Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiFatih Sultan Mehmed Han (Fatih) Camii
İSTANBUL

Fatih Sultan Mehmed Han (Fatih) Camii

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Fatih Sultan Mehmed Han (Fatih) Camii

Bütün Osmanoğlu ülkesinde ne kadar hendese ilminde yetişkin mimar, usta ve taş ustası var ise İstanbul'a toplayıp [40a] nice bin büyük velilerin duasıyla temeline başlandı, sene 862 [1458]. Tamamlanmasına tarih sene 875 [1472-73]. İmaretin bitimine bu mısra tarihtir:

Şeyyede şeyyedullahü erkaneha

Bu yüksek cami ve benzersiz mabet İstanbul şehrinin ta ortasında iki Karaman arasında bir yüksek yerde yapılmıştır. Eski zamanda bu güzel camiin yerinde ( ---) adlı kralın garip bir kilisesi var idi ki Kayser ülkesinde Ayasofya'dan sonra öyle bir sanatlı yapı yapılmamış idi. Depremden yıkılıp Sultan Mehmed Gazi'nin ayağının uğuruyla yapının temelini yeraltına kadar adını sanını kaldırıp Mehmed Han Camii yapıldı.

Fatih Camii'nin şekli: Bu camiin sağ ve solundan (---) basamak taş merdiven ile çıkılır. Yerden ta çatısına kadar usta arşını ile 87 arşındır. Yeryüzünden kapısına kadar dörder arşın boyu yüksektir. Dört büyük ayak üzere göklere ulaşmış yüksek bir kubbedir ve mihrap tarafında da yarım kubbe vardır. Sağında ve solunda iki somaki direkler var ki ibret vericidir. Mihrabı, minberi, hünkar mahfili ve müezzinler mahfili beyaz mermerden sade güzeli eski tarz sanattadır.

Nurlu kubbesi içinde iki tabaka kandiller ile süsleyecek katları vardır. Mihrabın sol tarafında Cübbe Ali hazretlerinin külah gibi dilim dilim bir sancağı vardır. Kıble kapısından ta mihraba kadar bu camiin uzunluğu (---) ayaktır ve genişliği (---) ayaktır.

Cami içinde kandillerden başka asılmış avizeler yoktur, ama dua kabul olacak ruhaniyetli camidir, zira yapıldığında yapı ustası ve amelelerden başka millet hizmet etmemişlerdir. Bütün hizmetçileri Müslümanlar idi. Halen kutlu kapısından içeri Yahudi ve Hıristiyan girmemiştir. Bütün hizmetçileri yıkanıp hizmet ederlerdi.

Gaza malından yapıldığı için ruhaniyet vardır. Hala hal sahibi kimselerden boş değil bir nazargahdır. Kıble kapısından dışarı çıkarken sağ tarafta dört köşe beyaz mermer üzere altınlı ve lacivert ile Hattat Demirci kulunun celi yazısıyla yazılan hadistir: "Kostantiniyye mutlaka fetholunacaktır, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir."

Dört köşe avlusunun uzunluğu ve genişliği (---) ayaktır. Sağında, solunda ve bir de kıblesi kapısında ( ---) basamak taş merdiven ile çıkılır. Avlunun dört tarafında yan safaları üzerinde çeşit çeşit ibret verici bukalemun renkli sütunlar var ki insan hayran olur. Hatta avlunun kıble kapısının iç yüzündeki ebri sütun üzerinde Allah'ın izniyle taşın dalgalarında yün hırkalı Mevlevi külahlı ve eli yelpazeli bir derviş sureti vardır sanki canlıdır. İnsanların seyirliğidir ki Yaradıcı öyle yaratmıştır.

Bu avlunun ta ortasında bir abdesthane havuzu vardır. Dört tarafında sekiz direk üzere bir ölçülü levhalı kurşun ile örtülü yüksek bir kubbedir. Bu havuzun dört tarafında göklere baş çekmiş minarelere denk uzun yeşil serviler var ki sanki her biri yeşil melektir. Camiin sağında ve solunda birer tabakalı taş ile yapılmış yüksek minareleri var ki seyre değer. Her biri (---) basamak yüksektir.

Avlunun dört tarafında (---) yüksek kubbedir. Avlunun zemini öyle renk renk mermerler ile döşenmiştir ki sanki mina mermeridir. Avlunun dört tarafındaki pencerelerin dış eşikleri üzere olan ki tabeler içre yeşil somaki üzere ham beyaz mermer ile Yakut-ı Mustasımi tarzı hattıyla Fatiha suresi yazılmıştır ki İslam diyarında bu şekilde mermer üzere Yakut hattı görülmemiştir.

Anılan güzel havuz üzere yetkin usta, hünerini göstermek için sarı pirinçten bir tür şebeke kafes örmüştür ki bu da insan becerisi değildir. Büyük havuz içinde sanatlı bir mermer kadehten türlü türlü fıskiyelerden su akıp gece gündüz adam boynu gibi fışkırıp akmadadır

Yuvarlak havuzun dört tarafındaki pınarlardan [40b) bütün kalabalık cemaat abdest yenileyip hayat suyundan içip susuzluklarını giderirler.

Sözün özü o yüksek sütunlu yapının tamamlanmasına çok çalıştılar. Lacivert büyük kubbenin yükselmesini, Hayyam-ı Mina adlı Şeddad yapısı gibi yüksek ve hoş gönül alan bina ettiler ki anlatımında dil kısa kalır. Bu camiin mihrabı önünde cennet bağından nişan verir bir İrem bağı içinde Fatih Gazi'nin ve ehlinin nur dolu türbeleri vardır. Ondan başka camiin üç tarafında büyük bir ova gibi bir avlulu vardır ki sekiz yerde kapıları vardır.

Avlunun iki tarafında bahçeler vardır, ondan hariç camiin iki tarafında Semaniye medreseleri vardır. Toplam (---) odalardır ki öğrencilerle doludur.

Onlardan dışarı anayol aşırı medreselerin iki tarafında suhte tetimmeleri vardır. Onlar da öğrencilerle doludur.

Bir aşevi, bir şifa evi, büyük bir misafirhane, eski bir hamam ve bir sıbyan mektebi ile bezenmiş bir camidir ki yüksek bir yerden bu latif camiin dört tarafında olan imaretlere ibret bakışıyla baksan halis saf kurşundan göm gök bir imaristandır ki parlayıp durur.

Bu eserlerden başka koca Fatih nice bin imaret ile İstanbul şehrinin içinde ve dışında nice büyük eserler edip İstanbul'u mamur etti.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗