Ebdülhayr Kethüda İbrahim Paşa Camii
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ebdülhayr Kethüda İbrahim Paşa Camii
Büyük liman kapısının iç yüzünde yüksek bir zeminde tüm kirişleri ve tavanları servi ağaçlı, kiremitli ve bir uzun minareli küçük camidir, ama sabah akşam cemaati vardır. Sol tarafında denize bakan, uzunlamasına yapılmış yan sofası var. Bütün tüccarlar ve gezginler orada ibadet edip itikaf niyetiyle istirahat edip yatarlar.
Bu cami, liman ağzında ve iskele başında bulunmakla cemaati çok olup cami altındaki tüm dükkanları camiin gelir hayratlarıdır. Babayane olarak yapılıp şöhret ve süsü yoktur. Hemen sade güzeli, inci tanesi gibi bir camidir. Ancak avlusu yoktur, zira şehrin değerli ve dar yerinde yapılmıştır.
*1922'de minaresi yıkılmış. Bugün ise müze olarak kullanılıyor.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗