyillicedir. Araları 7 fersah yerdir. Tebriz 10 fersah yerdir ve doğu tarafındadır.
Salmas örfî iklimin 17. bulunmuştur. İmareti tâlii arslan burcunda ve şems-i nârî evinde bulunmuştur. Onun için arslan cesareti vardır. Şiddetli sıcakları güneş tesirindedir.
.................... (2 satır boş).....................
Salmas-ı Dilmas ziyaret yeri:
.....................(2/3 satır boş).....................
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗