Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiFener (Fanari)
BALKANLAR & KAFKASYA

Fener (Fanari)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Fener (Fanari)

Yapıcısı malumum değildir. Ancak (---) tarihinde Fatih Sultan Mehmed, Mora Vilayeti fethine giderken bu Fener Kalesi'ni Gazi Durhan Bey fethedip Tırhala Sancağı'nda voyvodalıktır. Ve Yenişehir mollası nahiyesidir ki mollanın naibi hükmeder.

Nahiyesi (---) adet köylerdir. Kethüdayeri, yeniçeri serdarı, kale dizdarı, 40 adet hisar eri, muhtesibi ve bacdarı vardır. Şeyhülislamı ve nakibüleşrafı yoktur, zira büyük şehir değildir. Kalesini padişah izni ile Hamza Bey tamir edip 40 kese masraf edip yine 40 yük akçe kale için vakfeylemiştir ki kale kullarına vakıftır. Bu kale kullarının maaşları padişah tarafından değil Hamza Bey vakfından verilir.

Kalesi, göklere ulaşmış bir yalçın kayalı dağ başında, Yenişehir, Tırhala ve Akdeniz 5 konak yer gözükür, yüksek bir dağ üzerinde Demavend Kalesi'ne benzer sağlam bir hisardır. Ancak batı tarafa bakan bir kapısı var. Dörtgen şekilli yeni imar olmuş, şeddadi, beyaz inci gibi güzel bir kaledir ki çepçevre büyüklüğü bin adımdır. Asla bir tarafında hendeği yoktur, zira her tarafı cehennem kuyusu gibi uçurum olup hendek yeri yoktur. Kale içinde dizdar hanesiyle 10 adet neferat haneleri, Mehmed Han Camii, cebehane, su sarnıçları ve tahıl ambarları vardır, gayri şey yoktur.

Aşağı varoşu: 100 adet kiremit örtülü evleri, kat kat sahraya nazır mükellef ve mükemmel cihannüma saraylardır.

Toplam 5 adet mahalle ve 5 adet mihraptır. Kale içinde Hamza Bey Camii, Evliya Hatun Camii. Ve 3 adet mahalle mescidi vardır.

Ve 50 adet kefere haneleri, 2 adet küçük hanları, 1 küçücük hamamcığı, 20 adet dükkancığı, 1 adet medreseciği, 1 adet mektebi ve 1 adet tekkesi var. Ve yer yer bağları var.

Allah'ın hikmeti böyle yüksek dağ üzerinde nice abıhayat suları var, ama halkı Urumşa olup dağ adamı olmakla vebadan kaçıp nice hanelerin bütün bakır kapları durup haneleri harap oluyor.

Hatta hakir orada iken dilsiz bir adam yatar imiş. Asla bir kimse yanına varıp sormamış ve o adam açlıktan ölüp kalmış. Hakir rast gelip hizmetkarlarım ile o adamı yıkayıp namazını kılıp mezarlıkta defnettim. Ama o gece hanemiz sahibi,

"Bunlar vebalı ölü yanına varıp ölü yıkadılar" diye bütün adamlarıyla bizden kaçıp bir büyük konakta bizler yalnız kaldık. Ertesi sabahleyin biz de oradan kalkıp hanedan sahiplerinden Paşazade ve Muslu ağalar ile vedalaşıp Hüsam Efendi türbesini ve Evliya Kadın Ana'yı ziyaret edip oradan aşağı 1 saatte bu dağdan yokuş aşağı kıbleye doğru inip Loksad Köyü'nü ve ova içinde nice mamur köyleri geçip 1 saat daha kıbleye doğru şenlikli yerlerde gidip,

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗