Eski Hamam
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Eski Hamam
Bunlardan Çelebi Sultan Mehmed yapısı Eski Hamam, herkesin gidip geldiği hamamdır. Çifte Hamam, havası tatlı güzel bir binadır. Kadınlar ve erkekler için yetmiş kurnası olan büyük hamamdır. Erkekler hamamının üçte birinde keçeciler keçe teperler. Diğer üçte birinde tabaklar gök rengi, sarı ve kırmızı sahtiyan tabaklayıp boyarlar. Kırk kurnası hala akıp işlemededir. Bütün duvarlarının yüzü misk ve amber ile karıştırılmış cibiz kireci ile sıvanmıştır. Bütün kubbelerinden ve dört tarafındaki duvarlarından bir katre ter damlamak ihtimali yoktur. Ancak eski yapı olduğundan aydınlık değildir, birazca karanlıktır. Ama gayet sıcak ve kireçsiz, yumuşak tatlı suyu vardır.
Pir Dede Sultan Menkıbesi: Fatih Sultan Mehmed'in babası Sultan II. Murad, bu Merzifon şehrinde cami, han ve medrese yaptırırken iki yüzlüler ve inkarcılar, Pir Dede Sultan'ı Murad Han'a geçip padişaha,
"Pir Dede, kadınlar ile hamama girip bazı kadınlara kese ve sabun sürerek türlü türlü hizmetler edip 'Bu senin karnındaki erkekdir ve bu senin karnındaki dişicedir. Kızım olsun ismini Rabia ko diye bilinmeyen şeylerden dem vurur, böyle kafir, zındık, mülhid ve mezhepsiz meczuptur", diye o kadar iftiralarla şikayet ederler.
Hemen Murad Han kızarak gaza niyetiyle kılıç kuşanup Pir Dede Sultan'ı bu hamamda futa kuşanmış görür. Ancak dışarda şallak-mallak ve uryan gezer meczuplardan bir er kimse imiş. Murad Han:
"Bire mel'un ışık! Sen niçün bu kadar ümmet-i Muhammed'in na-mahrem hatunlarıyla hamama girip nice kadınlara kese sürersin" deyince
"Beyim! Ben yüce dinin çobanının hizmetkarıyım. O hatunlar din ve iman damızlığıdır. Onlardan büyük ermişler, büyük ve seçkin bilginler doğar. Ben onlara seyislik edip timar etmek için hamama girmek değil, ben böyle kargir hamam duvarına girerim." diye bismillah ile hamamın doğu tarafında olan duvara girer.
Hala mübarek arkasının duvara gömülüp tesir ettiği yer açık seçiktir. Sultan Murad:
"Dede! Ben seni şu kılıç ile Resulullah emri üzere kati [347a] etmeye geldim" deyip Dede'ye kılıç çeker. Dede:
"Murad Bey! Din yolunda zahir hizmet eda ettin, amma bu işe memur değilsin. Sığala oğlu elinden kafirler İzmir Kalesi'ni aldı. Timurleng alamamışken Frenk ile Urum istila edip aldı. Var kurtarıp İzmir fatihi ol ve şu ekmeği ye" diye hamamın iki parça beyaz mermerini zeminden koparır, mermeri hamur gibi yoğurarak ramazan pidesi gibi iki ekmeği sebüce edip tırnak ile tırnaklayıp birini Murad Han'a verir:
"Var İzmir'i feth eyle" der.
Birini Şehzade Mehmed'e verip,
"İkinci padişahlığında Mehmed İstanbul'u fethedip bu ekmeği İstanbul' da ye" der.
Şehzade Mehmed'e İstanbul'un fethini de müjdeleyince Murad Han, Dede Pir Sultan'ın ayaklarına yüz sürer, onun ermişliğine inanır ve İzmir'i fetheder.
26 seneden sonra Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fetheder. Babası Murad Han ve Fatih Sultan Mehmed Han, Pir Dede Sultan'ın tekkesine 360 parça köy vakfederler ki bu Merzifon şehri de o sultanın vakfıdır. Darüssaade ağaları, nazırıdır. Her sene birer mütevellisi gelip vakıf köylerini 300 atlı ile zaptedip imaretini, gelen giden misafirlere verilecek yiyeceklerini, arpasını ve üç yüz duacı, müsebbih ve mu'arriflerine muayyen maaşlarını verir. Hala o adı geçen beyaz mermer ekmekler, Pir Dede Sultan'ın arkasıyla duvara girdiği nişan yanında açıkça durmaktadır. Bu hamam böyle büyük ziyaretgahdır. Bu hamama hasta girse Allah'ın izniyle şifa bulur.
Sözün kısası; gönüller açan bu hamamın övgüsünde bütün şairler acizlerdir. Sima ilmi ile Ebu Ali Sina'nın yaptığı hamama denk, gönül yurdu, ziyaretgah bir hamamdır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗