Erzincan
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Erzincan
Kalesi bir düz bağ ve bahçeli ormanlık ferahlık verici bir düz ovanın [341b] ortasında dörtgen şekilli bir taş yapı bir güzel küçücük kaledir. Ama duvarları gayet alçakdır. Ve dört tarafında kuleleri sağlam değil, eski yapı harap bir kaledir. Hendeği de fırdolayı alçaktır. Abaza, Erzurum'da isyan ettiğinde hendeğini temizletip burçlarını ve kulelerini tamir edip muhafaza ettiler, ama çare olmayıp zorunlu olarak kaleyi Abaza Paşa'ya teslim eylediler.
Bu kalenin fırdolayı çevresinin büyüklüğü ( ---) adımdır. Ve (---) tarafına bakar bir- demir kapısı vardır. Taşra varoş şehre oradan hendek üzere köprü ile geçilir. Kale içinde toplam 300 adet bağsız ve bahçesiz temiz toprak ile örtülü derli toplu küçük evler vardır. Bir camii var. Çarşı pazarı, han ve hamamları ve başka yapıları yoktur. Zira kale içi dar mahaldir.
Taşra büyük varoşun anlatılması: Hepsi bin sekiz yüz adet bağlı ve bahçeli, ab-ı hayat suları akar, temiz toprak ile örtülü evleri vardır. Ancak iki katlı haneleri nadirdir. Genellikle tek katlı yapılmış büyük hanelerdir ki her birinin kapıları açık, nimetleri bol velinimet sarayları ve belde halkının diğer evleridir. Hepsi küçük ve büyük 76 mihraptır. Yedi mihrabı camidir. Evvela çarşı içinde;
................ (1.5 satır boş) .................
Lakin kargir kubbeler ile yapılmış süslü camileri yoktur. Bunlardan başkası mescitlerdir.
…
Ve tamamı on bir büyük hanları vardır. Evvela çarşı içinde,
................ (1 satır boş) .................
Ve kırk sekiz mahallede kırk sekiz ebced okuyan sıbyan mektepleri vardır. Lakin darülkurra, darülhadis ve aşevi imaratleri yoktur. Ama alimleri, salihleri ve talebeleri çok olduğundan her camide ve her mescitte hasbi ders hocaları vardır. Çeşit çeşit bilimler okunur.
Hayli zeki, yetişkin, asil, akıl ve anlayış sahibi ümmetin salihlerinden ehl-i sünnet ve'l-cemaat, namaz kılar, namuslu ve hal ehli, yumuşak huylu, halim ve selim adamları vardır.
Hepsi "Elbisenin iyisi (eteği) kısa (yerden sürünmeyen) olandır." hadisine uyup kısa esvaplar giyerler ve "şöhret afettir" diye ipek elbiseler giymezler. Ama askeri taifeleri elvan çukalar ve çeşit çeşit ipekli değerli elbiseler giyerler.
Suyunun ve havasının tatlılığından sevimli ve güzel kızları gayet çok ve beğenilir. Genç erkekleri halk arasında biraz mezmumcadır (beğenilmez). Ama iffet sahibi kadınları Adeviyye gibi perde sahibi olmaları cihetiyle beyaz car ile örtünürler. Ayaklarına çizme ve başlarına diba sivri arakçın giyip gezerler, ama çarşı pazarda avratların gezmesi yasaktır.
Ve çarşısında toplam 600 küçük dükkanları vardır. Ancak bir küçük kargir yapı bakımlı bedesteni vardır. Bütün kıymetli şeyler orada bolca bulunur.
Ve bu şehrin havası gayet ılımandır. Doğu tarafında dağ aşırı Erzurum'a iki menzildir. On bir ay kış kıyamet olur. Dağın beri tarafında bu Erzincan'dır. Gül-i gülistan, bağ ve bostan, çemenistan ve bülbülistandır. Kar yağar ama üç günden fazla durmaz. Daima sebzesi ve çiçekleri [342a] eksik değildir.
Beğenilenlerinden, bağ ve bahçesi içinde ab-ı hayat akarsuları bol, sahralarda hayrat ve bereketleri çok, geniş ovalara ve bolluğa sahip, her hububatı fazla fazla şenlikli bir Erzincan şehridir.
Yiyeceklerinin ve içeceklerinin beğenilenlerinden, 70 çeşit sulu armudu sicill-i şer-i mübinde yazılıdır. Hatta bu şehri gezip · dolaştığımız günler, Kasım'ı kırk gün geçmiş ve şiddetli kış idi. Paşaya on yedi renkte sulu armutları hediye getirdiler. Ve bağ tefeğinde yapraklarıyla temiz toprakta gömülmüş avnik üzümü getirdiler ve zerdalisi, armut kurusu, dut kurusunun beyazı, sarısı, moru ve siyah dutu meşhurdur. Çarşı pazarında dut kurusu satıp nice bin diyara dut kurusu yük yük götürürler, başka tüccarı vardır. Ve dut pekmezinin türlü türlüsünü baharat ile terbiye ederler. Bir kase içene hayat ve can verir.
Ve yirmi yerde mesire yerleri çoktur. Bu şehrin bütün meyvesi iki günde seyishaneler üzere Erzurum'a gidip Erzurum şehrini meyve ile doyurur İrem bağı gibi bir şehirdir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗