Erdel Belgradı (Alba Iulia)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Erdel Belgradı (Alba Iulia)
İsmi yine Latincede "Beyaz Kale" demektir. Bütün ülkelerde 4 Belgrad vardır. Biri Tuna Belgradı, biri Arnavut Belgradı, biri Ustolni-Belgradı, yani ustolni Latincede "iskemle" demektir. Biri de bu kâfiristan Erdelindeki İrem bağı Belgrad idi.
(— ) tarihinde Sultan Süleyman Han Tuna Belgradı'nı feth edip içinde olan küffâr bir kale yapıp oraya yerleştikleri için "Erdel Belgradı" diye isim verdiler.
Bütün Erdel krallarının menhus taht merkezleridir. Kalesi Moriş Nehri kenarında büyük bir ovaya kurulmuş dörtgen şekilli sağlam ve dayanıklı bir kaledir.
5 adet tuğla yapı sağlam tabyası var, sanki Varat Kalesi'dir, ama bunun iki kapısı var, biri kıbleye doğru bakar, biri batı tarafa bakar. Kalesinin içi satranç nakşı şahlar ile bezenmiş ve sanatlı kiliseler ile süslenmiş idi ki anlatılmaz idi. Han, imaretler, medrese, bıtrik ve kıssishaneler, çarşı pazar ve bedesten ile gayet süslü idi.
Kalenin kıble tarafında olan duvarı üstünde sahraya bakar, krallara mahsus ibret verici yüksek bir sarayı var idi ki bütün duvarları ibret verici bukalemun nakşı ve bütün yeşim, harekanî, tûtiyâ, mermer, somaki ve zenburî sütunlarla süslü idi.
Bütün pencereleri pirinç kafesli, billur, necef, moranlı camlar ile süslü idi. Ve döşemesi Hind pususkarîsi gibi küçük mermer döşenmiş taşlar idi. Çeşit çeşit altlı ve üstlü şahnişin ve maksurelerinde havuz, şadırvanlarından ve fıskiyelerden berrak sular fışkırırdı.
Ancak Osmanoğlu askerine karşı koyamayacağını bilip böyle bir sağlam kaleyi, böyle süslü, sevimli ve beğenilen bir şehri bırakıp bütün kefereleri dağlara kaçtıklarında bu kalenin her tarafından yağmacı Tatar askerleri girdiler. Zabt u rabtları mümkün olmayıp ilk başta kiliselerinin çanların çıkardılar, diğer değerli hâzinelerini bulup hesapsız sınırsız ganimet malları alıp böyle nâzenin şehri Nemrud ateşine vurdular. Garip şehir, semender kuşu gibi böyle mamur diyar ateş içinde kalıp asla bir imaret kalmadı.
Daha önce (—) tarihinde Mehmed Giray Han Yanova gazasına giderken bu şehre uğramıştı. Kazak-ı Ak askeri bu Belgrad Kalesi'ne sarılıp 6 gün 7 gece büyük savaş edip sonunda kaleyi dövmekten vazgeçip han hazretleri taşra şehrini ateşe vurup gitmişlerdi.
O zamandan beri yine varoşu Erdel kâfirleri imar edip o da şimdi ateşe vurulup berbat oldu. Ama bu Belgrad Kalesi kâfiri cenge hazır olsalar, hayli analar ağlayıp büyük savaşlar olurdu, zira bu kalenin kıble tarafı sâfî batak ve çataktır. Allah saklasın Mengerusî fil girse kurtulmayıp boğulur. Ama bu şehrin suyu ve havası, bağ ve bahçesi güzeldir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗