Dobniçse (Düşeniçse) (Dupnitsa)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Dobniçse (Düşeniçse) (Dupnitsa)
Latince'de (—) (—) (—) demektir. Kurucusu Rila Yaylağı sahibi Rila Kral kızıdır. Kalesini (—) tarihinde Gazi Hudâvendigâr veziri Gazi Lala Şahin Paşa’dır ki Sırp, Bulgar ve Latin elinden bilek zoru ile feth edip kalesini temelinden yıkmıştır, şehrin kuzeyindeki dağlar üzerinde yapı kalıntıları bellidir.
Şehrin zemini Cermat Nehri kenarının sağında ve solunda bir geniş öz içinde sâfî gül ü gülistan ve şebekeli bostanlı 2.000 adet tek katlı ve iki katlı baştanbaşa kiremitli mamur evlerdir. Anılan Cermat Nehri Niş ve Şarköy dağlarından doğup bu kasaba içinde şehrin ortasından bir büyük tahta köprü altından geçip kıble tarafına akarak Demirhisar karşısında Vetirne şehri köprüsünden ve Demirhisar'dan geçip büyük Vardar Nehri'ne karışır bir âbıhayattır ki bundan Dobniçse halkı içtiklerinden hepsi sağlıklıdırlar.
Hâlâ vaktin hâkimi Rumeli Eyaleti'nde vezir hâssı voyvodalıktır ve 150 akçe pâyesiyle yüksek kazadır. Nahiyesi (—) adet mamur köylerdir. Sipah kethüdayeri, yeniçeri serdarı, muhtesibi ve bâcdârı vardır, ama şeyhülislâm ve nakibüleşrafı yoktur, ancak haraç ağasıyla ayanı çoktur.
Şehir (—) adet mihraptır.
................(1 satır boş).....................
Bunlardan başka mescitlerdir.
Medresesi, sıbyan mektepleri, 2 adet hanları ve 2 adet hamamları var, köprü başındaki hamam küçüktür, ama ferahtır. Köprü başında Cermat Nehri’nden dolap ile hamama su çekilir.
100 adet dükkânları ve pek çok kahvehaneleri var.
İki tekkesi var. Biri şehrin batısında (—) (—) tekkesi, Bektaşî tekkesidir. Şeyhi, bir küçük kubbe içinde gömülü olup etrâfı, cihaz-ı fakrdan çerağ, alem, def ve kudümler, post, hırka ve seccadeler ile süslenmiş nur dolu bir kubbedir. Dahi etrafı gül ü gülistan, bağ u bostan bir bülbül yuvası bir Âl-i Abâ tekkesidir. Beş on tane yalın ayak başıkabak âşıkları var.
Tekke şeyhi Hüsam Dede ilimleri tekmil etmiş bir yaşlı canlar canıdır. Azizin kerameti odur ki merhum aziz Gazi Orhan asrında Hacı Bektaş hazretleri izniyle bu şehre gelip misafir olduklarında bu şehir o zaman kefere elinde imiş. Kral avlanmaktan gelirken bu tekke mahallindeki ağaçlığa uğrayıp görse ki bir alay abdâllar def ve kudümlerini çalıp Âl-i Abâ âyini ederler. Kral bunlardan hoşlanıp avladığı geyiğin birini bu dedelere verip, "Tiz pişirin bile yiyelim" diye kral dedeler ile oturur. Hemen merhum aziz sığırı temizce soyup bir kuru çam ağacına geyiği geçirip meydana kor. Bütün fukara def ve kudüm çalarak tevhide başlayıp ot yanmadan tütün tütmeden tevhid ateşi ile göz açıp kapayıncaya kadar kralın gözü önünde çiğ sığın tandırda pişer gibi pişer. Kral da yerken hemen kebap şişi olan kuru çam ağacını aziz yere bismillah ile saplar, o an o şiş ağacı yeşerip yemyeşil bir çam ağacı olur. Hâlâ azizin türbesi önünde göklere baş uzatmış bir çam ağacıdır ki bu şehirde değil çevredeki köy ve kasabalarda öyle çam ağacı yoktur. Kral bu ateşsiz geyik piştiğini ve kebap şişi kuru ağaç iken yemyeşil ağaç olduğunu görünce cümle tabileriyle imana gelip Orhan Gazi'ye Dede ile gidip biatini yeniler, yine Dobniçse şehrine gelip nice zaman yaşar. Hâlâ Dede Sultan ile Melik Habib birlikte medfunlardır ki hâlâ [175a] gönül erbabının ziyaretgâhıdır.
Bu tekkeden beri şehrin ortasındaki ağaç köprüden geçip şehrin çarşı pazarıdır ve şehrin enseleri dağlar üzere gülistanlı bağlardır.
Suyu ve havası gayet tatlı olduğundan Dobniçse’nin mahbubu ve mahbubeleri beğenilir. Halkı gayet garip dostu olup nimetleri fakirlere ve miskinlere boldur.
Ve Osmanlı hükmünde 3 adet şehri Dobniçse vardır. Biri Sava Nehri yakınında nehrin öte kenarında Kosdaniçse Kalesi'ne yakın Dobniçse Kalesi'nden bu Dobniçse bakımlı ve bolluktur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗