Ebukir (Abu Qir)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ebukir (Abu Qir)
Ebukir adında deniz içinde bir kaya üzerine yapıldığından Ebukir derler. Bir rivayette bu kale içinde Ebukir Hamdullah adında bir evliya medfundur, bu kale onun ismiyle yad olunur. Ama halk dilinde Ebuhur Kalesi derler. Eski zamanda kaleden bir eser yok imiş. Büyük bir liman olduğundan kafirin ızbandıd [korsan] gemileri bu limanı sığınak edip gelen geçen ümmet-i Muhammed gemilerini daima aldığından Rodos'tan Mısır'a gemiler gitmekten kalır. Sonunda Mısır Valisi Hadım Macar Süleyman Paşa, Sultan Süleyman Han'a arz eder. Padişah fermanı ile bir Mısır hazinesi mal sarf edilip 934 tarihinde Hadım Süleyman Paşa yeniden bu Ebukir Kalesi'ni inşa etmiştir.
O Süleyman Paşa'dır ki Mısır'da iç kalede Şeyh Sad Türbesi'nde İstanbul tarzı camii vardır. Öyle bir tedbirli vezir imiş ki Süveyş'te 300 parça kadırga yapıp 20 bin asker ile ve Mısır Beyi Özdemir Bey'i atları ile kadırgaya koyup Süveyş'ten Allah'a tevekkül ettim deyip Hindistan'da Ahmedabad'ı, Divabad'ı ve Haydarabad'ı savaşarak Portakal katiri elinden fethedip bu kadar ganimet malıyla ele geçirir. 7 ay sonra bu limanları Hint padişahına hibe eyleyip karşılığında Hint padişahından bu kadar lek hazine alıp İslam donanması ile Hindistan'dan dönüp Yemen diyarına gelir. Orada da Moha, Sana ve Aden adında birkaç liman fethedip Cidde'ye gelir. Oradan Mekke-i mükerremeye gelip hacceder. Oradan ılgar ile Medine-i münevverede Hazret-i Risalet'i ziyaret edince bütün donanması Cidde'den Yenbil'a geldiğini duyar. Hazret-i Peygamber'e veda ziyaretinden bulunup yine ılgar ile Yenbil'dan gemilere binip Mısır'a gelirler. Böyle bir tedbir sahibi Süleyman Han veziridir. Macar asıllı cesur, korkusuz ve gerçek yiğit gürbüz er imiş. Fetihlerinin ve hayır eserlerinin sayısı belli değildir.
Bundan sonra bu Ebukir Kalesi'ni yapmıştır. İskenderiyye'ye 30 mil yakın bir taşlı sivri burun üzerinde büyüklüğü 600 adım yuvarlak bir küçük kaledir. Dört tarafını Akdeniz döver bir alçak ve yalçın kaya üzerindedir. Lodosa nazır bir kat demir kapısı vardır. Önü kesme yalçın kaya hendek üzerinde asma köprüdür, her gece köprüyü kaldırıp kale kapısına siper edip kapıyı kapatırlar. Bu kapı kemeri üzere beyaz mermerde güzel celi yazı ile bu tarih yazılmıştır:
Emera bi-inşai haze'l-kal'ati'l-mübareketi fi eyyam mevlana essultan ibnü 's-sultan Süleyman Han ibn Selim Han ibn Bayezid Han ibn Mehemmed Han ibn Murad Han diye ta Osman Gazi'ye kadar yazmış, sonra sene (---) diye yazmış.
Bu kaleden içeri Sultan Süleyman Camii 8 sütun üzere bir kargir yapı küçük camidir. Tek katlı ve bir alçak minaresi vardır. 70 adet avlusuz evleri, buğday ambarları, su sarnıçları, bir iç kale kulesinde mükellef cebehanesi ve iç kulede dizdarhanesi vardır. Dizdarı hakimdir, başka ferdin alakası yoktur. 300 neferi vardır. Maaşlarını İskenderiyye gümrüğünden sair İskenderiyye kullarıyla birlikte alırlar.
Bu kale içinde 5 dükkan var, başka han, hamam ve imaret yoktur. Hazret-i Şeyh Abdülkadir el-Cilani halifelerinden bir şeyh kale içinde medfundur. 10 basamak taş merdiven ile inilir bir mağara içinde yatmaktadır. İsmi Ebukir Hamdullah'tır. Onun için bu kaleye Ebukir Kalesi derler.
Bu kalenin toplam 70 parça şahane topları var. Yirmisi yirmişer karış balyemez Süleyman Han toplarıdır. Kafir gemileri limana girmeye asla kadir olamazlar. İç kale kulesinin ta zirvesinde her gece bir büyük fener yanıp 100 mil yerden belli olup gemiler limana girerler, acayip hayrattır.
Bu kalenin duvarı deryadan 50 arşın yüksektir. Kale dışının lodos yönünde 200 haneli varoşu, 20 dükkanı, 2 kahvehanesi, 3 at değirmeni, 1 ham ve bazı bekar odaları vardır, ama hamamı yoktur. Bu varoşun dört tarafında kale duvarı yoktur, ama kesme yalçın kayalar üzerinde kurulmuş mamur bir varoştur. Suları tamamen abıhayat kuyulardandır.
Kalenin kıble ve güneyinde büyük bir limanı vardır, bin parça gemi alır, iyi demir tutar limandır. Batıdan, lodostan, kıbleden ve gündoğusundan emin yataktır, ama azıcık poyraz, yıldız ve karayel tesir eder. Ama yıldız rüzgarı üzere limandan 1 mil uzak ufak ufak kayalar ve döküntüler vardır, rüzgar tesir etmez. Sekiz rüzgardan emin bir büyük limandır. Ama gemiler demir bıraktığı zaman demiri yıldız rüzgarı üzere bırakıp yatalar.
Bu limanın kuzeyinde 1 mil uzakta bir ada vardır, İbrahim Paşa fermanıyla hakir varıp o ada üzerine limanı korumak için bir mendirek kalesi inşa olunması için Reşid halkı, İskenderiyye ayanı ve kadıları ile hakir bu adaya varıp keşifte bulunduk. Denizden 20 arşın yüksek bir yalçın kayadır. Büyüklüğü 600 adımdır. Ebukir Kalesi'ne 1 mil yakın, araları döküntü ve sığlık yerlerdir. Sultanlar istese bu adada bir kale inşa olunup Ebukir'e kadar denizin sığ yerlerini doldurmak kabildir. Çok sağlam bir kale olup kafirler limana yakın gelmeye kadir olmazdı, zira büyük limandır. Bazı zaman kafir gelip Ebukir topundan açıkta yatar.
Bu minval üzere hakir bu adayı yazıp bütün vilayet ayanının arzıyla Mısır'da Kethüda İbrahim Paşa'ya gelip kale yapmak sadedinde iken azli haberi gelip vazgeçildi. Ama kale inşa olunsa bin adet gemi pervasızca yatarlardı.
…
Kısacası Ebukir Limanı hoş büyük limandır. 40-50 çeşit güzel balıkları olur. Özellikle bir okka gelir tekir balığı sanki la'l parçası gibi ilahi bir nimettir. Bir diyara mahsus değildir, zira suyu ve havası hoştur. Hurması beğenilir ve bir çeşit kırmızı nabıkası olur, Anadolu cevizi kadar vardır, gayet lezzetlidir, Mısır ayanma Ebukirliden daima hediye gelir
Bu Ebukir Kalesi, İskenderiyye sancağı hükmünde voyvodalıktır. Dizdar hükmedip bey müsellimine muhasebesini verir. Kazası İskenderiyye nahiyesidir, naip zapt eder, her ay biner para hasıl olur nahiyedir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗