Erenler Sultan Tekkesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Erenler Sultan Tekkesi
Evvelâ şehirden kuzeye, dağlara çıkıp Erenler Sultan ziyareti yayla yolu üzerinde bir ulu Bektaşî tekkesidir. Cihannüma bir dinlenme yeri olduğundan bütün şehrin yapıları ve vadisi hıtayî ebri kâğıt gibi gözükmektedir.
...
Bu iç açıcı yerde de başka kazalardan nice bin adam gelip konaklarlar. Bu da övgüden hariç görülmeye değer bir yaylaktır. Burada Erbain Makamı derler bir ulu tekke olduğundan bu yüksek dağa Erbain Dağı derler, ama yine Bozdağ'a bitişiktir.
Bu dergâh içinde Baba Sultan isminde bir er yatmaktadır. Hacı Bektaş-ı Velî ile Horasan'dan birlikte gelmiş bir Horasan erenidir. Horasan erenlerinden büyük atamız olan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî halifelerindendir ki onların inci tanesi sözleri ile bu Baba Sultan bu yaylayı yurt etmiştir. Bu yaylanın şenlikli olmasının sebebi de budur.
Hâlâ tekkesinde 200'den fazla Yesevî Bektaşî dervişleri, can-ı cânânlar vardır. Bütün cihan seyyahları bu tekkede konuk olurlar ve bütün yayla halkı gelip ziyaret edip adak verirler.
Sadaka mallarıyla Keykavus mutfağında bolca yemekler pişip zengin fakir kim olursa olsun bu tekkeyi devamlı mekân edinen gönlü yaralı hırkalı dervişlere, Baba'yı her sabah akşam ziyaret eden konuklara ve diğerlerine Kerim Allah tarafından kadın erkek, yaşlı genç herkese minnetsiz ekmek ve bol çorba ile abdâl dervişlere sofrası serilip gece gündüz Baba nimeti bu makamda aralıksız yenilir. Yemekten sonra dervişler o makamda beş vakit namaz ve zikirle hoş hâl olurlar. Daima böyle bir nazargâhtır.
Bu Baba Sultan Tekkesi yapılalıdan beri mutfağında 400 seneye yakındır ki ocağında ateşi sönmeyip tencereleri ocaktan inmemiştir. İki adam misafir gelse elbette onların huzuruna "Yemeğin iyisi hazır olanıdır" deyip Baba çorbası ve bir ekmek getirirler, zira dervişlik şanı böyle, Bektaşî töresidir. Allah kıyamete kadar devam ettirsin.
*Evliye 2 tane ayrı Bektaşi tekkesinden bahsetmektedir. Kaynak olarak bulduğum yazıda muhtemelen Evliya'nın ilk anlatısı inceleniyor. İkinci anlatı da tariflere Tekeköy denen bölgede bir yer olabilir. Oraya dair kaynak bulamadım maalesef.
http://www.anadolucografyasi.com/haberler/314.html
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗