Ejder Limanı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Ejder Limanı
Şehrin güneyinde 2 saat uzak olan Akdeniz sahilinin bir körfezi nihayetinde Ejder Limanı diye bilinen Umman, Okyanus ve Malağyan gemicileri arasında meşhur limandır.
Bu limanın kenarındaki iskele başındaki büyük han dibinde 2 adam boyu kadar yüksek beyaz mermerden kıçı üzere oturmuş ve ağzını güneydeki denize açmış bir arslan heykelini mermer ustası öyle güzel yapmış ki bütün dünya ressamları bir araya gelse bu alçak dünyada ona denk çekiç, bir keski, bir keser vurmaya kadir değillerdir.
O arslan heykelinin başı hamam kubbesi kadar olup ön ayaklarını deniz kıyısına dayayıp kıçı üzere çömelip oturur. Sanki denizde olan gemilere bakar heybetli ve acayip sanatlı, ejderha görünüşlü büyük bir arslan heykeli olduğu için bu limana Ejder Limanı derler. Bu da acayip ve garip bir eserdir.
Bu büyük liman 300 pare gemi alır çanak gibi bir yuvarlak kapılı limandır ki 5 rüzgardan emin olup iyi demir tutar yataklı limandır. Hatta Canpoladzade Mustafa Paşa kaptan paşa iken bu limanda donanma-i hümayun gemileriyle demir atıp liman ağzında bir mendirek kule yaparken bu arslanı da temaşa edip çeşitli boyalarla bukalemun nakşı etmiş. Hala o nakşın eserleri arslanın vücudunda bellidir.
Sonra Sultan IV. Murad Han Canpoladzade Mustafa Paşa'yı Der-i Devlet'e davet edip gidince mendirek kulesi eksik kalıp durur. Eğer o kule tamam olsa bu Ejder Limanı gerçekten 7 başlı ejder yuvası, güvenli bir liman olurdu. Zalim limanın kenarlarında suyu yoktur. Ancak yakında bağlar içinde abıhayat suları çoktur.
Hakir kemter fakir bu arslan heykeline dikkatle baktım. Kefere zamanında bu kükremeyen arslan çeşme imiş, zira kıçı üzere oturup ağzını havaya açıp durduğundan ve ön ayakları önünde yekpare havuz olduğundan bellidir ki çeşme ola. Ağzından insan gövdesi kadar abıhayat su akıp havuza dökülüp tüm gemiciler ondan sulanırlarmış. Abıhayat suyunun kaynağı Atina şehrinin doğu tarafında 2 saat uzak Deli Dağ derler, yüksek bir dağ vardır, ondan künkler ile gelip bu arslan heykelinin ağzından akarmış. Hala su gelen yerleri belli durur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗