Eski Beç
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Eski Beç
Hazret-i İsa zamanında yapılan Beç, bu eski kaledir. Tuna Nehri kenarında Küçük Alman Dağı burnunda göklere doğru yükselmiş bir kaledir, ama içinde insan ve insan evladı yoktur. Bütün cebehanesi ve gömülü mallarıyla, cinler bu kaleyi zapt etti, bütün kâfirler bu kaleyi bırakıp hâli üzere durur, ama ne mamur, iri ve sağlam kaledir. Biz de korkumuzdan tepesine çıkarak Eski Beç'i seyretmeye cesaret edemedik.
Eski Beç Varoşu
Tuna Nehri kenarında bir büyük şehirdir. Kale ile bu şehir arasında bir manastırı var. Bunda da kimse yoktur, ama şehrinde insanı çoktur.
Toplam 3 bin kadar renk renk sırçalı kiremit örtülü, bağ ve bahçeli, çarşı pazarlı süslü şehirdir. Burada kralın bir kale gibi duvarlı İrem Bağı var ki diller ile anlatılmaz ve kalemler ile yazılmaz.
Bütün yüksek köşkleri ve bütün yapıları baştanbaşa yeşil sırça ile örtülü bir mamur cennet bahçesidir. Bütün Beç halkı ikindiden sonra Beç'ten yaya olarak buraya gelip has sohbetler edip yine Beç Kalesi'ne giderler, gayet yakındır.
Beç Kalesi'ne gelen Tuna'yı bu mahalde ana Tüna'dan ayırıp dağları ve bayırları uçurum yarlar eyleyip tam 3 saat yol ile Tuna'yı zorlukla Beç Kalesi altına getirmişler, ama yine bu mahalde yollarını kapatıp Tuna'yı Beç Kalesi önünden kesmek kabildir.
Bu Eski Beç'i ve taşra varoşu da seyredip yine bir kayığa binip beri tarafta konağımız olan köye geldik. Oradan sabahleyin yine kâfir İspanya vezirinin luturyan boruları çalınıp oradan kalkıp Tuna Nehri'ni 4 yerden çam direkleri üzerinde büyük köprülerden geçtik. Her köprü beşer gözdür, ama Tüna'nın bir büyük iki kolu üzerinde olan köprü 11 göz büyük köprüdür. Bundan aşağı ta Üstürgon'a ve Budin'e kadar Tuna üzerinde ağaçtan böyle köprülerin olması imkânsızdır. Hep gemi üzerine köprü yapılır. Zira bu mahallerde Tuna'nm çıktığı Alman Dağı yakın olmak ile Tuna az olup direkler üzere köprüler yapmak mümkündür. Ve bu köprülerin karşı tarafında Uyvar toprağında yeni yapılan,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗